Belarus’ta siyasi baskılar bitmiyor: Zorla ülkesine götürülmek istenen Belaruslu olimpik sporcu, Tokyo’daki Polonya Büyükelçiliği’ne sığındı

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Belarus, geçen yılın ağustos ayındaki tartışmalı devlet başkanlığı seçimlerinden bu yana bir türlü istikrara kavuşamadı. Ülkede bütün muhalif medya platformları ve önde gelen aktivistler baskı altında. 21 Mayıs 2021 tarihinde başkent Minsk’te bulunan ve ülkedeki son bağımsız medya platformu sayılan Belsat TV’ye de bir polis baskını düzenlendi. Öte yandan muhalif liderlerin yargılanmasına devam ediliyor. Belaruslu sporcu Krystsina Tsimanouskaya’nın 2020 Tokyo Olimpiyat Oyunları’nda başına gelenler ise uluslararası basında geniş yankı uyandırdı.

Belarus’ta, Ağustos 2020’deki tartışmalı devlet başkanlığı seçimlerinden bu yana sular durulmuyor. Ağustos 2020’den bu yana 500’den fazla gazetecinin tutuklandığı ülkede, çok sayıda haber platformu kapatıldı. Devlet Başkanı Aleksandr Lukaşenko’nun muhaliflere yönelik başlattığı baskı kampanyasının son kurbanı Belsat TV oldu. Belarus’un ayakta kalan son bağımsız medya platformu Belsat TV’ye geçen mayıs ayında polis tarafından baskın düzenlendi. Polis baskınından önce içinde bulundukları ofisin dinlendiğinden şüphe ettiklerini söyleyen Belsat TV çalışanları, aynı zamanda ofislerinin bulunduğu binanın Lukaşenko’nun yakın bir arkadaşına ait olduğunu belirtti. Gazeteciler, “Binanın sahibi Lukaşenko’nun iyi bir arkadaşı yani burada ne kadar güvende olduğumuzu tahmin edebilirsiniz” dedi.

21 Mayıs’taki polis baskınında altı gazeteci hemen tutuklanırken, birçok gazeteci aynı akıbete uğramamak için başkent Minsk’ten ayrılmaya karar verdi. Yazı işleri ofisi zorla kapatılırken, Belsat TV’nin yapımcısı 30 yaşındaki Stas Ivas, yakalanmaktan kurtulmayı başardı. Ivas, “Şimdilik durum böyle. İki meslektaşımız iki yıl hapis cezasına çarptırıldı. Biri serbest, biri ülkeyi terk etti” diye konuştu. Ivas, “Burada çalışmak neredeyse imkansız. Telegram’daki küçük bir kanalın yöneticisi olmak bile tamamen güvensiz, er ya da geç, polis kim olduğunuzu keşfedecek ve hükümete karşı bir şey yazarsanız, sizi yakalayacaktır. Bağımsız gazetecilik yapmaya çalışanlara neler olabileceğini hayal edin” diyerek Belarus’ta gazetecilerin maruz kaldığı çalışma koşullarına vurgu yaptı.

Belsat TV neden hedef oldu?

Kapatılmadan önceki son haftalarda Belsat TV, Lukaşenko’nun gelini ve onunla bağlantılı diğer kişilerin iş anlaşmalarını ve ayrıca Belarus ile Ukrayna arasındaki anlaşmaları mercek altına almıştı.

Öte yandan, Belarus’ta yerel gazeteciler, 2020’nin Ağustos ve Eylül ayları arasında düzenlenen devasa gösteriler sırasında polis tutuklamalarını, protestoları ve vahşeti belgeleyerek dünyanın geri kalanının Belarus’ta ne olup bittiğinden haberdar olmasını sağladı. Bu yerel gazetecilerden biri de Belsat TV’de video yapımcısı olarak çalışan Ales idi. Ales, protestolar boyunca en ön saflarda yer almıştı.

Ales, Ağustos 2020’deki seçimlerden sonra yaşananları şöyle anlattı: “13-14 Ağustos gecesi seçimlerden sonra tutuklanan mahkûmları serbest bırakmaya başladılar. Böylece biz gazeteciler Minsk’te göstericilerin hapsedildiği Okrestina Cezaevi’nin önüne gittik ve her şeyi kaydettik. İnsanların işkence gördüğünü, dövüldüğünü, elektroşokla tedavi edildiğini gördük. Sabahtan akşama kadar her gün çalışıyorduk ve bu gerçekten çok zordu. Bir süre sonra kendimi hasta hissettim. Bir hafta yatakta kaldım, kalkamadım çünkü gördüklerim yüzünden sinirlerim tamamen harap olmuştu. Ondan sonra da tutuklanıp Okrestina Cezaevi’ne götürüldüm. Hayat çılgınca, değil mi?

Eski bir polis memuru da işkence gördü

Belarus’ta eski bir polis memuru olan ve göstericilere yönelik polis baskınlarına katılmak istemediği için seçimlerin hemen ardından işini bırakan Dima da polis tarafından işkence görenler arasında. Dima, göstericilere yönelik baskınlara katılmak istemediği için eski meslektaşları tarafından tutuklanıp işkence gördüğünü ve serbest bırakıldıktan sonra Belsat TV’ye röportaj vermeyi kabul ettiğini söyledi.

Dima’nın röportajı mayıs ayının başlarında yayınlandı. Söz konusu röportaj büyük ilgi çekti. Röportajdan birkaç gün sonra tekrar tutuklanan Dima, bir yetkiliye alenen hakaret etmekle suçlandı ve ciddi sağlık sorunlarına rağmen iki yıl hapis cezasına çarptırıldı.

Belarus’ta önde gelen muhalif figürlerin yargılaması devam ediyor

Belarus muhalefetinin önde gelen üyeleri Maria Kalesnikova ve Maksim Znak’ın davası dün (5 Ağustos) Minsk Bölge Mahkemesi’nde kapalı kapılar ardında devam etti. Dava, çarşamba günü (4 Ağustos) başlamıştı.

Muhalefet Koordinasyon Konseyi’nin üst düzey üyelerinden olan Kalesnikova, geçen yılın eylül ayından bu yana cezaevinde tutuluyor. Kalesnikova, iktidarı ele geçirmek için komplo kurmak, aşırılık yanlısı bir örgüt kurmak ve devlet güvenliğine zarar verecek eylemlerde bulunmakla suçlanıyor.

Maria Kalesnikava

Muhalefet Koordinasyon Konseyi’nin bir diğer önde gelen üyesi olan Znak da aynı suçlamalarla karşı karşıya. Kalesnikava ve Znak, suçlu bulunmaları halinde 12 yıla kadar hapis cezasıyla karşı karşıya kalabilir.

Ağustos 2020’de yapılan devlet başkanlığı seçimlerinden sonra patlak veren muhalefet protestolarını koordine etmeye yardımcı olan Kalesnikava, yetkililerin kendisini ülkeyi terk etmeye zorlama girişimlerine direnmişti. Kalesnikava, Belarus güvenlik teşkilatı memurları eylül ayında kendisini zorla sınırdışı etmek için Ukrayna sınırına sürdüğünde, pasaportunu yırtarak tutuklanmak üzere Belarus’a geri dönmüştü.

Kalesnikava, geçen yıl avukatları aracılığıyla ilettiği bir mesajda, “Özgürlük uğrunda savaşmaya değer. Özgür olmaktan korkmayın. Hiçbir şeyden pişman değilim ve yine aynısını yapardım” demişti.

Kalesnikava ayrıca, davasının başlamasından hemen önce cezaevinden gelen bir notta, yetkililerin af dileyip devlet medyasına pişmanlığını bildiren bir röportaj vermesi halinde kendisini serbest bırakmayı teklif ettiğini söyledi. Kalesnikava bu teklife karşılık olarak, kendisinin masum olduğunu ve böyle bir teklifi kabul etmeyeceğini yetkililere söylediğini açıkladı.

Diğer yandan Belarus’ta muhalefetin önde gelen isimlerinden olan ve şu anda Litvanya’da yaşayan Sviatlana Tsikhanouskaya, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Kalesnikava ve Maksim’e destek vererek, “Maria ve Maksim’i çok özledik! Siyasi gerekçelerle hapsedilen herkes gibi yakında evlerine dönecekler. Belarus ve halkımız özgür olana kadar durmayacağız” açıklamasında bulundu.

https://twitter.com/Tsihanouskaya/status/1422840078162931714

Belarus’ta son dönemde düzenlenen baskınlarla bağımsız gazetecileri ve demokrasi eylemcilerini hedef alma girişimlerinin şiddeti artmış durumda. Ülkede çarşamba günü (4 Ağustos) felsefe profesörü Uladzimir Matskevich, polis tarafından evine düzenlenen bir baskın ile tutuklandı.

Matskevich’in meslektaşı, Muhalefet Koordinasyon Konseyi üyesi Tatsiana Vadalazhskaya ve sivil toplum örgütü EuroBelarus’un eski başkanı Ulad Vialichka da evlerinde yapılan aramaların ardından tutuklandı.

Öte yandan, salı günü (3 Ağustos) ülkeden kaçan Belaruslular’a Ukrayna’da yardım eden bir grubu yöneten Belaruslu aktivist Vitali Shishov, Ukrayna’nın başkenti Kiev’deki bir parkta asılmış halde bulundu.

2020 Tokyo Olimpiyat Oyunları’nda Belarus krizi

Belaruslu 24 yaşındaki atlet Krystsina Tsimanouskaya, sosyal medyada takım antrenörlerini ve Belarus Olimpiyat Komitesi’ni eleştirdikten sonra Belarus yönetimi tarafından ülkeye götürülmek istendi.

Tsimanouskaya sosyal medyada paylaştığı videoda, “Baskı altına alındım ve rızam olmadan beni ülkeme geri göndermeye çalışıyorlar” dedi. Tsimanouskaya, iki yetkilinin kendisine “Karar veren biz değiliz, sadece uyguluyoruz. 40 dakikan var. Eşyalarını toplayıp havaalanına gitmelisin” dediğini aktardı.

Tsimanouskaya ayrıca, iki yetkilinin kendisini Belarus’a gönderme emrinin “tepeden” geldiğini söylediğini belirtti.  

Krystsina Tsimanouskaya

Tsimanouskaya, Tokyo’daki Haneda Havalimanı’ndan kalkacak uçağa binmeyi reddederek havalimanındaki Japon polisinden koruma talep etti. 

Tsimanouskaya, telefonda görüştüğü büyükannesinin kendisine Belarus’a dönmenin güvenli olmadığını söylediği için Tokyo’da havalimanına götürülürken kaçmaya karar verdiğini söyledi. 24 yaşındaki atlet, Belarus’a dönerse kendisini hapse atmalarından endişe ettiğini dile getirdi.

Belarus’a dönmeyi reddetmesinin ardından Polonya’nın Tokyo Büyükelçiliği’nde kalan atlet, çarşamba gecesi (4 Ağustos) Varşova’ya vardı. Polonya, Tsimanouskaya’ya “insani vize” verildiğini açıkladı.

Öte yandan, Belarus’ta Lukaşenko’ya bağlı devlet medyası genç sporcuya ağır hakaretlerde bulundu. Tsimanouskaya’ya sosyal medyadaki eleştirilerinden dolayı yüklenen devlet medyası, genç sporcu için “ülkenin yüz karası” gibi ağır sözler sarf etti.

Belarus Ulusal Olimpiyat Komitesi ve antrenörler ise Tsimanouskaya’nın duygusal ve psikolojik durumuyla ilgili olarak doktorların verdiği tavsiyeler üzerine genç sporcuyu oyunlardan çektiklerini açıkladı. Belarus Ulusal Olimpiyat Komitesi’nin başkanlığını Lukaşenko’nun oğlu Viktor Lukaşenko yürütüyor.

Belaruslu iki antrenörün akreditasyonları iptal edildi

Uluslararası Olimpiyat Komitesi (IOC), Belaruslu koşucu Tsimanouskaya’yı zorla Belarus’a göndermeye kalkıştıkları gerekçesiyle iki Belaruslu antrenör Yuri Moisevich ve Artur Shumak’ın akreditasyonlarını iptal etti. IOC ayrıca, iki antrenörden Olimpiyat Köyü’nü terk etmelerinin istendiğini açıkladı.

Önde gelen muhalif figürlerden Sviatlana Tsikhanouskaya da, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda genç atlet Tsimanouskaya’ya destek olduğunu ve IOC’nin hızlı karar vererek iki antrenörün akreditasyonlarını iptal etmesinden dolayı memnuniyetini dile getirdi.

Derleyen: Gökalp Badak

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus