Jonathan Wilson, The Guardian’a yazdı: “Taraftarını arkasına alan Kamerun, Afrika Kupası’na müthiş bir atmosferde başladı”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Afrika Uluslar Kupası, koronavirüs salgını sebebiyle iki buçuk yıl ertelemeli olarak başladı. 9 Ocak 2022’deki santradan 6 Şubat 2022’deki final maçına kadar sayısız hikayeye sahne olması beklenen kupanın ev sahibi Kamerun Milli Futbol Takımı, turnuvanın da en büyük favorisi. Jonathan Wilson’ın The Guardian’a için kaleme aldığı “Relief and atmosphere as Cameroon open Africa Cup of Nations in style/Taraftarını arkasına alan Kamerun, Afrika Kupası’na müthiş bir atmosferde başladı” başlıklı yazısını Medyascope Spor Servisi‘nden Kubilayhan Kavrazlı çevirdi.

Afrika Uluslar Kupası, planlanandan iki buçuk yıl sonra düzenlendi fakat Yaounde’de (Kamerun’un başkenti) yaşayan çok az kişi bu durumdan rahatsızlık duydu. Ev sahibi Kamerun, Burkina Faso’ya karşı oynanan maçın ilk dakikalarında yenik duruma düştü. Ancak kaptanları Vincent Aboubakar’ın penaltıdan attığı iki gol ile rakibini mağlup edip Afrika Uluslar Kupası’na galibiyet ile başladı. Kamerun, böylelikle 1973 yılına kadar uzanan büyük turnuvalardaki yenilmezlik rekorunu da korumuş oldu. 

Burkina Faso galibiyeti, Kamerun’un Portekizli teknik direktörü Toni Conceiçao’yu gelecek adına cesaretlendirecek bir sonuç olmadı. Kamerun’un beş yıl önceki şampiyonluğunda finalde fileleri sarsan Vincent Aboubakar, dünkü maçta da formda gözüktü. Andre-Frank Zambo Anguissa, orta sahanın arka bölümünde tempoyu kontrol etti. Doping nedeniyle aldığı yasağın ardından beşinci maçına çıkan Andre Onana ise kalesinde ilk kez gol gördü. (Onana aslında talihsizlik yaşadı. Eşine verilen idrar söktürücüyü kendisinin kullandığı parasetamol ile karıştırdı.) Kalesinde gördüğü golde hata yapan Onana, ikinci yarının ilk dakikalarında kurtardığı şutta takımını oyunda tuttu. 

Kamerun’un Burkina Faso karşısındaki geri dönüşü, turnuvada iddialı şekilde devam edecek olması ve galibiyetini nispeten de olsa dolu tribünler önünde elde etmesi mutluluk vericiydi. Öyle ki seyirci konusu, Afrika Ulular Kupası’nın son organizasyonlarında problemliydi. Ev sahibinin sahada olmadığı maçlarda tribünler neredeyse boştu. Bu durumun ortaya çıkmasında yüksek bilet fiyatlarından erişilemeyen stadyumlara kadar sayısız neden var. Ancak en önemli neden maç kültürünün olmaması. 

Futbol, birçokları için televizyonda izlenen ve deneyimlenen bir spor. Premier Lig’i veya Şampiyonlar Ligi’ni evde veya bir barda izlemeye alışkın olan taraftarlar, Etiyopya’nın Yeşil Burun Adaları ile oynadığı maç için kilometrelerce mesafe katedip alışkınlıklarını değiştirmeyi tercih etmiyor.  

Ancak Kamerun’un bir futbol kültürü var ve oradaki seyirciler hem 2016’daki Afrika Kadınlar Uluslar Kupası’nda hem de 2020’deki yerel turnuvada çok renkli görüntülere imza attı. Öte yandan turnuva, koronavirüs kısıtlamaları nedeniyle tribünlerde yüzde 80 sınırıyla açıldı. Ancak bu duruma rağmen pazar günkü (9 Ocak) açılış seremonisi oldukça canlıydı. 

Kamerun, uzun bir aradan sonra yeniden Afrika Uluslar Kupası’na ev sahipliği yaptığı için büyük gurur yaşıyor. Öyle ki yarı finalde Kamerun’u eleyip finalde ise Mali’yi geçen Kongo’nun kazandığı turnuvanın üzerinden 50 yıl geçti. O dönemler çok daha farklıydı. Sadece sekiz takımdan oluşmaktaydı ve takımlarda Avrupa’da top koşturan sadece altı oyuncu yer almaktaydı. Şu anda ise 24 takımın bulunduğu turnuvada Avrupa başta olmak üzere ABD, Çin, Güney Kore, Hindistan, Katar ve Suudi Arabistan’dan 404 futbolcu yer alıyor.

Afrika, büyük bir yetenek ihracatçısı haline geldi ve bu ihracat, birçok futbolcunun en üst liglerde oynamasına sebebiyet verdi. Afrikalı futbolcuların başka liglerde forma giymesi ise turnuvanın planlanmasında bazı sıkıntılar yaratıyor. Ancak futbolcuların büyük çoğunluğu, Avrupa kulüplerinin oyuncularının Kamerun’a gitmesiyle ilgili tüm homurdanmalarına rağmen turnuvada yer almayı tercih etti. Ancak her zaman böyle olmadığını da akılda tutmakta fayda var.

Genişletilmiş grup aşaması, yani 24 takımın dörderli altı gruba bölünmesi, maç takvimini sıkıştırabilir. Ancak Avrupa Şampiyonası’nda olduğu gibi bu durum kaliteden çok turnuva formatının sorunu.

Öte yandan hâlâ hiçbir Afrika ülkesinin Dünya Kupası’nda çeyrek finali aşamamış olması, büyük bir hayal kırıklığı olarak dikkatleri çekiyor fakat orta sınıf takımlarında gelişim devam ediyor. 2013 Afrika Uluslar Kupası’nda ikinci olan Burkina Faso da bu gelişimin en güzel örneklerinden. Mart ayında grup aşamasını yenilgisiz tamamlamalarına rağmen Dünya Kupası eleme play-off’larını kaçırdıkları için hayal kırıklığı yaşadılar. Ancak gruplarında son Afrika şampiyonu Cezayir yer almaktaydı. Burkina Faso, her şeye rağmen geleceği parlak kadrosu ile 2026 Dünya Kupası’nda yer alacak gibi gözüküyor. Çünkü Dünya Kupası’nda 32 takım yerine 48 takım mücadele edecek. 

Kamou Malo’nun Burkina Faso’daki cesur 2-4-3-1 sistemi (yani, hücum eden beklere sahip 4-2-3-1), takımda büyük ölçüde oturdu. Burkina Faso, baskıyı kırmada sorun yaşamadı ve kontrataklarla pozisyon aradı. Öyle ki Gustavo Sangare, Onana’nın hatasından faydalanıp takımını öne geçirdiğinde Burkina Faso avantajı kapmış gibi görünüyordu. Ancak ilkinde Aston Villa’dan Bertrand Traore, ikincisinde ise Issoufou Dayo, ceza sahasında yaptıkları müdahaleler ile penaltılara sebebiyet verdi. Kamerun, ilk yarının bitmesine dakikalar kala Vincent Aboubakar’ın iki penaltıyı da gole çevirmesiyle öne geçti. 

Bu galibiyet, ev sahibini rahatlattı. Kamerun, şimdiden son 16’yı dört gözle beklemeye başlayabilir. Burkina Faso ise turnuvanın kalan bölümünde önemli bir tehdit olabileceğini gösterdi. 

Yazan: Jonathan Wilson

Çeviren: Kubilayhan Kavrazlı

Editör: Doğa Üründül

Kaynak: The Guardian

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus