Emine Uçak’la “Keje: Bir Gecede Büyümek” üzerine söyleşi: “Türkiye’deki çoğu çocuk hâlâ bir gecede büyüyor”

Gazeteci-Yazar Emine Uçak, “Keje: Bir Gecede Büyümek” kitabında 1990’lara giden süreçte Güneydoğu’da yaşananları ve insanların hayatındaki değişimi Güneydoğulu çocukların dilinden anlatıyor. Uçak, ilk olarak 2011’de yayımlanan ve geçen aylarda yeni basımı yapılan kitabını Medyascope yayınında anlattı.

“Keje: Bir Gecede Büyümek” kitabında 1990’lara giden süreçte Güneydoğu’da yaşananları Güneydoğulu çocukların ağzından aktaran Emine Uçak, kitaptaki öykülerin temasını şu sözlerle anlatıyor:

Keje’nin simgelediği şey, bir dönem büyük bir kırılmayla büyümek zorunda kalan bir neslin hikâyesi. Hatta sadece bir dönem için değil, hâlâ devam eden, hâlâ bütün hayatı bir gecede değişen veya büyüme süreci baltalanan çocukları simgeliyor diyebilirim. ‘Bir Gecede Büyümek’ bir metafor aslında, bu coğrafyada uzak olmadığımız bir metafor.” 

Yaşananlar neden çocukların dilinden aktarılıyor?

Keje’de yedi öykü var ve yedi öykünün tamamında anlatıcılar çocuk. Emine Uçak o dönemde yaşananları neden çocukların dilinden anlatmayı tercih ettiğini şöyle açıklıyor:

“Aslında bu bir seçimdi. Çünkü çok ağır bir dönemi ve aslında hâlâ da süren bir dönemi anlatıyorum. Ve bu dönem aslında herkesin kendisini bir yere konumlandırarak haklı veya haksız ayrımlarıyla veya taraflı bir bakış açısıyla ele alınan bir konu ama yaşanan süreç, o çatışmalı süreçler veya diğer bütün her şey bir tek taraftan bakmakla ya da tek bir bakış açısıyla anlamlandırılacak bir şey değil. Çocukları seçmemin sebebi, çocuklar haklı-haksız gibi ayrımlarla veya önyargılarla bakmıyor.” 

“Bütün hikâyelere bir şekilde tanık oldum”

Keje’de, çok farklı hayatlara sahip çocuklar, o süreçte yaşadıklarını anlatıyor. Uçak, hikayelerine odaklandığı çocukları seçerken nelere dikkat ettiğini şu sözlerle anlatıyor:

“Oradaki bütün hikâyeler, bir şekilde benim tanık olduğum ama olay mekanını ya da yaşını başka bir şekilde kurguladığım hikâyeler. Hem farklı yaşlardaki hem de farklı durumlardaki, farklı arka planlardaki çocukların kırılmalarına odaklanmaya çalıştım. Hem yaş olarak hem arka plan olarak her çocuğun etkilenme oranı da çok farklı. Maruz kaldıkları şey aynı olsa bile, ondan etkilenme oranı kişinin yaşadıkları, içinde bulunduğu durum, geçirdiği süreçler hep çok etkili oluyor.”

“Türkiye’deki çoğu çocuk bir gecede büyüyor”

Emine Uçak, 1990’larda yaşananların son bulmadığını, o dönemdeki birçok sorunun hâlâ yaşanmaya devam ettiğini vurguluyor: “Mesela hendekler döneminde bazı şeylerin nasıl değişmediğini gördük. Gündelik uygulamalarda görüyoruz. Bu zırhlı araçlarla hâlâ çocuklar öldürülüyor ya da çok farklı şeyler yaşanıyor. Dille ilgili bir bakıyorsunuz normalleşme sağlanıyor, bir bakıyorsunuz bir konser iptal ediliyor. Mesele sürekli devam ediyor.”  

Türkiye’de sadece Güneydoğu’da yaşayan çocukların değil, çoğu çocuğun bir gecede büyüdüğünü belirten Uçak, “Hâlâ mevsimlik tarım işçileri var, göçmen çocuklar var, şiddete uğrayan çocuklar var, yani biz bütün çocuklarımıza Türkiye’de hem barınma hem güvenlik hem eğitim anlamında tüm fırsatları sunamıyoruz” diyor. 

 

Medyascope'a destek olun.

Sizleri iyi ve özgür gazeteciliğe destek olmaya çağırıyoruz.

Medyascope sizlerin sayesinde bağımsızlığını koruyor, sizlerin desteğiyle 50’den fazla çalışanı ile, Türkiye ve dünyada olup bitenleri sizlere aktarabiliyor. 

Bilgiye erişim ücretsiz olmalı. Bilgiye erişim eşit olmalı. Haberlerimiz herkese ulaşmalı. Bu yüzden bugün, Medyascope’a destek olmak için doğru zaman. İster az ister çok, her katkınız bizim için çok değerli. Bize destek olun, sizinle güçlenelim.

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus