CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun “bürokrat ve memurlara çağrı”sının yankıları sürüyor: Kim, ne söyledi?

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, sosyal medya hesabından paylaştığı video ile bürokratlara, “Size kanun dışı her ne yaptırılıyorsa, pazartesi (18 Ekim) itibariyle durun. Bu illegal, paralel sistemlerden elinizi eteğinizi çekin” diyerek seslendi. AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise Kılıçdaroğlu’na tepki göstererek, “Biz CHP’nin özlemini çektiği vesayet düzeninin defterini çoktan dürdük. Kılıçdaroğlu’nun kamu görevlilerine yönelik bu tehdidi açıkça bir suçtur” dedi. Erdoğan’a vekalet eden Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay da Twetter’dan “Buradan, vesayet ve paralel yapı algısı oluşturmaya çalışarak vatandaşlarımızın ve çalışanlarımızın her kesimini tehdit eden ve şaibe altında bırakanlar hakkında suç duyurusunda bulunuyorum” açıklamasını yaptı.

“İktidar değiştiğinde soruşturmalar başlayacak”

CHP lideri Kılıçdaroğlu cumaresi günü (16 Ekim) Twitter’da paylaştığı videoda, memur ve bürokratlara seslendi. İktidarın değişmesine az kaldığını iddia eden Kılıçdaroğlu, iktidar değiştiğinde bürokratlar hakkında soruşturmalar başlayacağını belirterek şöyle konuştu:

“Herhalde neyi çaldıklarının farkındasınız. Çalınan çocuklarınızın memuriyetidir, yani geleceğidir. Bu sistemde Erdoğan ve şürekasının kurdukları vakıfların tezgahından geçmeyenlerin, memur olmalarının neredeyse imkânsız hale getirildiği görülmektedir. Daha önce memur olanların da görevde yükselmeleri Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) tezgahından geçmelerine bağlanmıştır. Böylece kamuda yapmak istedikleri ne kadar illegal iş, rant, mafyatik çıkar varsa bunları yapacak memur militanlar düzene eklemlenmiştir. Şimdi hepimizin gördüğü, bildiği bir şey daha var. İktidarın değişmesine az kaldı. İktidar değiştiğinde soruşturmalar başlayacak ve eminim ki bu bürokratların bir kısmı ‘Efendim emir aldık uygulamak zorunda kaldık’ diyeceklerdir.” 

“Bu size son çağrıdır”

Kılıçdaroğlu, iktidarı “mafyatik düzen” olarak tanımladığı konuşmasında sözlerini şöyle sürdürdü: 

“İşte bunu diyerek sıyrılırım diye düşünen, sarayın baskısına boyun eğerek kanun dışına çıkmış o devlet memurlarına buradan seslenmek istiyorum. Cenap Şahabettin’in bir sözü var. Der ki: ‘En ağır angarya faydasızlığından emin olduğun işi vazife namına ifa etmektir.’ Açıkça söylüyorum; vazife namına mafyatik düzene hizmet edemezsiniz. Kanun dışı işleri, emir olarak telakki edemezsiniz. Siz Erdoğan ailesinin değil, bu devletin şerefli memurlarısınız. Kâmil akla gelmeniz için, Kılıçdaroğlu abinizin, amcanızın bu size son çağrısıdır.”

“Pazartesi itibariyle durun”

Son günlerde devlette kadrolaşma ve torpil listeleriyle gündeme gelen TÜGVA ve ona benzer vakıflara ait malların da hazineye aktarılacağını belirten Kılıçdaroğlu, konuşmasını şöyle bitirdi: 

“18 Ekim Pazartesi itibariyle bu düzenin illegal isteklerine verdiğiniz tüm desteğin sorumluluğu size de ait olmaya başlayacaktır. ‘Emir almıştım’ diyerek bu kirli işlerden sıyrılamazsınız. Size kanun dışı her ne yaptırılıyorsa, pazartesi itibariyle durun. Bu illegal, paralel sistemlerden elinizi eteğinizi çekin. Size bunları yaptıranlara farklı bir muamele o. TÜGVA benzeri vakıfların üzerine çöktükleri devletin malları, hazineye iade edilecektir. Sizler hâlâ kendinizi bu pislikten sıyırma şansına sahipsiniz. Bu şansı kullanın. Siz de şahit olun halkım. Konuşmama son vermeden önce, buradan bir selam göndermek istiyorum. Memur Teoman. Seni unuttuk zannetme kardeşim. Aklımızdasın, gönlümüzdesin, hakkını alacaksın.”

“Vesayet çağrısı”

Kılıçdaroğlu’nun bürokratlara yaptığı çağrıya “Biz CHP’nin özlemini çektiği vesayet düzeninin defterini çoktan dürdük” sözleriyle yanıt veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Afrika ülkeleri ziyareti öncesi Atatürk Havaalanı’nda basın toplantısı düzenledi.  Erdoğan’ın bir muhabirin sorusu üzerine Kılıçdaroğlu’na yanıt verirken önündeki metne bakması da dikkat çekti. Erdoğan soruyu şöyle yanıtladı:

Bürokrasiyi, özellikle seçilmiş hükümete karşı çıkmaya davet etmek, vesayet çağrısından başka bir şey değildir. Bay Kemal’in heves ettiği vesayet günleri artık geride kaldı. Boş heves. Kılıçdaroğlu’nun kamu görevlilerine yönelik bu tehdidi, siyasi garabetini bir kenara bıraktım, aynı zamanda açıkça bir suçtur. Şimdi bir de tarih veriyor. ‘Pazartesiden itibaren bu ülkede memurların vay haline.’ Hadi bakalım, göreceğiz. Ne yapacağını göreceğiz. Her şeyden önce, Türkiye vesayeti de, darbe zihniyetini gömeli de çok oldu.”

“Yassıada zihniyeti”

AKP Sözcüsü Ömer Çelik de Kılıçdaroğlu’nun çağrısını “vesayet siyaseti” olarak değerlendirip şöyle tepki gösterdi:

“Kılıçdaroğlu son açıklamalarıyla açıkça devlet memurlarını tehdit ediyor. Hukuk dışı bir düzen arayışında olduğunu ifade ediyor. Kendi partisi adına konuşarak, devlet görevlilerine emir vermeye kalkması hukuksuzluktur. Herhangi bir hukuki delile dayanmaksızın meşru hükümetin kanun dışı emirler verdiğini iddia etmek, bürokrasiyi seçilmiş hükümete karşı çıkmaya çağırmak vesayet siyasetidir. Bunun ülkemizdeki adı Yassıada zihniyetidir. Kendisini devletin sahibi zanneden bu zihniyeti tanıyoruz.”

“Erdoğan da 2001’de bürokratları uyarmış”

Sosyal medya hesabından Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yıllar önce yaptığı bir konuşmayı yayınlayan CHP Ankara Milletvekili Yıldırım Kaya ise “Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu’nu yasadışı iş yapan bürokratları uyarmasını tehdit olarak değerlendiren Erdoğan da iktidar olmadan önce, 2001 yılında bürokratları uyarmış. Ancak iktidar olunca uyarılarını kendisi de unutmuş. Ele verir talkını kendi yutar salkımı” dedi.

Kaya’nın yayınladığı videoda Erdoğan, “Devletin imkanları belli bir siyasi parti veyahut da siyasi maksatlı operasyonlar için kullanılıyor. Devletin bürokratlarına suç işlettiriliyor. Bu işleri yapanlar, yaptıkları hukuksuz ve ahlaksız her türlü faaliyetin altında ezilecekler” diyerek dönemin bürokratlarına seslenmişti.

“Suç duyurusunda bulunuyorum”

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, sosyal medya hesabından açıklamada bulunarak Kılıçdaroğlu hakkında yargı yoluna başvuracaklarını dile getirdi. Oktay, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Buradan, vesayet ve paralel yapı algısı oluşturmaya çalışarak vatandaşlarımızın ve çalışanlarımızın her kesimini tehdit eden ve şaibe altında bırakanlar hakkında suç duyurusunda bulunuyorum. Bu paralel yapılara hesap sorulmalıdır. Zalimleri bağışlamak milletimize cefadır. Aksi ile ilgili elinde bilgi ve belgesi olanlar bunları hemen yargıya taşır. Şayet gecikir veya geciktirir ise yukarıda kullandığı seviyesiz ifadelerin tamamının altında kalır. Bugünden itibaren Kılıçdaroğlu’nun vesayet özlemli tehditlerine karşı her bir kamu çalışanımız ve bürokratımız milletimize olan hizmetine performansını katlayarak cevap verecektir. Hodri meydan.”

AKP Genel Başkan Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Hamza Dağ da Kemal Kılıçdaroğlu’na tepki gösterdi. CHP liderinin bürokratlara yaptığı çağrıya yönelik konuşan Dağ, “Kılıçdaroğlu bürokratları tehdit etmesi üzerine videolar çekip paylaşıyor. Aslında bir videosunu da PKK/FETÖ’ye oradan memurlara yaptığı tehdidin binde birini içeren bir videosunu da onlara ayırmasını tavsiye ediyorum” dedi.

“Toleransımız olmayacak”

CHP Sözcüsü Faik Öztrak, Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantısı sonrası konuya ilişkin konuştu. Anayasanın 137. maddesini hatırlatan Öztrak, Kılıçdaroğlu’nun sözlerinin tehdit değil memurlara destek olduğunu söyledi. Öztrak, şöyle devam etti:

“Hem ben hem genel başkanımız bürokrasiden gelen insanlarız. Yıllarca bu ülkeye hizmet ettik. Genel başkanımız bürokrasi tecrübesine sahip biri. Bu sözleri tehdit değildir. Bu açıklaması kanunsuz emir uygulama zorlanan bürokratlara bir destektir. Bu açıklamaya tehdit diyenler ülkeyi nizam tanımadan yönetmek isteyenlerdir. Onlardan da vakti gelince hukuk önünde hesap sorulur. 18 Ekim itibariyle kanunsuz emire uyan memura toleransımız olmayacak.”

Anayasanın 137. maddesi ve “kanunsuz emir” nedir? 

Kılıçdaroğlu’nun gündeme getirdiği “kanusuz emir”, anayasanın 137. maddesinde şöyle düzenleniyor:

“Kamu hizmetlerinde herhangi bir sıfat ve suretle çalışmakta olan kimse, üstünden aldığı emri, yönetmelik, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi, kanun veya anayasa hükümlerine aykırı görürse, yerine getirmez ve bu aykırılığı o emri verene bildirir. Ancak, üstü emrinde ısrar eder ve bu emrini yazı ile yenilerse, emir yerine getirilir; bu halde, emri yerine getiren sorumlu olmaz.”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus