Kobani davasında Figen Yüksekdağ, Gültan Kışanak ve Sebahat Tuncel savunma yaptı – Yüksekdağ: “Siz duruşmayı sürdürürken HDP’ye dönük katliamlar yürütülüyor, parti binalarımızı da yaksalar, linç de etseler hakikat açığa çıkacak”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Eski Halkların Demokratik Partisi (HDP) eş genel başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ‘ın da aralarında bulunduğu 28’i tutuklu 108 kişi hakkında açılan Kobani davasına bugün de devam edildi. Savunmasını yapan Yüksekdağ, “Davanın gidişatında biz ve siz açısından hatırlatılması gereken bir hakikat var. Bu bir provokasyon davasıdır. Bu provokasyon içinde bu davayı sürdürmeye çalışıyorsunuz” dedi. Eski Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Gültan Kışanak da “İşkence tezgahlarında da 12 Eylül zindanlarında da haykırdık, susmayacağız. Çünkü derdimiz var. Derdimiz demokratik özgür bir yaşamdır” diye konuştu.

Tuncel: “Katil, silahlar ile SADAT’a gönderilmiş, eğitim yaptırılmış”

Kobani davasının üçüncü duruşmasının beşinci oturumuna Ankara-Sincan Adliyesi’nde bugün devam edildi. Savunmalarda ilk sözü tutuklu sanık eski HDP Milletvekili Sebahat Tuncel aldı. HDP İzmir İl Başkanlığı’nda Deniz Poyraz’ın öldürüldüğü saldırı ile söze başlayan Tuncel, “Katil, silahlarla SADAT’a gönderilmiş, eğitim yaptırmış, ‘Emrinizdeyiz’ diyor. Resimler çektiriyor. Bu ülkede bir savcı harekete geçip sorgulama yapmış mı? Ama Kürtler duygusunu paylaşmış, AKP politikasını eleştirmiş diye aylardır yargılanıyoruz” dedi.

Yüksekdağ: “Dava figüran değiştirilerek güncenleniyor”

Eski HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ ise Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) yoluyla yaptığı savunmasında, davanın gidişatında kendileri ve mahkeme açısından hatırlatılması gereken bir hakikat olduğunu söyledi: “Bu bir provokasyon davasıdır. Bu provokasyon içinde bu davayı sürdürmeye çalışıyorsunuz. Dava figüran değiştirilerek güncelleniyor ve yeni bir Kobani provokasyonu düzenleniyor. Bunun sorumluları Soylu, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve MHP’dir. Bu azmettiricilerin, HDP ve milyonlarca halka karşı gerçekleştirdiği bir linç girişimidir. Bu bir dava değildir. İnsanlar işlemedikleri bir suçu neden işlemediklerini kanıtlamak zorunda kalıyor. Amerika tarzı çapraz sorgu yapılıyor. İşkence yapılıyor, açık ve net bir şekilde işkencedir bu.”

Yüksekdağ,  ilk defa duruşma salonuna gelmek için gelmek için dilekçe gönderdiğini, arkadaşlarına yapılan işkencenin izletilmesi işkencesine maruz kaldıklarını belirtti. Kamuoyuna duydukları saygı gereği mahkemeye geldiklerini ve mahkemenin buna değer vermediğini söyleyen Yüksekdağ, savunmasına şöyle devam etti:

“Esas muhatap biziz, arkadaşlarımızı serbest bırakın”

“Mahkeme salonunun önünde bağıran provokatörlerin diğer tarafında katliamlar yaşanıyor. Siz duruşmayı sürdürürken HDP’ye dönük katliamlar yürütülüyor. Bu bir katliam davası haline geldi. Parti binalarımızı da yaksalar, linç de etseler hakikat açığa çıkacak. Esas muhatap biziz, arkadaşlarımızı serbest bırakın. Ama bizim muhatabımız siz değilsiniz. Yürekleri yok, sizi karşımıza çıkarıyorlar. Çıksınlar, esas muhataplar karşımıza çıksınlar. Zamanı geldiğinde emaneti, canı teslim ederiz ama kimsenin ‘hukuk’ adı altına provokasyon düzenlemeye, işkence etmeye hakkı yok. Duruşmada başından itibaren düşüncelerimizi yargılama kalkıyorsunuz! Bu bir trajedidir. Bizimle siyaset meydanında karşı karşıya gelmeye yürekleri yetmedi. Bu bir kalleş siyasetidir. Çağrıyı ‘ben yaptım’ dedim neden o kadar kişiye dava açtınız? Maksat insanlara işkence etmek. Bu işkence ve zulmün hesabını bu halk sorar. O salonun kapısının önünde bekletilen linç gruplarının benim arkadaşlarıma saldırmayacağının ne güvencesi var? Bizim tek güvencemiz haklılığımız. Bunu da siz elimizden alamazsınız, bu mahkeme hiç alamaz. Ne yapacaklarsa yapsınlar. Ben oraya mücadeleye geleceğim. ‘Siz kimsiniz’ demeye geleceğim! Kimse de ifademi alamaz. Yazarsınız bir müebbet daha. Yazın, öldürün, diriltin, tekrar öldürün. Bunu da göğüsleriz ama halkın vicdanının önünde hesap verecekler.”

“12 Eylül zindanlarında da haykırdık, susmayacağız”

Eski Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Gültan Kışanak ise savunmasında, Deniz Poyraz’ın kadınların mücadelesinde yaşayacağını, sonsuza kadar kadın özgürlük mücadelesinde kalacağını söyledi.  Kadınları asla ve asla sindiremeyeceklerini ve susturamayacaklarını da söyleyen Kışanak, “Deniz’in katili sadece o tetikçi değil. Bu davayı kim kumpas davası olarak önünüze koyduysa, o çetelerin elinden tutup Suriye’de Kürtler’e karşı kim savaştırıyorsa Deniz’in katilleri onlardır. Siz de bu davayı kabul ederek suça ortak oluyorsunuz. Biraz vicdanınız olsaydı yapılan alçak saldırının üzerine dururdunuz. Ama yapmayacağınızı biliyoruz. Bizler şunu da biliyoruz, işkence tezgahlarında da 12 Eylül zindanlarında da haykırdık, susmayacağız. Çünkü derdimiz var. Derdimiz demokratik özgür bir yaşamdır” dedi.

Sanıklardan eski HDP Milletvekili İbrahim Binici, Kobani’de yaşanan insanlık dramına duyarsız kalmasının mümkün olamayacağını, buna duyarlı olmak için ne bölgede olmak ne de milletvekili olmanın da gerek olmadığını söyledi. Binici, HDP’ye hizmet etmenin insanlığa hizmet etmek olduğunu da belirterek, “Bu halka faydalı olmasaydım bu halk bana milletvekili olma onurunu yaşatmaz, kaybettirirdi. Siyasetçiler halka hizmet için vardır” dedi.

Sanıklardan Pervin Oduncu da kendi şahıslarında yargılanmak istenenin çözüm süreci olduğunu ifade ederek, “HDP çift taraflı yürütülen çözüm sürecinin yürütücüsü oldu. HDP’li olmaktan gurur duydum ve hala gurur duyuyorum. Bugün burada olmamızın nedeni de 7 Haziran seçimlerini kazanmak. İddianamede biz varız ama IŞİD yok. IŞİD vahşeti yokmuş gibi, sanki insanlar kendi kendilerine sokağa çıkmış gibi bir algı yaratıldı. Bizler ceza aldığımızda, HDP yok sayıldığında bu sorunlar çözülecek mi? Yıllardır askeri yöntemlerle üzerine gidilen Kürt sorunu çözülecek mi? Sayın Öcalan ‘40 yıl da geçse bu sorunu barışla çözeceğiz. Bunun başka yolu yok’ demişti. Ben de bugün bunu söylüyorum” diye konuştu.            

Duruşmaya önümüzdeki hafta devam edilecek.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus