Cumartesi Anneleri 867. haftasında, 26 yıl önce Mardin’de gözaltına alınarak kaybedilen sekiz kişi için adalet istedi: “12 yaşındaki oğlumuzun kaybedildikten 21 yıl sonra kemiklerini kuyuda bulduk”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Cumartesi Anneleri, Galatasaray Meydanı’nın yasaklanmasının 168. haftasında, koronavirüs salgını nedeniyle sosyal medya hesabından açıklama paylaştı. 867. haftanın moderatörlüğünü İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi Gözaltında Kayıplara Karşı Komisyon Üyesi Sebla Arcan üstlendi. Bu haftanın açıklamasını okuyan İHD Mardin Şubesi Eş Başkanı Gülistan Duran, 29 Ekim-8 Kasım 1995 tarihleri arasında Mardin-Dargeçit’te gözaltına alınıp kaybedilen Davut Altunkaynak (12), Seyhan Doğan (13), Nedim Akyön (16), Mehmet Emin Aslan (19), Abdurrahman Olcay (20), Abdurrahman Coşkun (21) ve Süleyman Seyhan (57) için adalet istedi.

Gözaltında kaybedilen Seyhan Doğan’ın kardeşi Hazni Doğan, “Mardin-Dargeçit’te, 1995 yılında evimiz asker, özel harekât ve korucular tarafından basıldı. Abim Seyhan o gece gözaltına alındı, ertesi sabah beni aldılar. Onlarca insanı gözaltına almışlar. Dört gün sonra beni serbest bıraktılar. Annem, abim için dilekçe yazdı savcılığa, aynı gün gözaltına alındı günlerce ondan haber alamadık” dedi. 

Yaşananlardan sonra İstanbul’a taşındıklarını ve annesinin Cumartesi Anneleri’ne katıldığını anlatan Doğan, “Yaşamı oğlunun mezarını görmeye yetmedi, tek isteği buydu. Annem vefat ettikten sonra babam Cumartesi Anneleri’ne katıldı. Onun da ömrü oğlunun mezarını görmeye yetmedi” diye konuştu. 

Gözaltında kaybedilen Davut Altunkaynak’ın (12) babası Abdulaziz Altunkaynak, süreci “Davut’u amcasının evinde gözaltında alıp merkeze götürüyorlar. 21 yıl oldu Davut‘u aradık, bulamadık. 21 yıldan sonra Dicle Nehri’nin kenarında 120 metre derinliğinde bir kuyuda Davut ile Nedim Akyön’ün kemiklerini bulduk, 2015’te. Biz onların katillerinin peşini bırakmıyoruz” diyerek aktardı. 

Dosya avukatlarından Erdal Kuzu, “Dargeçit’te yedi insanımızın öldürülmesinin üzerinden yaklaşık 26 yıl geçti. 26 yıldır ailelerin adalet arayışı, hukuk mücadelesi devam etmekte. Bu 26 yıl içinde büyük mücadeleler sonucu kaybedilen her bir insanımızın cenazesi bulundu. Bu insanların katledildikleri açıkça ortaya çıkmasına rağmen bu olayın faillerine ceza verebilecek cesaretli yargıçlara, mahkemelere denk gelmedik” dedi. 

867. haftanın açıklamasını okuyan İHD Mardin Şubesi Eş Başkanı Gülistan Duran, “Türkiye’de zorla kaybetme eylemleri etkin bir biçimde soruşturulmuyor, suçun arka planı gizleniyor. Fail ve sorumlu konumunda olanlar cezasızlık zırhıyla korunuyor. Bu kadim devlet siyaseti sonucunda kayıp yakınlarının adalet talepleri adliye binalarında karşılık bulmuyor” diye konuştu. 

29 Ekim-8 Kasım 1995 tarihleri arasında Mardin-Dargeçit’te askerler ve korucular tarafından düzenlenen ev baskınlarında çok sayıda kişinin gözaltına alındığını hatırlatan Gülistan Duran, “Gözaltında tutulanlardan bazıları bir süre sonra serbest bırakıldı. Ancak 12 yaşındaki Davut Altunkaynak, 13 yaşındaki Seyhan Doğan, 16 yaşındaki Nedim Akyön, 19 yaşındaki Mehmet Emin Aslan, 20 yaşındaki Abdurrahman Olcay, 21 yaşındaki Abdurrahman Coşkun ve 57 yaşındaki Süleyman Seyhan için ‘Sorgu sonrası serbest bırakıldılar, dağa gitmişler’ cevabı verildi” dedi. 

Olaydan dört ay sonra 6 Mart 1996 tarihinde, Süleyman Seyhan’ın kafası olmayan yakılmış bedeninin bir kuyuda bulunduğunu belirten Duran, şöyle devam etti: “Seyhan’ın bulunmasından iki gün sonra da onun bulunduğu yer hakkında ailesine bilgi verdiği ve taburda yaşananları üst makamlara aktarma potansiyeli taşıdığı gerekçesiyle Dargeçit Jandarma Taburu’nda görevli Uzman Çavuş Bilal Batırır da kaybedildi.”

Olaydan 14 yıl sonra Dargeçit Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ailelerin ve İHD’nin çabalarıyla dosyayı yeniden açtığını dile getiren Duran, “Soruşturma kapsamında Dargeçit kayıplarının gözaltında öldürülerek kuyulara gömüldüğü, uzman çavuş Bilal Batırır’ın taburun kazanında yakıldığı ortaya çıktı. 2012 -2013 ve 2015  tarihleri arasında tanık beyanlarına dayanarak yapılan kazılar sonucunda, gözaltına alınan kişilerin ağır işkence izleri taşıyan kemiklerine ulaşıldı”  diye konuştu. 

Savcılığın hazırladığı 30.10.2014 tarihli iddianamenin mahkeme tarafından kabul edildiğini ve 2015 yılında Mardin Jandarma Komutanı Hurşit İmren ile Dargeçit Jandarma Komutanı Mehmet Tire’nin de içinde olduğu 18 kişi hakkında, birden fazla kişiyi taammüden öldürme suçlamasıyla dava açıldığını belirten Duran, hukuki süreci şöyle anlattı: “Yedi Dargeçitli’nin ve Uzman Çavuş Bilal Batırır’ın nasıl ve kimler tarafından kaybedildikleri tüm detaylarıyla mahkeme kayıtlarına geçti. Dava dosyasında sanıkların sorumluluğuna işaret eden birbiriyle tutarlı çok sayıda tanık beyanı ve bu beyanları destekleyen deliller yer aldı. Ancak bugüne kadar 16 duruşması yapılan ve karar aşamasına gelen bu önemli davada beş kez mahkeme heyeti değişti. Duruşmalar boyunca davacıların ve halkın güvenini kazanacak bir yargılama ortamı sağlanmadı.” 

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus