Pınar Gültekin davası – ABD’den istenen telefon şifresi geldi, sanık Metin Avcı’nın iddialarının aksine şantaja dair bir görsel bulunmadı

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Üniversite öğrencisi Pınar Gültekin’in öldürülmesiyle ilgili biri tutuklu altı sanığın yargılandığı davanın sekizinci duruşması bugün (20 Aralık) Muğla 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapıldı. Duruşmadan önce açıklamada bulunan Gültekin ailesinin avukatı Rezan Epözdemir, Pınar Gültekin’in telefonuna erişim sağlamak için mahkemenin, Amerika Birleşik Devletleri’nden (ABD) istediği şifrenin mahkemeye ulaştığını ve sanık Cemal Metin Avcı’nın iddialarının aksine telefonda Avcı’ya ait, şantaja konu olan herhangi bir bilgi veya görsel bulunmadığını belirtti. Mahkeme, sanık Cemal Metin Avcı’nın tutukluluk halinin devamına, diğer sanıkların ise tutuksuz yargılanmasına karar verdi. Gelecek duruşma 24 Ocak 2022’de yapılacak.

Avukat Epözdemir: “Sanığın savunmaları çöktü

Pınar Gültekin’in öldürülmesiyle ilgili biri tutuklu altı sanığın yargılandığı davanın sekizinci duruşması bugün (20 Aralık) Muğla 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapıldı. Gültekin ailesinin avukatı Rezan Epözdemir duruşmadan önce şöyle konuştu:

“Tamamen profesyonelce işletilmiş bir süreçten bahsediyoruz. Cinayetin öncesi, cinayet anı ve sonrasını tasarlayan sanık ve ona yardımcı olunması suçundan bahsediyoruz. Soruşturma aşamasında sanık, ‘Evli olduğumu bildiği için benden para talep etti, şantajda bulundu o nedenle öldürdüm’ demişti. Kovuşturmada ise ‘Gayri ahlaki görüntümü video haline getirdi ve para talep etti o nedenle öldürdüm’ demişti. Mahkeme, bunun üzerine katledilen kadının özel hayatının, ailesinin onurunun belki şahsiyetinin tartışılır hale gelmesine sebebiyet verecek şekilde telefon ve maillerindeki video ve görüntülerin celbine karar vermişti. Her duruşma reddi hâkim istedik, ‘Bu yaptığınız yanlıştır’ dedik. Amerika Birleşik Devletleri’nden bir buçuk yılın sonunda cevap geldi. ABD yolladı, siber suçlar dökümünü yaptı. Tam olarak diyor ki, ‘Sanık Cemal Metin Avcı’ya ait herhangi bir bilgi veya görsel bulunmadığı anlaşılıyor.’ Dolayısıyla sanığın bütün savunmaları çökmüş oldu. Şantaja konu olan hiçbir görüntü ve mesaj yok.” 

Pınar Gültekin’in babası Sıddık Gültekin, “İfadeler alınmış, sorulacak her şey sorulmuş. Artık gerçekten Muğla’ya gelmek istemiyoruz. Her geldiğimde kızım gözümün önüne geliyor. Kalben ve ruhen çok yaralandık. Biz, bugün bir sonuç bekliyoruz ve adalet istiyoruz. Bundan sonra hiçbir kız çocuğu ölmesin, öldürülmesin. Annesini mahkemeye vermişler. Bir annenin doğal bir feryadı olabilir” dedi.

Pınar Gültekin’in annesi Şefika Gültekin de mahkeme heyetine “Söz bitti artık, adalet istiyoruz. Acılı bir ana olarak, adalet istiyorum. Onun şu ana kadar asılması lazım” diyerek seslendi.

“Müzekkere bir algının oluşmasına sebebiyet verdi”

Duruşmaya tutuklu sanık Cemal Metin Avcı ile tutuksuz sanık Mertcan Avcı, Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katıldı. Tutuksuz sanıklar Şükrü Gökhan Orhan, Selim Avcı ve Eda Karagül ile taraf avukatları ise salonda hazır bulundu. Tutuksuz sanıklardan Ayten Avcı ise rahatsızlığı gerekçesiyle duruşmaya katılmadı.

Sanık Cemal Metin Avcı

Mahkeme heyeti, ABD’ye yazılan müzekkere sonucu Pınar Gültekin’e ait cep telefonu şifrelerinin gönderildiğini, Muğla İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şubesi tarafından yapılan incelemede Cemal Metin Avcı ile ilgili video ve fotoğraf bulunmadığını açıkladı.

Avukat Rezan Epözdemir, duruşmadaki beyanında müzekkere yazılmasına dair itirazlarının reddedildiğini hatırlatarak, yargılamanın bir buçuk yıl uzatıldığını söyledi:

“Maktulenin özel hayatını ihlal edecek şekilde ABD’ye müzekkere yazıldı. Halbuki sanığın iddiaları çelişkiliydi. Buna rağmen mahkeme ABD’ye iki kez daha müzekkere yazdı. Biz de reddi hâkim istedik. Bu mahkemenin adalet dağıtmaktan uzak olduğu kanaatindeyiz. ‘Siz maktulenin özel hayatını yargılıyorsunuz’ dedik. Fakat mahkeme tarafından taleplerimiz reddedildi. Bu yargılama bir buçuk yıl sürüncemede kaldı. Bu müzekkere bir algının oluşmasına sebebiyet verdi.

Sanık Cemal Metin Avcı’ya ait bir görsel ve bilgi bulunmadığı söyleniyor. Herhangi bir video, yazışma yok. Bir buçuk yıl maktulenin hayatı kamuoyunda tartışıldı. Ailenin onuru, şerefi, haysiyeti ayaklar altına alındı. Mahkeme bunu ısrarla istedi. Biz bunu nasıl telafi edeceğiz? İnsanlar, ‘Bu kız acaba video çekti, para mı istedi?’ dedi. Biz bunu nasıl telafi edeceğiz? Bir buçuk yılda hiçbir belge, bilgi yok. Sanığın haksız tahrik savunmaları boşa çıktı.”

Baba Gültekin: “Sizden adalet bekliyorum”

Pınar Gültekin’in babası Sıddık Gültekin de “Her seferinde binlerce kilometre uzaktan geliyoruz. Baştan sona iftiralarla dolu, ezberletilmiş bir savunmadır. Bu iftiralar beni, akrabalarımızı yaraladı. Arkadaşlarımızın karşısına çıkamaz olduk. Sanki cani biziz, onlar masum. Sanki bunlar Muğla’yı yönetiyor. Ben kahroluyorum. Ben artık bu işi size bırakıyorum. Kendinizi benim yerime koyun artık beni anlayın. Sizden adalet bekliyorum” diye konuştu.

Cemal Metin Avcı: “Yazı eksik”

Cemal Metin Avcı’nın avukatı ise ABD’den gelen cevabın kendilerine göre eksik olduğunu söyledi. ABD’den diğer verilerin gönderilmesini, Gültekin ile Avcı arasındaki WhatsApp görüşmelerinin olup olmadığının sorulmasını istedi.

Cemal Metin Avcı’nın, “WhatsApp yazışmalarını istiyorum. Yazı eksik gelmiş. Avukat Rezan Epözdemir birkaç kez duruşmaya gelmedi, sanırım bazı şeyleri unuttu” demesi üzerine Epözdemir, “Sanık meseleyi kişiselleştiriyor” diye tepki gösterdi.

Cemal Metin Avcı savunmasına şöyle devam etti:

“Dosyada olmayan şeylerle suçlanıyorum. Gönderdiğim 8 bin 50 lira sadece kayıtlı olan. Ben 50 bin lira gönderdim. Benim gönderdiğim paranın haddi hesabı yok. En yakın arkadaşı bunu söylüyor. Ben iftira atmadım. Benim tehdit edildiğim, gönderdiğim paralar belli. Avukat Rezan Epözdemir şimdi televizyonlara çıkacak. Beni suçlayacak.”

Avcı’ya tepki gösteren Avukat Rezan Epözdemir, itirazlarına karşın mahkeme heyeti tarafından duruşma salonunun dışına çıkarıldı. Cemal Metin Avcı son olarak, “Ben medyanın gerçeği öğrenmesini istediğim için bunları söylüyorum. Ben buradan çıkıp açıklama yapamıyorum” diye konuştu.

Mahkeme, ABD ile WhatsApp Türkiye temsilciliğinden bilgi ve belgelerin istenmemesine, bu konuda yeniden müzekkere yazılmamasına karar verdi. Ayrıca, ABD’den gelen belgelere artık ihtiyaç duyulmadığı, kararın Adalet Bakanlığı aracılığıyla ilgili makamlara bildirileceği belirtildi. Mertcan Avcı’nın bir sonraki celsede duruşma salonuna gelmesine karar veren mahkeme, duruşmayı 24 Ocak 2022’ye erteledi.  

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus