Jonathan Wilson: Paris Saint-Germain ve Manchester City’nin Şampiyonlar Ligi takıntısı ve her iki titanın kusurları

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Jonathan Wilson’ın Sports Illustrated‘e yazdığı “Man City, PSG’s Champions League Obsession and the Flaws on Display for Both Titans/Paris Saint-Germain ve Manchester City’nin Şampiyonlar Ligi takıntısı ve her iki titanın kusurları” yazısını Medyascope Spor Servisi’nden Kubilayhan Kavrazlı çevirdi.

Paris Saint-Germain ve Manchester City’nin Şampiyonlar Ligi takıntısı ve her iki titanın kusurları

Futbolun zirve seviyesinde bile yaşanan finansal problemlere rağmen kulüpler arasında hiyerarşik düzen devam ediyor. Bu durum uzun sürmeyebilir ve bir kez gittiğinde bir daha geri gelmeyebilir. Ama belki de futbolun en büyük gücü, son derece aykırı kalabilmesidir. Futbol, onu kontrol etmek isteyenlerin beklenti ve arzularını boşa çıkarmaktan başka bir şeyden zevk almıyor gibi görünen değişken bir spordur.

Şeyh Mansour, 2008’de Manchester City’yi devraldı ve o zamandan beri kulüp oyunculara net 1,75 milyar doların biraz üzerinde para harcadı. Qatar Sports Investment ise 2011 yılında Paris Saint-Germain’i devraldı ve o zamandan beri kulüp, oyunculara net 1,1 milyar doların biraz üzerinde harcama yaptı. Ve yine de, sahiplerinin en çok değer verdiği ödülü kazanamadılar: Şampiyonlar Ligi şampiyonluğu!

Çok yaklaştılar… PSG, 2020 finalinde kaybetti. Man City geçen sezonun finalinde kaybetti. Salgının finansal etkisinin arttığı geçen sezon bile, geleneksel kulüplerin devlet ve oligark tarafından yönetilen kulüplerle zaten uyum sağlamakta olduğu sorunları daha da kötüleştirmeye başladığında, başka bir petrol zenginin kulübü olan Chelsea UEFA Şampiyonlar Ligi şampiyonu oldu. Chelsea, organize bir yapı ve orta sahanın önüne Romelu Lukaku ile nokta atışı bir ekleme yaptı. Buna rağmen şu an için Manchester City ve Paris Saint-Germain favoriler olarak öne çıkıyor.

Manchester City’nin 6-3’lük RB Leipzig galibiyeti, dört yıl önceki Monaco yenilgisinin ilk ayağı gibiydi

Manchester City’nin UEFA Şampiyonlar Ligi sezonları birbirine benzer bir yol izledi. 2017’de Monaco’ya ve 2019’da Tottenham’a kaotik deplasman golleri ile mağlubiyetler yaşandı. 2018’de Liverpool’a, 2020’de Olimpik Lyon’a ve 2021’de ise Chelsea’ye karşı… Pep Guardioola’nın düşüncesine göre rakibin hücum tehdidini önlemeyi amaçlayan taktik değişiklikler, takımını zor duruma düşürüp mağlubiyetlere yol açtı. Popüler tabiri kullanırsak “Fazla düşünmüştü.”

Geçen sezon finalde kaybettikten ve bu sezona etkileyici bir başlangıç yaptıktan sonra City, rakip takımların kontralarını önleme konusunda yol katetmiş gözüküyor. Topun arkasında beş oyuncu bırakmaya çalışan Manchester ekibi, bu tarz durumlarda orta sahada iki merkez oyuncu ile oynamayı bir plan olarak bulunduruyor. RB Leipzig’in, Julian Nagelsmann ve ilk 11’den önemli parçaların ayrılışının ardından adaptasyon sürecinde olması grup aşaması için bir avantaj.

Bu bağlamda, çarşamba günkü oyun, defansif anlamda bir endişe kaynağı olacaktır. Leipzig’i harika gollerle 6-3 yenerken yeterince rahatlardı ancak bu endişe verici bir şekilde dört yıl önceki Monaco yenilgisinin ilk ayağı gibiydi: Heyecan verici bir şekilde ofansif olan ancak herhangi bir kontrol hissi sunmayan bu oyun muhtemelen Şampiyonlar Ligi’ni kazanmak için yeterli olmayacak.

PSG’nin sorunu yıllardır yıldızlarla dolu olan forvet hattından çok orta saha ve savunmada

PSG’nin bu kadar favori gösterilmesi, büyük oranda Lionel Messi’nin son iki sezondaki eksik olan parçasını tamamlayabilmek için yeterince iyi olduğu inancına dayanıyor gibi görünüyor. Belki öyledir, ancak PSG’nin sorunu yıllardır yıldızlarla dolu olan forvet hattından çok orta saha ve savunmada. Bu anlamda, sakatlığının üstesinden gelemediği için henüz oynayamayan Sergio Ramos’u, Achraf Hakimi’yi ve hatta Georginio Wijnaldum’u transfer etmek, Messi’den daha önemli olabilir.

Barcelona son yıllarda PSG’ye iki kez, Juventus, Roma, Liverpool ve Bayern’e karşı bir dizi ağır yenilgi aldı çünkü forvet oyuncuları orta sahasına yardıma gelmiyor. Messi sadece her derde deva değil, aynı zamanda bir sorun haline gelmişti. Barça’yı sık sık kurtardı, ancak isteksizliği veya baskı yapamaması, yaşlanan bir orta saha ortaya çıkardı. Neymar ve Kylian Mbappé de pres yapmaya pek hevesli değiller. PSG orta sahası için ciddi tehlikeler var…

Yine de PSG’nin çarşamba günü rakibi olan Club Brugge, bunun bir testi olmamalıydı. Ancak durum ortaya çıktı. PSG, Belçika deplasmanında zayıf kaldı. İleri üçlü bir uyum halinde hareket edemedi, genel olarak yavaş oynadılar ve uzun süreler boyunca oyunun içine giremediler. PSG de bu açıdan avantaja sahip olsa da, ilk maçta Şampiyonlar Ligi şampiyonluğu parolasıyla sezona başlayan bir takım görüntüsü vermedi. Tabii ki bunu düzeltmek için bolca zaman var ve bu Neymar-Messi-Mbappé forvet hattının ilk kez bir arada oynadığı karşılaşmaydı – Mbappé 51. dakikada sakatlığı nedeniyle topallayarak çıktı ama o üçlüde olmaya devam edecek. PSG’nin tehdit haline gelebilmesi için büyük bir gelişime ve alışma dönemine ihtiyacı var.  

City, belki de birkaç ince ayar ile toparlanabileceğini düşünebilir ancak PSG, şu anda iyi bir takımdan çok uzak görünüyor ve sahada daha akışkan olmak için zamana ihtiyaçları var. İki ekonomik dev, iki hafta içinde Parc des Princes’te buluştuğunda, belki de daha iyi sonuçlar elde edeceğiz. Her iki takımın da şampiyonluk takıntılı sahiplerinin hayalini gerçekleştirmek için 28 Mayıs 2022’de St. Petersburg’daki finalde oynama şansı var.

Yazar: Jonathan Wilson

Çeviren: Kubilayhan Kavrazlı

Editör: Doğa Üründül

Kaynak: https://www.si.com/soccer/2021/09/15/champions-league-title-man-city-psg-favorites

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus