“Hayat Seni Çok Seviyorum” oyunu sahnede | Yönetmen Kemal Aydoğan: “İlhan Sami Çomak tutsaklıktan kurtulana kadar oynayacağız”

Yazar ve şair İlhan Sami Çomak’ın hayatı, kendi kaleminden “Hayat Seni Çok Seviyorum” adıyla sahneye taşındı. 28 yıldır tutsak olan Çomak’ın hayatını anlatan “Hayat Seni Çok Seviyorum”, prömiyerini 8 Eylül’de Moda Sahnesi’nde yaptı. Müzisyen Ali Tekbaş ve Gülseven Medar’ın sahnede yer aldığı oyunun yönetmenliğini Kemal Aydoğan üstleniyor. Moda Sahnesi’nde sezonun ilk oyunu olan “Hayat Seni Çok Seviyorum”u Kemal Aydoğan, Ali Tekbaş ve Gülseven Medar ile konuştuk. 

Kamera & Kurgu: Edanur Tanış

Moda Sahnesi yeni tiyatro sezonunu şair ve yazar İlhan Sami Çomak’ın kaleme aldığı “Hayat Seni Çok Seviyorum” oyunu ile açtı. İlhan Sami’nin çocukluğunu, gençliğini ve tutukluluğunu yalın bir dille anlatan oyun, kilamlar ve türkülerle besleniyor. Kemal Aydoğan’ın yönetmenliğinde sahnelenen oyunda, İlhan Sami’yi müzisyen Ali Tekbaş ve Gülseven Medar izleyiciyle buluşturuyor. 

Prömiyerini 8 Eylül’de yapan oyunu izlemeye gelenler arasında İlhan Sami’nin ailesi ve Başak Demirtaş da vardı. İzleyicilerin yoğun ilgi gösterdiği oyunun sonunda İlhan Sami’nin sesli mesajı izleyicilerle paylaşıldı. İlhan Sami, “İlkin varlığıyla sonra ölümüyle beni besleyen hâlâ yasını bitiremediğim kardeşimin mezarını ziyaret edeceğim. Ağlayacağım, orada doya doya ağlayacağım. O yüzden kimse varmasın yanıma. Sonra göğe bakacağım. Etrafındaki diğer mezarlara” dedi. 

İlhan Sami Çomak’ı hem bir şair olarak hem de adaletsizliğe uğramış bir tutsak olarak takip ettiğini dile getiren yönetmen Kemal Aydoğan, “Bu adaletsizlik hakkında, bunu görünür kılmak için bir oyun yapmak istiyordum. İlhan Sami oyun yazmak ister mi acaba diye İpek Özel, İlhan Sami’ye iletti. İlhan Sami kabul etti. Biz burada elektrik açıldı, elektrik kesildi derken bir tarafından da ‘Karınca Yuvasını Dağıtmamak’ kitabı üzerinden ‘Hayat Seni Çok Seviyorum’ oyununu hazırlıyorduk” diye konuştu.  

İlhan Sami, adalet onu öyle göstermeye çalışsa da terörist değil”

İlhan Sami’nin yaşadığı gibi adaletsizliklerin sadece belli insanların başına geldiğini ve nüfusun büyük çoğunluğunun ilgisiz kaldığını belirten Aydoğan, “Galiba şöyle de oluyor: Bir şey yapmasalar cezalandırılmazlar gibi bir inanca sahip oluyorlar. Oysa anlıyoruz ki İlhan Sami özelinde, suçsuz yere 28 yıldır içeride, devlet suçlandığı suçların delilini bulamıyor ve ispat edemiyor. Dolayısıyla İlhan Sami suçsuz, adalet onu öyle göstermeye çalışsa da terörist değil” diye ekledi.  

Prömiyerden sonra İlhan Sami’ye mektup yazıp yaşananları anlattığını dile getiren Aydoğan, şöyle devam etti: “İlhan Sami yaşadığı bu adaletsizliğin bir de tiyatro aracılığıyla insanlara aktarılıyor olmasından mutlu. Sadece birlikte şarap içemediğimiz için biraz hüzünlü. Az kaldı, birlikte bu sahneden oyunu kutlayıp kadehlerimizi özgürlüğe kaldıracağız. Biz ‘Hayat Seni Çok Seviyorum’ oyununu İlhan Sami tutsaklıktan kurtulana kadar oynayacağız, en az o kadar sürdüreceğiz.”  

“En çok da kendini özgürleştirmiş bir karakteri oynamaya çalıştık”

Oyunun genel olarak hikaye anlatıcılığı üzerinden gittiğini belirten Gülseven Medar, “Oyunda bir karakteri canlandıran kadın ve erkek iki kişi var. Bu da insanın içerisindeki eril ve dişil dengeye atıfta bulunan bir şey. Bazen bazı noktalarda ayrışan, bütünleşen, kendi içinde çelişki yaşayan, mutluluğu, acısını, öfkesini yaşayan ama en çok da kendini özgürleştirmiş bir karakteri oynamaya çalıştık” diye konuştu.  

Gülseven oyunun müzikli bir oyun olduğunu söylerken Ali Tekbaş araya girdi: “Hepten bir müzikal gibi düşünmemek lazım. İnsanlar buraya geldiğinde böyle konser havasında bir oyun izlemeyecekler. Müzik bence oradan geçerken oyuna uğramış ve ufak bir dinlenip yoluna devam etmiş.” 

“Bizim hayatımız iki dilli”

Kürtçe ve Türkçe iki dilli bir oyun oynamanın nasıl bir deneyim olduğunu sorduğumuz Ali Tekbaş, “Aslında bizim hayatımız iki dilli. Kemal abi bu metni yolladığında dil konusunda problem yaşadığımı söyledim. Biz bu iki dilliliği hayatımızda yaşıyoruz. Bazen üstesinden geliyoruz bu zorlukların ama bir mesele var ve bu meseleyi bozuk bir dille de olsa da aktartmak gerektiğini anladım” diye yanıt verdi.

İlhan Sami Çomak kimdir?

İlhan Sami Çomak, 1994 yılında İstanbul Üniversitesi’nde öğrenciyken, işkenceler gördüğü bir gözaltı sürecinden sonra örgüt üyeliğinden tutuklandı. İdama mahkûm edildi ancak idam cezası kalkınca aldığı ceza müebbet hapse çevrildi. AİHM, 2007’de İlhan Sami Çomak’ın yeniden yargılanmasına hükmetti. Yeniden yargılama 2013’te başladı. Ancak bu dava da Çomak’ın aleyhine sonuçlandı. 

Medyascope'a destek olun.

Sizleri iyi ve özgür gazeteciliğe destek olmaya çağırıyoruz.

Medyascope sizlerin sayesinde bağımsızlığını koruyor, sizlerin desteğiyle 50’den fazla çalışanı ile, Türkiye ve dünyada olup bitenleri sizlere aktarabiliyor. 

Bilgiye erişim ücretsiz olmalı. Bilgiye erişim eşit olmalı. Haberlerimiz herkese ulaşmalı. Bu yüzden bugün, Medyascope’a destek olmak için doğru zaman. İster az ister çok, her katkınız bizim için çok değerli. Bize destek olun, sizinle güçlenelim.

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus