Cumartesi Anneleri 879. haftasında Ayşenur Şimşek için adalet istedi

Cumartesi Anneleri, Galatasaray Meydanı’nın yasaklanmasının 180. haftasında, koronavirüs salgını nedeniyle sosyal medya hesabından açıklamada bulundu. 879. haftanın moderatörlüğünü İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Gözaltında Kayıplara Karşı Komisyon üyesi Besna Tosun yaptı. Bu haftanın basın açıklamasında gözaltında kaybedilen Ayşenur Şimşek için adalet istendi.

“Kardeşlerimizin, babalarımızın, çocuklarımızın katillerini tanıyoruz”

Ayşenur Şimşek’in kardeşi Fatma Şimşek, “Ayşenur bir devrimciydi. Yaşadığı toplum içinde gördüğü haksızlıklara, eşitsizliğe ve adaletsizliğe duyarsız kalmamış, halkın bu sorunlarına katkıda bulunmak için örgütlü mücadeleye katılmıştı. Daha güzel, daha adaletli, tüm gelir ve kaynakların eşit paylaşıldığı, insanların özgürce yaşadığı bir ülke kurmak için benim de yapabileceklerim var demişti. Halkın can ve mal güvenliğini sağlamakla görevli devlet, Ayşenur’u bu güzel düşüncelerinden ve bu amaçla verdiği emek ve mücadelesi yüzünden katletti. Onu katletmekle kalmayıp, biz onu yoğun bir şekilde ararken Ayşenur’u kimi kimsesi yok sayarak Ankara-Gölbaşı’na 50 kilometre uzakta kimsesizler mezarlığına defnetti” dedi.

“Kardeşlerimizin, babalarımızın, çocuklarımızın katillerini tanıyoruz” diyen Şimşek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Onları devlet-millet adına katledenleri ve katletme emirlerini verenleri biliyoruz. Bu emirleri verenlerin, devletin içinde, devleti koruma adına nasıl katil çetelerine dönüştüğünü biliyoruz. Asıl suçlu olan devletten mi bekliyoruz bu katil çetelerini cezalandırmasını? Evlatlarımızı katleden bu katil çetelerini kuran, oluşturan, sonra da ölüm listelerini imzalayan devletin ta kendisi değil mi? Bu katil çetelerinin mahkemelerde nasıl aklandığını veya birkaçına nasıl göstermelik cezalar verildiğini gördük. Ama bu halk, bu katil çetelerini hep mahkûm edecek ve haykıracak: Siz katilsiniz!”

Gözaltılar, işkenceler, ölüm tehditleri

879. haftanın basın açıklamasını Ayşenur Şimşek’in adını taşıyan yeğeni Ayşenur Demirok okudu. Demirok, teyzesinin kaybediliş öyküsünü şöyle anlattı:

“27 yaşındaki Ayşenur Şimşek Ankara’da yaşıyordu. 1990 yılında Hacettepe Eczacılık Fakültesi’nden mezun olduktan sonra eczacı olarak çalışmaya başladı. 1991 yılından itibaren de sağlık emekçilerinin örgütlenmesi çalışmalarının içinde yer aldı ve Sağlık -Sen Ankara Şubesi Kurucu Başkanı oldu. Yürüttüğü çalışmalar sırasında iki kez gözaltına alındı, ağır işkence gördü. Ailesini defalarca telefonla arayan kişiler, ‘Bu işleri bırakmazsa sonu kötü olur’ diye tehdit etti. Hakkında yakalama kararı çıkarılan Ayşenur Şimşek’in karakola çağrılan babasına ‘Kızınız teslim olsun yoksa onun için hiç iyi olmaz’ denildi. Bu yüzden eve gelemeyen Ayşenur, ailesi ile düzenli olarak haberleşmeyi sürdürdü. 24 Ocak 1995 tarihinden sonra Ayşenur ile  bağlantı kesildi.”

İşkencede öldürüldü, kimsesizler mezarlığına gömüldü

Emniyete, savcılığa ve İçişleri Bakanlığı’na başvuran aileye “Kızınız gözaltına alınmamıştır” denildiğini, tüm yasal girişimleri sonuçsuz kalan ailenin 21 Mart 1995’te basın açıklaması ile arama kampanyası başlattığını anlatan Demirok, şöyle devam etti:

“Kampanya devam ederken Milliyet gazetesinde bir haber yayımlandı. Kırıkkale Yolu üzerinde bulunan genç bir kadının cansız bedeninden söz eden bu haber üzerine Ayşenur’un izine ulaşıldı. 79 gün boyunca devletin ilgili tüm kurumlarına başvurmasına rağmen sonuç alamayan aile, kızlarının üç hafta boyunca morgda bekletildikten sonra ‘kimliği meçhul kişi’ olarak Kırıkkale Kimsesizler Mezarlığı’na defnedildiğini öğrendi. Bugüne kadar Ayşenur Şimşek’in gözaltında kaybedilmesi ve işkenceyle öldürülmesi ile ilgili etkin bir soruşturma yürütülmedi. Bu insanlığa karşı suçun failleri 27 yıldır cezasızlık zırhıyla korundu.”

“İnkar ve cezasızlık politikalarına son verin”

879. hafta açıklamasında Cumartesi Anneleri adına bir kez daha iktidara ve yargı makamlarına seslenen Demirok, sözlerini şöyle tamamladı:

“İnkâr ve cezasızlık politikalarına son verin. Ayşenur Şimşek’in kimler tarafından, kimlerin aldığı kararlar kapsamında, nasıl kaybedildiğini, nasıl katledildiğini öğrenmeye hakkımız var. Bu insanlığa karşı suçun tüm fail ve sorumlularını açığa çıkarma ve cezalandırma görevinizi yerine getirin. Kaç yıl geçerse geçsin Ayşenur Şimşek için, tüm kayıplarımız için adalet istemekten, devletin evrensel hukuk normları içinde hareket etmek zorunda olduğunu hatırlatmaktan, 180 haftadır bize yasaklanan kayıplarımızla buluşma mekânımız Galatasaray’dan vazgeçmeyeceğiz.”

Medyascope'a destek olun.

Sizleri iyi ve özgür gazeteciliğe destek olmaya çağırıyoruz.

Medyascope sizlerin sayesinde bağımsızlığını koruyor, sizlerin desteğiyle 50’den fazla çalışanı ile, Türkiye ve dünyada olup bitenleri sizlere aktarabiliyor. 

Bilgiye erişim ücretsiz olmalı. Bilgiye erişim eşit olmalı. Haberlerimiz herkese ulaşmalı. Bu yüzden bugün, Medyascope’a destek olmak için doğru zaman. İster az ister çok, her katkınız bizim için çok değerli. Bize destek olun, sizinle güçlenelim.

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus