Muğla-Akbelen Orman Nöbeti: İkizköylüler Bizans ve Roma kalıntılarını kurtarmaya, maden şirketi, eserleri maden sahasından uzaklaştırmaya çalışıyor

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Muğla-Milas’ta İkizköy halkı 740 dönümlük Akbelen Ormanı’nda kesimi önlemek için tuttukları çadırlı nöbetin 12’nci gününde. İkizköy sakinleri bir yandan da linyit madeninin yutacağı alanda ortaya çıkan Bizans ve Roma dönemlerine ait arkeolojik buluntuları kurtarmaya çalışıyor. Bölgenin arkeolojik sit alanı ilan edilmesi için başvuru yapan İkizköylüler, tescil kararının bölgedeki madenciliği durduracağını ümit ediyor. Arkeolojik kazıları finanse eden YK Enerji şirketiyse, madencilik faaliyetlerini kesintiye uğratan arkeolojik eserleri maden sahasından bir an önce uzaklaştırmaya çalışıyor.

Işıkdere Mahallesi’nde süren arkeolojik kazılardan bir görüntü (Fotoğraf: Doğu Eroğlu)

İkizköy sakinleri, Akbelen Ormanı’ndaki kızılçam ağaçlarının kesilmesini önlemek için tuttukları çadırlı nöbetin 12’nci gününde. İkizköylüler bir yandan YK Enerji şirketinin Akbelen Ormanı’nı linyit madenine dönüştürmek için Orman Genel Müdürlüğü’nden aldığı açık maden işletme iznini iptal ettirmeye çalışıyor, bir yandan da kömür için boşaltılan köylerinde ortaya çıkan arkeolojik buluntuları tescil ettirmek için uğraşıyor.

İkizköylüler, boşaltılan köylerinde arkeolojik buluntuların ortaya çıktığı bölgenin arkeolojik sit alanı olarak tescil edilmesini, böylelikle bölgedeki madencilik faaliyetlerinin durmasını istiyor. Linyit madenini işleten YK Enerji firmasının niyetiyse bölgeyi arkeolojik eserlerden arındırıp madencilik faaliyetlerini sürdürmek.

Grafik: Doğu Eroğlu-Medyascope

İkizköylüler’in ve bölgedeki linyit madenleri ile termik santrallerden etkilenen diğer köylerden vatandaşların katılımıyla kurulan Karadam ve Karacahisar Mahalleleri Doğayı ve Doğal Hayatı Koruma Güzelleştirme ve Dayanışma Derneği, 26 Temmuz’da Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu Bölge Müdürlüğü’ne başvuruda bulundu. Başvuruda, bölgeden çıkan eserlerin korunması gerekli kültür varlığı, bölgeninse arkeolojik SİT alanı olarak tescillenmesi istendi.

Muğla Kültür Varlıkları Koruma Kurulu Bölge Müdürlüğü yetkilileri, Medyascope’un sorularını yanıtlamadı.

Linyit madeni içinde kalan bölgedeki arkeolojik kazıları yürüten Milas Müze Müdürlüğü yetkilileri ise Medyascope’a bilgi verdi.

Müze Müdürlüğü: Kazıları şirket finanse ediyor, eserler Milas’a ya da Ören’e götürülüyor

Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü’nün kamu yatırım alanı kazıları programında, uzun yıllardır Yeniköy ve Kemerköy termik santrallerine linyit sağlayan alanda gerçekleştirilen arkeolojik faaliyetler de yer alıyor. IC Enerji-Limak Yatırım Ortaklığı kömür havzasında bulunan Belentepe, Mengefe, Hüsamlar ve Işıkdere mevkiileri projesini yürüten Milas Müze Müdürlüğü’nden Müdür Vekili Mehmet Kaçmaz, devam eden kurtarma kazıları hakkında Medyascope’a konuştu.

Kazıların yıllardır sürdüğünü, Çakıralan ve Hüsamlar köylerinden sonra çalışmaların Işıkdere’ye [İkizköy’ün maden yüzünden boşaltılan mahallesi] ulaştığını belirten Kaçmaz, Işıkdere Mahallesi’ndeki faaliyetler hakkında şunları söyledi: “Işıkdere bölgesinde arkeolojik kazı ve sondajlar atılıyor. Tespit edilen kalıntılar Milas Müzesi’ne teslim ediliyor. Milas Müze Müdürlüğü’ne bağlı arkeologlar ve uzmanlardan oluşan bir ekip bölgede görev yapıyor. Kazıların finansmanı santral [YK Enerji şirketi] tarafından sağlanıyor. Bizans döneminden başlayarak Roma dönemine ve İslami döneme tarihlenen eserler çıkarılıyor. Günümüze yakın buluntulara da rastlıyoruz. Ama ağırlıklı olarak Bizans ve Roma dönemlerine tarihlenen eserlerle karşılaşıyoruz.”

İkizköylüler’in yaptığı başvurunun en kritik kısmı, maden sahasından çıkan eserlerin bulundukları yerde incelenip sergilenmesi için, bölgenin arkeolojik sit alanı olarak tescillenmesi talebi. Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu Bölge Müdürlüğü, İkizköylüler’in talebi yönünde karar alırsa, eserler bulundukları yerde korunacak, buna karşılık bölgedeki madencilik faaliyetleri devam edemeyecek.

Fakat Müdür Vekili Kaçmaz’a göre, eserlerin maden sahasında bırakılmasına yönelik bir çalışma yok. Kaçmaz, eserlerin yapılan bilimsel değerlendirmeler uyarınca ya Milas Müze Müdürlüğü’ne ya da Ören’deki Arkeopark alanına götürüldüğünü belirtti: “15 günde bir raporlar yazılıp bakanlığa gönderiliyor ve eserler inceleniyor. Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi’nde bilimsel danışmanlarımız var. Onlara danışarak in-situ [bulunduğu yerde] korunabilecek eserler belirleniyor. İn-situ korunması gereken eserler Ören’deki Arkeopark alanına taşınıyor. Taşıma işlemleri bittikten sonra Ören Arkeopark alanının bir müzeye dönüştürülmesi ve ziyarete açılması planlanıyor. İn-situ koruma gerektirmeyen eserler ise Milas Müze Müdürlüğü’ne getirilerek tarihleniyor ve tasnif ediliyor.”

Avukat İsmail Atal’dan itiraz: Arkeolojik buluntuların taşınması hileli bir işlem

İkizköylüler adına Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu Bölge Müdürlüğüne başvuru yapan Av. İsmail Hakkı Atal, maden sahasından çıkarılan arkeolojik eserlerin başka alanlara taşınması konusunda Medyascope’a değerlendirmede bulundu. Atal’a göre, zorunluluk olmadıkça eserlerin bulundukları alandan taşınması hileli bir işlem:

“Tarihi arkeolojik buluntuları alıp başka bir yere götürmek, hülle bir işlem. Kanunu dolanmak suretiyle, hileli bir işlem. Ama onu da yanlış yapmışlar, hülleye uyduramamışlar. Işıkdere Mahallesi’ndeki arkeolojik eserlerin niteliğini tam olarak bilemiyoruz ama orada bir şehir kalıntısı olduğunu görüyoruz. Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’nda ‘korunması gerekli taşınmaz kültür varlıkları’ [Madde 6] tanımı bulunuyor. Korunması gerekli taşınmaz kültür varlıklarını bulunduğu yerden başka bir yere taşıyamaz, götüremezsin! Ancak Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’nun ‘taşınmaz kültür varlıklarının nakli’ başlıklı 6’ncı maddesinde istisnalar belirlenmiş. Kanunda, ‘Ancak, bu taşınmaz kültür varlıklarının başka bir yere nakli zorunluluğu varsa veya özellikleri itibariyle nakli gerekli ise Koruma Bölge Kurullarının uygun görüşü ve gereken emniyet tedbirleri alınmak suretiyle Kültür ve Turizm Bakanlığı’nca istenilen yere nakledilebilir’ istisnası var. Kömür madeninin varlığı nakil zorunluluğu mu getiriyor? Ortada Koruma Kurulu’nun uygun görüşü var mı?”

Habere katkıda bulunanlar: Sara Elif Su Balıkçı

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus