Üç yıl hapis istemiyle yargılanan Fındıklı Belediye Başkanı Ercüment Çervatoğlu Medyascope’a konuştu: “300 yıl da ceza verseler halkımız için razıyız”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Rize’nin Fındıklı ilçesinde üç yıl önce düzenlenen festivalde çıkan olaylarla ilgili görülen davada, “kamu görevlisine karşı görevini yapmasını engellemek amacıyla cebir veya tehdit kullanma” suçlamasıyla üç yıl hapis istemiyle yargılanan CHP’li Fındıklı Belediye Başkanı Ercüment Şahin Çervatoğlu ve beş arkadaşı hakkında açılan davanın karar duruşması 25 Nisan’da Pazar Asliye Ceza Mahkemesi’nde yapılacak. Karar duruşması öncesi Çervatoğlu ile 2019 yılında yaşananları ve yargılama sürecini konuştuk.

Üç yıl hapis istemiyle yargılanan Ercüment Şahin Çervatoğlu, 31 Mart 2019 yerel seçimlerinde oyların yüzde 59,55’ini alarak Fındıklı Belediye Başkanı seçildi. Başkanlık görevine geldiği günden bu yana “meci” kültürüyle halkın yönetime katılımının önünü açtıklarını söyleyen Çervatoğlu, ulaşılmaz bir başkan olmadığını ve sokakta halktan biri olarak çalışmalarına devam ettiğini söyledi.

2019’da düzenlenen ve Trabzon’dan Yusufeli’ne kadar, on binlerce insanın katıldığı Viçe Festivali’nde yaşanan olaylar nedeniyle Fındıklı Belediye Başkanı Ercüment Şahin Çervatoğlu ve beş arkadaşının yargılandığı davanın karar duruşması gelecek pazartesi günü (25 Nisan) Pazar Asliye Ceza Mahkemesi’nde yapılacak.

Çervatoğlu: “Mağdurken suçlu olduk”

Karar duruşması öncesi Medyascope’a konuşan Çervatoğlu, başkanlığa seçildiği yıl düzenlenen festivalde yaşanan olayları anlattı. Mağdur iken sandık olduğunu belirten Çervatoğlu, festivalde yaşanan olayların provokasyon olduğunu düşünüyor:

“Dün İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında dört yıl hapis istenmesi ne anlama geliyorsa, bize açılan dava da o anlama geliyor. 2019 yılında ‘Viçefest’ başlığı altında ‘Yeşil Altın, Gümüş Deniz Festivali’ yaptık. O festivali sadece Fındıklı Belediyesi düzenlemedi. Bir komite vardı ve 45 kişi çalışıyordu. Ben de arkada güvenlik elemanıyım. Emniyet müdürümüz de o akşam sanatçılarımızla birlikte arkadaydı. Yaptığımız görüşmelerde polisin dışarıda olacağına karar verdik. Alanda iki genç arkadaşımız tartıştı. Tartışmaya bizim arkadaşlarımız müdahale etti, yatıştırdı ve gençleri dışarı çıkardılar. Hemen akabinde o gün görevli olmayan bir memur -sonra çağrılmış sanırım- içeri girerek gençlere müdahale etti. Gençler de kavga edenlerin kendilerinin olmadığını, kavga eden kişilerin çıkarıldığını söyledi. Buna rağmen o polis memuru, silahını çekti ve havaya ateş açtı. Ben bu olayı provokasyon olarak değerlendiriyorum. Bu konuda şikayette de bulunduk zaten. Yine bizim çalışan arkadaşlarımız çok profesyonel davrandılar. Ateş eden arkadaşı dışarı alıp emniyet görevlilerine teslim ettiler. Ben olay yerinde değilim, olaydan sonra gittim ve kitleyi sakinleştirdim.”

Festival bittikten sonra Çervatoğlu ve komiteden arkadaşları emniyete gitti ve suç duyurusunda bulundu. Ancak gece saatlerinde tekrar emniyete çağrılan Çervatoğlu, olayın tanığı değil, sanığı olduğunu öğrendi:

“Boş kovanlar geldi ve biz emniyete gittik ve emniyette suç duyurusunda bulunduk. Gece saat 04.00 gibi tekrar emniyete çağrıldık. Polise mukavemet suçundan ifade verdik. Yargılamada emniyet mensuplarına soruşturma izni verilmedi, ben ve beş arkadaşıma ‘kamu görevlisine karşı görevini yapmasını engellemek amacıyla cebir veya tehdit kullanma’ üç yıla kadar hapis ve hak mağduriyeti talebiyle dava açıldı. Mağdur iken sanık olduğumuz davanın karar aşamasına geldik.”

“300 yıl da ceza verseler halkımız için razıyız”

10 binlerce kişinin katıldığı bir festivalde polisin silah atmasının tehlikeli olduğunu söyleyen Çervatoğlu, asıl yargılanması gereken kişilerin infial yaratanlar olduğunu düşünüyor:

“Emniyet güçlerinin silah kullanması bu kadar kolay olmamalı. On binlerce insanın olduğu yerde bunu yapmamalısınız. Ceza alabilirim hiç sorun değil. 300 yıl da ceza verseler halkımız için razıyız. Bu ceza istenebiliyor ise verilebileceğini de düşünüyorum ancak hukukun var olduğunu düşünmek istiyoruz. Asıl yargılanması gerekenler havaya ateş açanların ve infial yaratmak isteyenlerin olduğunu düşünüyorum.”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope'a destek olun.

Sizleri iyi ve özgür gazeteciliğe destek olmaya çağırıyoruz.

Medyascope sizlerin sayesinde bağımsızlığını koruyor, sizlerin desteğiyle 50’den fazla çalışanı ile, Türkiye ve dünyada olup bitenleri sizlere aktarabiliyor. 

Bilgiye erişim ücretsiz olmalı. Bilgiye erişim eşit olmalı. Haberlerimiz herkese ulaşmalı. Bu yüzden bugün, Medyascope’a destek olmak için doğru zaman. İster az ister çok, her katkınız bizim için çok değerli. Bize destek olun, sizinle güçlenelim.

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus