Cumhurbaşkanının aile hekimlerinin sözleşme feshini gerektiren nedenleri belirlemesini AYM anayasaya aykırı buldu: “Kanun yapma yetkisi devredilemez”

Danıştay 2. Dairesi, aile hekimlerinin sözleşme feshini gerektiren nedenlerin cumhurbaşkanının çıkaracağı yönetmelikle düzenlenmesinin anayasaya aykırı olduğu gerekçesiyle iptal edilmesi için mahkemeye başvurdu. Anayasa Mahkemesi (AYM) söz konusu düzenlemenin anayasaya aykırı olduğuna karar verdi fakat karar 2023 Mayıs ayında yürürlüğe girecek. Kararda, yürütmeye sınırsız, belirsiz, geniş bir düzenleme yetkisi tanınmasının, yasama yetkisinin devredilemezliği ilkesiyle de bağdaşmadığı kaydedildi. AYM, iptal kararını oybirliğiyle aldı.

Danıştay 2. Dairesi, Aile Hekimliği Kanunu’nun 8. maddesinde yer alan “… Sözleşmenin feshini gerektiren nedenler cumhurbaşkanınca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir” ibaresine, Anayasa’nın 7. 38. ve 128. maddelerine aykırı olduğu gerekçesiyle itiraz etti. İtiraz gerekçesinde, aile hekimleri ve aile sağlığı çalışanlarının kamu görevlisi statüsünde oldukları, hak ve yükümlülüklerinin kanunla düzenlenmesi gerektiği ve konuya ilişkin ayrıntıların yönetmeliğe bırakılması gerektiği hatırlatıldı. Disiplin cezalarının doğrudan yönetmelikle düzenlenmesinin suç ve cezaların kanuniliği ilkesiyle bağdaşmadığı kaydedildi.

“Kamu hizmetlerine girme hakkına sınırlama”

Mahkeme,  Anayasa’nın 70. maddesinde yer alan “Her Türk kamu hizmetlerine girme hakkına sahiptir” ibaresi ile kamu hizmetlerine girme hakkının güvence altına alındığını, bu hakkın kamu hizmetlerinde kalmayı da güvence altına aldığını vurguladı. AYM’nin kararında, Türk vatandaşı olan sağlık çalışanlarının sözleşmenin feshedilmesi suretiyle kamu hizmetinden çıkarılmasına cumhurbaşkanı yönetmeliği ile  karar verilmesinin, kamu hizmetlerine girme hakkına yönelik bir sınırlamaya yol açtığını belirtildi.

Anayasa’nın “Çalışmak herkesin hakkı ve ödevidir” maddesini hatırlatan mahkeme, Türk vatandaşı olmayan kişilerin de sağlık çalışanı olarak görevlendirilebilmesinin mümkün olduğunu, sözleşmenin feshini gerektiren nedenlerin yönetmelikle düzenlenmesinin Türk vatandaşı olmayan sağlık çalışanlarının çalışma hakkını da sınırladığını kaydetti. Yabancıların temel hak ve özgürlüklerinin ancak kanunla sınırlanacağı hatırlatılarak şu gerekçeler sıralandı:

“Kamu otoritelerinin keyfi uygulamalarına karşı koruyucu önlem”

“Buna göre temel hak ve özgürlükleri sınırlamaya yönelik bir kanuni düzenlemenin şeklen var olması yeterli olmayıp yasal kuralların keyfiliğe izin vermeyecek şekilde belirli ulaşılabilir ve öngörülebilir düzenlemeler niteliğinde olması gerekir.”

“Hukuk devletinde kanuni düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olması ayrıca kamu otoritelerinin keyfi uygulamalarına karşı koruyucu önlem içermesi gerekir. Kanunda bulunması gereken bu nitelikler hukuki güvenliğin sağlanması bakımından da zorunludur. Zira bu ilke hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerinde bu güven duygusunun zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar.”

“Yürütmeye sınırsız, belirsiz, geniş bir yetki tanınmış”

“….Kural, yaptırım konusu eylemleri belirlememek suretiyle ilgililerin hangi somut fiil ve olguya dayanılarak sözleşmelerinin feshedileceğini belirli bir açıklık ve kesinlikle öngörebilmelerine yasal çerçevede imkan tanımamaktadır.”

“…sözleşmenin feshini gerektiren nedenlere ilişkin genel ilkeler ortaya konulup kanuni çerçeve çizilmemiş, konunun bütün ayrıntılarıyla düzenlenmesi yönetmeliğe bırakılmak suretiyle yürütmeye sınırsız, belirsiz, geniş bir düzenleme yetkisi tanınmıştır bu itibarla kamu hizmetlerine girme ve çalışma hakkına sınırlama getiren kuralın belirli ulaşılabilir ve öngörülebilir nitelikte olmadığı ve bu yönüyle kanunilik şartını taşımadığı anlaşılmaktadır.”

“Yasama yetkisinin devredilmezliği ilkesine aykırılık”

“Yasama yetkisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne ait olması ve bu yetkinin devredilememesi, kuvvetler ayrılığı ilkesinin bir gereğidir…. Madde gerekçesinden de anlaşılacağı üzere yasama yetkisinin devredilemezliği esasen kanun koyma yetkisinin TBMM dışında başka bir organca kullanılamaması anlamına gelmektedir. Anayasa’nın 7. maddesi ile yasaklanan kanun yapma yetkisinin devredilmesidir.”

“Anayasada kanunla düzenlenmesi öngörülen konularda genel ifadelerle yürütme organına düzenleme yapma yetkisi verilmesi yasama yetkisinin devredilmezliği ilkesine aykırılık oluşturabilmektedir. Bu nedenle Anayasa’da yer alan temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılması, vergi ve benzeri mali yükümlülüklerin konması ve memurların atanması, özlük hakları gibi münhasıran kanunla düzenlenmesi öngörülen konularda kanunun temel esasları, ilkeleri ve çerçeveyi belirlemiş olması gerekmektedir. Anayasa koyucunun açıkça kanunla düzenlenmesini öngördüğü konularda yasama organının temel kuralları saptadıktan sonra uzmanlık ve idare tekniğine ilişkin hususları yürütmenin türevsel nitelikteki işlemlerine bırakması, yasama yetkisinin devri olarak yorumlanamaz.”

“Sözleşmenin feshini gerektiren nedenler ortaya koyulmamış”

“Kuralda, Anayasa’nın kanunla düzenlenmesini öngördüğü ve temel hakların sınırlandırılmasına ilişkin olan aile hekimi ve aile sağlığı çalışanlarının sözleşmelerin feshini gerektiren nedenlere ilişkin olarak genel ilkeler ortaya konulmadan, kanuni çerçeve çizilmeden, sözleşmenin fesini gerektiren durumlar genel hatlarıyla da olsa belirlenmeden, ilgili hususların tamamının düzenlenmesinin yönetmeliğe bırakılması suretiyle yürütmeye sınırsız, belirsiz, geniş bir düzenleme yetkisi tanınmıştır. Bu itibarla kural, yasama yetkisinin devredilmezliği ilkesiyle de bağdaşmamaktadır”

“Açıklanan nedenlerle kural Anayasa’nın 7. 13. 49. ve 70. maddelerine aykırıdır iptali gerekir.”

Dokuz ay sonra yürürlüğe girecek

Kararda Anayasa’nın ilgili maddesi hatırlatılarak iptal kararlarının Resmi Gazete’de yayımlandığı tarihte yürürlükten kalktığı fakat gereken hallerde AYM’nin iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabileceği kaydedildi. Söz konusu ibarenin iptal edilmesinin hukuksal boşluk doğuracağı ve bu boşluğun kamu yararını ihlal edecek nitelikte görülmesi gerekçe gösterildi. Kararın Resmi Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine oybirliğiyle karar verildi.

Medyascope'a destek olun.

Sizleri iyi ve özgür gazeteciliğe destek olmaya çağırıyoruz.

Medyascope sizlerin sayesinde bağımsızlığını koruyor, sizlerin desteğiyle 50’den fazla çalışanı ile, Türkiye ve dünyada olup bitenleri sizlere aktarabiliyor. 

Bilgiye erişim ücretsiz olmalı. Bilgiye erişim eşit olmalı. Haberlerimiz herkese ulaşmalı. Bu yüzden bugün, Medyascope’a destek olmak için doğru zaman. İster az ister çok, her katkınız bizim için çok değerli. Bize destek olun, sizinle güçlenelim.

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus