Gülsüm Elvan ve Sami Elvan’a “cumhurbaşkanına hakaret” davası

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Gülsüm Elvan ve Sami Elvan hakkında, çocukları Berkin Elvan’ın Gezi Parkı eylemleri sırasında polisin attığı gaz fişeğinin başına isabet etmesi sonucu yaşamını yitirmesiyle ilgili davanın duruşmaları sonrası yaptıkları açıklamalar nedeniyle “cumhurbaşkanına hakaret”ten dava açıldı.

Gezi Parkı eylemleri sırasında polisin attığı gaz fişeğinin başına isabet etmesi sonucu yaşamını yitiren Berkin Elvan’ın annesi Gülsüm Elvan ve babası Sami Elvan hakkında, çocuklarının öldürülmesine dair davanın duruşmalarının ardından yaptıkları açıklamalar nedeniyle, “cumhurbaşkanına hakaret” suçlamasıyla dava açıldı.

Cumhuriyet Savcısı Enes Kocakale’nin hazırladığı iddianameyi İstanbul 43. Asliye Ceza Mahkemesi kabul etti. İlk duruşma 20 Ocak 2022’de.

Erdoğan’ın “Emri ben verdim” sözlerini hatırlatmışlardı

Sami Elvan’ın 23 Eylül 2020’de, Gülsüm Elvan ve Sami Elvan’ın 29 Ocak 2021’de Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’nde yapılan duruşmalar sonrası açıklamalarıyla ilgili soruşturmalar birleştirildi.

İddianamede üç ayrı konuşmanın dökümleri sıralandı. Sami Elvan, iddianameye yansıyan 23 Eylül 2020’deki konuşmasında dönemin başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Emri ben verdim” ve “Polisim destan yazdı” sözlerini hatırlatmıştı:

“Bizim asıl katilimizin dönemin başbakanı şu dönemde cumhurbaşkanı olan kişidir. Biz bundan biliyoruz çünkü kendisi demiştir ki ‘emri ben verdim, benim polisim destan yazdı’ demiştir. Ben mahkeme salonunda haykırdım, yine burada da söylüyorum. Hiç korkum yok. Yedi buçuk yıl oldu aşağı yukarı, yedi buçuk yıldır ben yaşayan bir ölüyüm ve benim gibi insanlar yaşayan ölü olmasın diye ben bu haykırışları yapmaya devam edeceğim. İsterlerse beni burada assınlar hiç umurumda bile değil ama şu gerçeği kimse inkâr edemez: Benim çocuğumun katili dönemin başbakanı şimdi cumhurbaşkanı olan kişidir, söyleyeceklerim bu kadar.”

Gülsüm Elvan, iddianameye yansıyan 29 Ocak 2021’deki konuşmasında Erdoğan’ın 2014’te bir mitingde kendisini yuhalatmasına değinmişti:

“… Evet, Yasin de küçüktü biz onun için de şey yaptık. Fakat Yasin’in katili, vuran kişi, ağırlaştırılmış yedi kere müebbet ve yanındaki üç kişiye de müebbet. Bizim çocuklarımızın katili halen yargılanmazken peki Recep Tayyip Erdoğan, aynadan veya konuşurken çocuğumu hatırlıyor musun? Ethem Sarısülük’ü hatırlıyor musun? Ali İsmail’i hatırlıyor musun? Ahmet Atakan’ı hâlâ soruşturması açılmamış hatırlıyor musun? Medeni’yi hatırlıyor musun? Mehmet’i mi hatırlıyorsun, Hasan Ferit’i mi? Onlarca kişinin gözünü çıkardın hatırlıyor musun? Bunları, beni nasıl meydanlarda yuhladığını hatırlıyor musun? Tekrar söylüyorum bir anne, bu kadar aciz ki bir anneyi dahi meydanlarda yuhaladın. Ben unutmuyorum Recep Tayyip Erdoğan… Önce bunları hatırlayın, ondan sonra konuşun. Ama ben her çıktığımda bunu hatırlatacağım ona. Bunlar çocuk katili dediği zaman ben çocuğumu ona hatırlatırım. Benim çocuğum da çocuktu. Daha 14 yaşındaydı, vurduğunuzda 14 yaşındaydı. Çocuğum kendi başına bile banyo yapamazken ben ona yaptırıyordum. Terörist oldu. Sizden âlâ terörist mi var? Ben çocuğumu istiyorum Recep Tayyip Erdoğan, emir vererek benden aldığın gibi ver çocuğumu, ben çocuğumu istiyorum.”

Sami Elvan’ın da aynı güne dair konuşması iddianameye, “Benim çocuğumun ölüm emrini veren Türkiye Cumhuriyeti’nin o dönemki başbakanı, ama şu an benim cumhurbaşkanım falan filan başbakanım falan filan değil, benim gözümde bir katil. Açık ve net konuşuyorum, altını kalın çizgilerle çizerek. Benim çocuğumun katili Recep Tayyip Erdoğan’dır. Çıkıp televizyonlarda kendisi bağırdı. Bağıra bağıra, haykıra haykıra bunu söyledi. ‘Emri ben verdim’ dedi. Benim çocuğumu vuran polis de bir tetikçidir. Ama ben sizin burada yargılanacağınızı göreceğim. Ben görmesem de görecekler, sizin peşinizi bırakmayacağım. İki elim yakanızda olacak bunu unutmayın. Yedi yıldır bana çektirdiğiniz acıyı umarım siz benden daha beter şekilde çekersiniz” diye yansıdı. 

“Hakaret içerikli söylem” suçlaması

Savcı, “Sizden âlâ terörist mi var?” cümlesindeki “terörist” ifadesi ile “Açık ve net konuşuyorum, altını kalın çizgilerle çizerek, benim çocuğumun katili Recep Tayyip Erdoğan’dır” cümlelerinin “hakaret içerikli söylemler” olduğunu iddia etti. 

Gülsüm Elvan ise iddianameye yansıyan savcılık ifadesinde, “Ben kimseye hakaret etmedim, gerçekleri dile getirdim ve eleştiride bulundum, üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum” dedi.

Sami Elvan ise iddianamede yer verilen savcılık ifadesinde şunları kaydetti: “Biz 2014 yılında çocuğunu kaybetmiş ve o tarihten bu yana adalet arayan bir aileyiz. Adliyeye geldiğimizde bu adaleti bulamadığımız için eleştiri mahiyetinde söylemlerde bulunuyoruz. Bu sözlerimin arkasındayım, o dönemin başbakanı, şu an cumhurbaşkanı olan kişi çocuğumu terörist olarak nitelendirdi ve eşimi miting alanında yuhalattı. Ben kimseye hakaret etmedim, gerçekleri dile getirdim ve eleştiride bulundum, üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum.”

İddianamede, Gülsüm ve Sami Elvan’ın “cumhurbaşkanına hakaret” suçlamasından ayrı ayrı cezalandırılmaları talep edildi.

Berkin Elvan’ın öldürülmesine ilişkin İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada karar 18 Haziran’da açıklanmıştı. Mahkeme, sanık polis hakkında kasten öldürme suçundan verdiği müebbet hapis cezasını, suçun olası kasıtla işlendiği gerekçesiyle 20 yıl hapis olarak belirleyip, yaptığı indirim sonucu 16 yıl 8 ay hapis cezası ve yurtdışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol uygulanmasına karar vermişti.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus