Adıyaman’da tütün üreticilerinin eylemi sürüyor – DEVA Partisi Adıyaman İl Başkanı Uğur Dündar: “1 Temmuz’da yürürlüğe giren yetki belgesi zorunluluğu kaldırılmalı”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Tütün üreticilerinin 1 Temmuz 2021 tarihinden itibaren Tarım ve Orman Bakanlığı’ndan “yetki belgesi” almadan veya bildirimde bulunmadan tütün ticareti yapması yasaklandı. Kararı protesto eden tütün üreticileri ise 1 Temmuz’dan bu yana eylemde. Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) Adıyaman İl Başkanı Uğur Dündar ile yasak hakkında konuştuk.

5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nda Kasım 2017’de yapılan düzenlemeyle, yetki belgesi almadan veya bildirimde bulunmadan tütün ticareti yapanlar ile ticari amaçla, makaron veya yaprak sigara kâğıdını, içine kıyılmış tütün, parçalanmış tütün ya da tütün harici herhangi bir madde doldurulmuş olarak satanlara, satışa arz edenlere, bulunduran ve nakledenlere üç yıldan altı yıla kadar hapis cezası verilmesi kararı alınmıştı.  2017 tarihinde kanun yürürlüğe girse de uygulaması 1 Temmuz 2021 tarihine ertelenmişti.

Tütün üreticileri yetkisi belgesini ancak kooperatif kurarak alabiliyor. Kooperatiflerin kurulmasına yönelik yönetmelik Aralık 2020’de yayımlandı. Yönetmeliğe göre tütün üreticilerinin tek başına kıyılıp içilebilme vasfına sahip tütün çeşitlerinin üretildiği bakanlıkça belirlenmiş üretim merkezlerinde en az 250 tütün üreticisi gerçek kişi olarak bir araya gelip “tütün üretim ve pazarlama kooperatifleri” kurması gerekiyor. Çiftçiler bu durumun bazı kişilere rant sağlayacağını ve kendilerine bir gelir sağlamayacağını savunuyor.

Üreticiler, kurulacak kooperatiflerin tekelleşeceğini ve birkaç zengin kişinin eline geçeceğini düşünüyor. Gerçek tütün üreticisinin kooperatif içinde yer alamayacağını belirten üreticiler,  kooperatif dışında satmak yasak olacağı için mecburen kooperatifin belirlediği fiyata satmak zorunda kalacaklarını söylüyor. Kooperatif kurmanın masraflı olduğunu ve üreticilerin kooperatif kurmasının neredeyse imkânsız olduğunu vurgulyan tütün üreticileri, diğer tarımsal ürünler gibi tütünün de serbest piyasada satılmasını talep ediyor.  

Adıyaman’da tütün yetiştiricileri, her gün kentin farklı noktalarında yolları kapatarak yasanın geri çekilmesini istiyor. Şu ana kadar taleplerine ilişkin resmi bir açıklama yapılmayan yetiştiriciler, eylemlerini yasa geri çekilene kadar sürdürmeye kararlı.

Üreticiler 4 Temmuz’da, Adıyaman-Kahta karayolunun 15. kilometresini trafiğe kapattı. Araçlarla yolu trafiğe kapatan üreticiler, hamile Ümmihan M.’yi (20) taşıyan ambulansın geçişine de izin vermedi. Sağlık ekipleri hastaneye yetişmek için köy yollarını kullandı. Hasta, hastaneye gidemeden ambulansta doğum yaptı. Altı aylık doğan bebek yoğun bakım servisine alındı. Bebeğin sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu öğrenildi.

“Tıırşikçi kapitalistlere hayır”

Tütün üreticilerinin eylemi sırasında traktör üstüne çıkarak, “Tırşikçi kapitalistlere hayır” diyen tütüncü Mehmet Efe Dindar, eylemin sembollerinden biri oldu. Dindar verdiği bir röportajda, “Ezilmiş bir proleter olarak ağzımdan çıktı. Gelen sırtımıza bindi, giden bindi. Mısır eşeği gibi olduk. Gelen vuruyor, giden vuruyor. Birikmiş duyguların ortaya çıkardığı bir slogandı. ‘Tırşikçî’ bizim buralarda ‘yalaka’ anlamında kullanılıyor” dedi.

“Tütün üreticilerini değil tütün ile alakalı ticaret yapanları koruyan düzenleme getirildi”

Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) Adıyaman İl Başkanı Uğur Dündar, kentte üreticilerin başka ikame ürün olmaması sebebiyle tütün üretimine devam ettiğini söyledi. Dündar, “Hükümet üreticilere tütün kooperatifi kurmayı önerdi. Tütün kooperatifi uygulama yönetmeliğini altı ay önce yayınladılar. Salgın döneminde çıkarılan yönetmelikte tütün üreticilerini değil tütün ile alakalı ticaret yapan insanları koruyan düzenlemeler getirildi” diye konuştu.

Tütün üreticilerinin, söz hakları olmama ihtimali nedeniyle kooperatif sisteminden uzak durduğunu belirten Dündar, “Yönetmelikte, tütün çiftçisi olarak kendinizi göstermek için bir dönümlük arazi kiralayarak sisteme kayıt ettirmeniz yeterli oluyor. Bu durumda gerçek tütün üreticisinin kooperatif çevresinde yer almama ihtimali çok yüksek. Bu sebeple tütün üreticisi kooperatif sisteminden uzak duruyor” dedi.

Türkiye’de kooperatif sisteminin altında yatan nedenlerden birincisinin üretimi kayıt altına almak, ikincisinin de kurumsal bir kimlik oluşturmak olduğunu vurgulayan Uğur Dündar, şöyle devam etti: “Bu ikisi için Adıyaman tütünü açısından bir problem yok. Alıcı olanlar Çelikhan, Bulan ve kömür bölgesinden gelip sarmal haline getirilmemiş yaprak tütünü üreticiden alıyor. Tütün üretiminin kayıtdışı olması söz konusu değil. Üretici belge alarak satış yapabiliyor.”

Türkiye’de 2000’li yıllara kadar 400 bin ton tütün üretimi yapılırken 2020’de üretimin 50 bin tona düştüğünü anlatan Dündar, “İlginç bir şekilde tütün tüketimiyle ilgili bir azalma yaşanmamakta. Şu an ithal tütüne mecbur kalmışız. Türkiye’de bunun üretiminin çok rahat yapılması mümkünken dışa bağımlı hale geldik” diye ekledi.

Dündar, tarımsal bir ürün olmasına rağmen tütünden yüzde 40 vergi alındığını belirterek üreticilerin taleplerini şöyle sıraladı:

“-1 Temmuz’da yürürlüğe giren Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun ek maddesinin (yetki belgesi almadan veya bildirimde bulunmadan tütün ticareti yapanlara üç yıldan altı yıla kadar hapis cezası) önce ötelenmesi ve sonra iptali.

-Tütün kooperatif sisteminde gerçek üreticinin yer aldığı bir sistem.”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus