DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan: ”Bu yolun sonu hiperenflasyondur”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, partisinin haftalık değerlendirme toplantısında konuştu. AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açıkladığı “Kur Korumalı Türk Lirası Vadeli Mevduat Uygulaması”nı değerlendiren Babacan, “Erdoğan mevduat sahiplerini kur artışı karşısında korumak için faiz artırım kararı almıştır ve aldığı kararın limiti de yoktur. 1970’lerde yapılan ve rahmetli Turgut Özal’ın şikayet ettiği, ‘Bu ülkeyi batırdı’ dediği uygulamaları 2021 yılında tekrar getiriyor. Bu yolun sonu hiperenflasyondur” dedi.

DEVA Partisi Genel Merkezi’nde düzenlediği toplantıda konuşan Babacan, dövize endeksli mevduat uygulamasını “Uygulamanın adını doğru koymak gerekir.  Uygulamanın ismi ‘ülkeyi torunlarına kadar borca batırma planı’dır. Erdoğan, ‘Döviz ne kadar artarsa o kadar vereceğim’ diyor ve devletin vatandaşından topladığı vergiler, kurdaki yükseliş karşılamak üzere mevduat sahiplerine aktarılacak” diyerek eleştirdi.

“Türk Lirası’na güvenceyi Amerikan dolarıyla vermek ülke ekonomisine güveni sağlamaz”

Kurda yaşanan düşüşü “yalancı bahar” olarak tanımlayan Babacan, yapısal ve kalıcı adımlar atılmadıktan, güven sağlanmadıktan sonra enflasyonun düşmesi ve Türk Lirası’nın istikrara kavuşmasının mümkün olmadığına dikkat çekti ve şöyle konuştu: “Türk Lirası’na güvenceyi Amerikan dolarıyla vermek ülke ekonomisine güveni sağlamaz. Tencereler, buzdolapları boşken, yalancı bahara aldanmak, Allah korusun, daha büyük felaketlere sebep olabilir.”

“Şapkadan 1970 model bir tavşan çıkarttılar”

Toplantıda Turgut Özal’ın ifadelerinin yer aldığı bir gazete kupürünü gösteren Babacan, “Şapkadan 1970 model bir tavşan çıkarttılar.1967’de DÇM (Dövize Çevrilebilir Mevduat) uygulaması başladığında kur 9 lira. Enflasyonu azdırıcı bir sürü yanlış uygulamalar var. 2002’de kur 1 milyon 700 bin liraya dayanıyor” dedi. Babacan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Döviz bürolarından düşük bir şekilde dövizi satan kim, alan kim?”

“Son birkaç gündür olanların günü geldiğinde detaylı şekilde bir denetimden geçirilmesi gerekiyor. Bankalar arası döviz kurunda bir rakam görünüyor fakat döviz bürolarının alış satış fiyatlarına bakıyoruz, bambaşka fiyatlar görünüyor. Piyasa ekranlarıyla sokaktaki döviz bürolarındaki kur arasında büyük farklar oluşmaya başladı. Ekrandaki döviz kurları neye göre, nasıl oluşuyor? Döviz bürolarından düşük bir şekilde dövizi satan kim, alan kim?

“Bu büyük aldatmacayı kim yapıyor, zamanı geldiğinde incelenecek”

Bir kamu bankası yeni alınan kararlarla ilgili reklam filmi yayınlıyor. Reklam filminin yayınlanması herhalde yarım günlük iş değil, hazırlığı gerekir. Hazırlığı bir süredir yapılıyormuş. Bu hazırlığı kim biliyordu? Bilenler bu sürede döviz aldılar mı, sattılar mı? Hisse senedi, tahvil piyasasında ne aldılar, ne sattılar? Hepsi karanlık. Şu anki iktidar zaten karanlıkta iş yapmayı seviyor. Bu büyük aldatmacayı kim, nasıl yapıyor, zamanı geldiğinde incelenecek.”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus