Batı Balkanlar Roman Zirvesi – Elmas Köçkün: “Türkiye’de Roman gençliğin önce kimliğini tanıması gerekiyor”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Batı Balkanlar Roman Zirvesi bu yıl Kosova’nın Priştine kentinde düzenlendi. 17-18 Kasım günlerinde Civil Rights Defenders öncülüğünde düzenlenen zirveye, Avrupa Parlamentosu’ndan milletvekilleri, Balkanlar’da faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve İsveç’in Priştine Büyükelçisi katıldı. Gökçe Çiçek Kösedağı, Batı Balkanlar Roman Zirvesi’ni iki gün boyunca takip etti, işte izlenimleri:

Roman halklarının sorunlarının ve bu sorunların çözümü için sivil toplum kuruluşlarına ve hükümetlere düşen rollerin tartışıldığı zirvenin açılışında Avrupa Parlamentosu milletvekilleri Peter Pollák ve Evin İncir konuştu. Evin İncir, Roman karşıtlığını, çingene karşıtlığını ele alırken “entegrasyon” kelimesini bırakıp, sosyal içermeciliğin ve kapsayıcılığın ön plana çıkarılması gerektiğini söyledi:

“Çingene karşıtlığına Avrupa’da son vermek hepimizin sorumluluğu. 2023-2030 arasındaki dönemde toplumdaki ırkçı yapıları sorgulamak zorundayız. Sosyal içermecilik, insan hakları ve güçlendirme hedeflerini ortaya koymalıyız. Romanlar ve Roman olmayanlar arasındaki yaşam standartları, beklentisi çok farklı. Bu fark kapanmalı.”

Evin İncir

“Roman mahallesinde yaşamak bile ayrımcılık sebebi”

“Türkiye’de Romanlar Raporu”nu yazan gazeteci Beril Eski, Romanlar’ın eğitim, sağlık, barınma, istihdam gibi temel haklara ulaşımda yaşadığı zorlukları anlattı. Eski, İstanbul-Sulukule başta olmak üzere Romanlar’ın yaşadığı mahallelerde yapılan kentsel dönüşüm projelerinin etkilerine değindi:

“Romanlar genellikle altyapısı zayıf gecekondularda, barakalarda veya çadırlarda yaşıyor. Evlerin tapusu veya hukuki hakları yok. Sadece Roman mahallesinde yaşamak bile başlı başına ayrımcılık sebebi. Sulukule gibi şehrin merkezinde kalan mahalleler kentsel dönüşüm kapsamına girdi. Oradaki Romanlar şehrin 42 kilometre dışındaki TOKİ evlerine yerleştirildi. Ama aidatları, faturaları ödeyemedikleri ve yaşam tarzına uyum sağlayamadıkları için hepsi oradan ayrıldı.”

Zirvede moderatörlüğü üstlenen Civil Rights Defenders’tan Sinan Gökçen, Türkiye’nin en fazla Roman nüfusuna sahip ülke olmasına rağmen azınlık yasasının olmamasına dikkat çekti:

“2005’ten bu yana Roman halkları için verilen mücadelenin içindeyim. Bu çalıştayı ilk yaptığımızda buraya sadece bir-iki Roman genç geliyordu. Ama şimdi gelebilecek yüzlerce genç var. Türkiye, Roman nüfusu en fazla olan ülke. Ancak bir azınlık yasası yok. Siz herhangi bir grubu tanımadığınızda onlara yönelik politika da üretemiyorsunuz.”

Zirvenin devamında Türkiye’den Roma Gradeuate Preparation Programı’na katılmaya hak kazanan Roman aktivist Elmas Köçkün konuştu. “Türkiye’de Roman gençlerin öncelikli olarak kimliğini bilmesi ve tanıması gerekiyor” diyen Köçkün, hem iktidarın hem de muhalefet partilerinin Romanlar’a yönelik programı olduğunu ancak bunun sahada hiçbir karşılığı bulunmadığını söyledi.

“Savaş değerleri yasası yeniden güncellenmeli”

Kosova’da geçmiş ile kurumsal anlamda yüzleşirken çatışma dönemlerinin (Yugoslavya iç savaşı) belgelendirilmesinin önemini vurgulayan Sakibe Jashari ise şöyle konuştu:

“Geçmişle yüzleşirken Sırplar ve Arnavutlar düşünülmüş ancak Romanlar ve diğer halklar düşünülmemiş. Adaletin sağlanması için savaş değerleri yasasının yeniden güncellenmesi gerekiyor. Ayrıca psikososyal destek çok önemli. Çatışma döneminde kadınlar cinsel şiddete maruz kaldı.”

Opre Roma Sırbistan temsilcisi Jelena Reljic, Roman gençlerinin, Roman haklarının yaşadığı acıları ve siyasi özgürleşme tarihini mutlaka öğrenmeleri gerektiğini söyledi:

“Roman gençliğe ‘Birey olarak kendinizi değiştirebilirsiniz’ deniyor. Roman toplumunda bu işlemez. Öncelikle Roman gençler olarak siyasi özgürleşme tarihimize bakmalıyız. 50 yıl önce bunun için ne yapıyorduk? Ona bakmalıyız. Ulusal marşımız ve bayrağımız olması için yapılanlara bakmalıyız. Şu anki Roman gençliği gelecek kuşaklar için geleceği oluşturuyor.”

Jelena Reljic

Kuzey Makedonya Bölgesel Roman Gençlik Eğitim Derneği’nden Mustafa Jakupov ise, “Kuzey Makedonya’da priz bulamadığı için çevrimiçi derslere katılamayan gençler vardı. Roman gençler haftada bir kez sinemaya gitmek istiyor. Ama toplu taşıma araçları onların yaşadığı mahalleden geçmiyor. Su yok, altyapı yok, elektrik yok. Güçlenme konusuna öncelikle sosyal açıdan bakmalıyız” dedi.

Son olarak Roman LGBTİ+’ların insan hakları üzerine söz alan Arnavutluk LGBTİ+ Ayrımcılığa Karşı İttifak Üyesi Xheni Karaj “Roman LGBTİ+’lar kimliklerini saklayarak kabul görmeye çalışıyor. Kendi anlatımımızı geliştirmek çok önemli. Öyküler toplumu ve zihinleri değiştirebilir. Yeni kuşakların elinde bizim başlattığımız mücadeleyi ileriye taşıma fırsatı olacak” diye konuştu.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus