İSTANBUL (Medyascope) – Cumartesi Anneleri / İnsanları bu haftaki buluşmalarında 1995 yılında bir hafta arayla kaybedilen Kasım ve Halil Alpsoy’un akıbetini sordu ve sorumluların ortaya çıkarılmasını istedi.
Haberin özeti
Bu özet yapay zekâ tarafından hazırlanmış ve editör tarafından kontrol edilmiştir.
- Cumartesi Anneleri bu hafta 1995 yılında kaybedilen Kasım ve Halil Alpsoy’un akıbetini sordu ve sorumluların ortaya çıkarılmasını istedi.
- Cumartesi Anneleri, Adalet Bakanlığı’nın oluşturduğu Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı’nın etkin çalışma gerekliliğine vurgu yaptı.
- Halil ve Kasım Alpsoy’un gözaltına alındıklarının inkâr edildiğini belirten Cumartesi Anneleri, etkili soruşturma taleplerini yineledi.
- Cumartesi Anneleri, adli süreçlerin hakikati ortaya çıkarmadığını ve sorumluları açığa çıkarmadığını belirterek, ağır insan hakları ihlallerine son verilmesi gerektiğini ifade etti.

Cumartesi Anneleri / İnsanları, Galatasaray Meydanı’ndaki 1103. buluşmalarında, bundan 32 yıl önce gözaltında kaybedilen Kasım ve Halil Alpsoy’un dosyasını kamuoyuyla paylaştı.
Adalet Bakanlığı bünyesinde Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı kurulduğunu hatırlatan Cumartesi Anneleri, Başkanlık çalışmalarının başta zorla kaybetmeler olmak üzere cezasız bırakılmış ağır insan hakları ihlallerini de kapsaması gerektiğine vurgu yaptı.
Bu birimin yalnızca dosya açan bir mekanizma olarak kalmaması gerektiğini; gerçeğin ortaya çıkarılmasını, faillerin belirlenmesini ve yargı önüne çıkarılmasını sağlayacak etkinlikte çalışması gerektiğini belirten Cumartesi Anneleri “Aksi halde cezasızlık, bu topraklarda fiili bir devlet pratiği olarak varlığını sürdürmeye devam edecektir” dedi.
Bir hafta arayla iki kayıp
Bu haftaki basın açıklamasını Zeynep Yıldız okudu. “Bugün, 32 yıldır hakikatin inkâr edildiği Kasım ve Halil Alpsoy için bir kez daha hakikat ve adalet talebimizi yükseltiyoruz” denen açıklamada yaşananlar şöyle aktarıldı:
“Halil Alpsoy, 12 Mayıs 1994 gecesi eşi ve 40 günlük bebeğiyle birlikte İstanbul Kanarya’daki evine dönerken, evinin önünde bekleyen polisler tarafından gözaltına alındı. Eşi karşı çıktığında polisler kimliklerini göstererek, ‘Merak etme, karakola kadar götürüyoruz. Yarım saat sonra gelir’ dediler. Halil Alpsoy beyaz bir Toros’a bindirilerek götürüldü ve bir daha geri dönmedi.
18 gün sonra, işkence nedeniyle tanınmayacak hale gelen bedeni Kırıkkale’de ormanlık bir alanda bulundu. Kardeşleri onu yalnızca elindeki çocukluk izinden teşhis edebildi.
Halil Alpsoy’un gözaltına alınmasından bir hafta sonra bu kez polisler, kuzeni Kasım Alpsoy’un Adana’daki evine baskın düzenledi. 30 yaşındaki Kasım Alpsoy, uzun namlulu silah taşıyan maskeli polisler tarafından 18 Mayıs 1994 sabahı gözaltına alınarak Adana İstihbarat Dairesi’ne götürüldü. Aynı günün akşamında serbest bırakıldı; ancak kimliğine el konuldu. Kendisine, ‘Yarın gel, kimliğini al’ denildi.
Eve döndüğünde işkence görmüş durumdaydı. Ertesi gün kimliğini almak için MİT binasına gitti. Yakını kapıda bekledi. Ancak Kasım Alpsoy o binadan bir daha çıkamadı.”
“Artık yeter, ağır ihlallere son verin”
Bugüne kadar Halil ve Kasım Alpsoy’un gözaltına alındıklarının inkâr edildiğini belirten Cumartesi Anneleri, ailelerinin tüm başvurularına rağmen etkili bir başvuru ve giderim yolu sağlanmadığına dikkat çekerek açıklamanın sonunda şu ifadelere yer verdi:
“AİHM içtihatlarına göre, hakikati ortaya çıkarmayan ve sorumluları açığa çıkarmayan adli süreçler etkili kabul edilemez.
Artık yeter. Başta Kasım ve Halil Alpsoy dosyası olmak üzere tüm gözaltında kaybetme dosyalarında, etkili soruşturma yürütülmeden verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararlarının yol açtığı ağır ihlallere son verin. Suçun sorumlularını ortaya çıkaracak ve cezalandıracak derinlikte, bağımsız ve tarafsız soruşturmalar, kovuşturmalar yürütün.
Kaç yıl geçerse geçsin, Kasım ve Halil Alpsoy için, tüm kayıplarımız için adalet talep etmekten; devletin evrensel hukuk normlarına uygun hareket etmek zorunda olduğunu hatırlatmaktan vazgeçmeyeceğiz.”








