Merkez Bankası, politika faizini yüzde 10,5’e indirdi | Prof. Dr. Mustafa Durmuş: “Seçim için gemileri yaktılar”

Merkez Bankası, politika faizini yüzde 10,5’e indirdi. Ağustos ayından bu yana üçüncü faiz indirimi, AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Temennim yıl sonuna kadar tek haneli faiz” demesinin ardından geldi. Yedi ay boyunca yüzde 14’te sabit tutulan politika faizi, üç ayda 350 baz puan indirildi ve bugün yüzde 10,5 oldu. Faiz indirimlerini Medyascope için değerlendiren Prof. Dr. Mustafa Durmuş, “Seçim için tüm gemileri yakmış gibi görünüyorlar. Gevşek para ve maliye politikası uygulamak enflasyonu patlatacak, enflasyon da çok can yakıcı bir biçimde, en fazla yoksulları etkileyecek, daha da yoksullaştıracak. Bu, emek karşıtı bir karardır” diye konuştu.

Merkez Bankası (MB) bugün (20 Ekim) faizi 150 baz puan düşürerek, yüzde 12’den yüzde 10,5’e indirdi. Ağustos ve eylül aylarında 100’er baz puanlık faiz indirimlerinin ardından, AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, indirimlerin devam edeceğini söylemişti. MB bağımsızlığının ortadan kaldırıldığı yorumları yapılırken, 28 Eylül’de katıldığı televizyon programında Erdoğan, “Ben enflasyondan önce faize bakıyorum. Faizi yüzde 12’ye indirdik. Artık yukarı çıkma yok, daha aşağı inecek. Temennim odur ki yıl sonuna faizi tek haneli rakama indirmeliyiz” diye konuşmuştu. 

Erdoğan “Faiz tek hanelere inecek” dedi | Eski MB Başkanı Durmuş Yılmaz: “Malum teoriyi ispat ettik diyecekler” 

Erdoğan’ın bu sözlerinden sonra, ilk Para Politikası Kurulu (PPK) kararıyla faiz 150 baz puan indirilirken, kararda “Kurul, takip eden toplantıda da benzer bir adım atıldıktan sonra faiz indirim döngüsünün sona erdirilmesini gündeme almıştır” ifadeleri yer aldı.

MB’nin önceki faiz indirimlerinde hızla tepki gösteren dolar kuru, bugün durgun. Dolarda önceki hareketliliğin olmamasını kimi iktisatçılar, piyasaların MB’nin faiz indirimine duyarsızlaşması olarak yorumlarken, kimisi MB’nin dolar müdahaleleri ve döviz girişleriyle açıklıyor. 

23 Eylül 2021’den, 22 Eylül 2022’ye – Faiz indirimlerinin gölgesinde Türkiye ekonomisi

“Enflasyon pahasına, 416 milyar TL harcama yapacaklar”

Medyascope’a konuşan Prof. Dr. Mustafa Durmuş, iktidarın seçime canlı bir ekonomiyle girmek için faiz indirdiğini vurguladı. Gevşek para ve maliye politikaları uygulandığını hatırlatan Durmuş, şöyle konuştu: 

Para politikası aracı olarak faizi düşürerek, piyasada likidite bolluğu sağlamak, kredi kullanımını yaygınlaştırmak, toplam talep hacmini büyütmek, böylece tüketimi de harcamaları da artırarak ekonomiyi büyütmek gibi bir yol seçiyorlar. Bunun tamamlayıcısı olarak, gevşek maliye politikası da uyguluyorlar. Orta Vadeli Program’da (OVP) 2022 yıl sonu bütçe açığı 461 milyar TL olarak yazıldı. Şu ana kadar, Ocak-Eylül arasında verilen bütçe açığı 45,5 milyar TL. Yani ekimden itibaren, 416 milyar TL civarında açık vermeyi planlıyorlar. Bu ne demektir? Enflasyon pahasına, bu kadar harcama yapacaklar. Gevşek para ve maliye politikasının otomatik sonucu enflasyonun çok yüksek bir oranda artması.

“Ekonomik canlılık değil, ekonomik istikrarsızlık”

OVP’de belirtilen 2022 için yüzde 65 ve 2023 için yüzde 25 enflasyon hedeflerinin tutturulmasının mümkün olmadığını belirten Durmuş, “Enflasyonu tasa etmiyorlar çünkü seçim sürecindeler. Kendi seçmenini yanına çekebilmek, kredi dağıtmak, sanal da olsa bir canlılık yaratabilmek ve ‘Biz her şeyi çözüyoruz, ekonomiyi de büyütüyoruz’ havasını verebilmek için bunu yapacaklar” diye konuştu. AKP’nin seçime giderken ellerindeki bütün araçları kullanmak istediğini vurgulayan Durmuş, şunları söyledi: 

Seçim için tüm gemileri yakmış gibi görünüyorlar. Gemiler derken, çok yüksek enflasyondan ve istikrarsızlıktan bahsediyorum. Ekonomi büyür mü? Normalde, enflasyonla büyüme dediğimiz bir büyüme olur. Ama sizin enflasyonunuz resmi olarak yüzde 84, gayri resmi olarak yüzde 100’ün üzerindeyse ekonominiz büyümez. Çünkü burada ekonomik canlılıktan ziyade, ekonomik istikrarsızlık ön plana çıkar. Enflasyon, fiyatların alınıp verilememesi, sözleşmelerin yapılamaması, fiyat mekanizmasının da çökmesi anlamına geliyor. Bu nedenle yatırımların yapılmayacağı çok açık, tüketim harcamaları belirsiz.” 

“Faizi düşürmek, emek karşıtı bir karardır”

Faiz-enflasyon ilişkisine dair anlattıklarını, anaakım iktisatçıların da söylediğini ancak kendisinin bir sosyalist olarak emek perspektifinden baktığını vurgulayan Durmuş, “Bu perspektif şunu söylüyor, yüksek faiz zararlıdır ama yüksek faiz kadar, verili koşullarda enflasyon da zararlıdır. Çünkü enflasyon artık bir yaşam maliyeti krizine dönüşmüş durumda. O yüzden de, emekçiler, ciddi bir şekilde enflasyonun altında eziliyorlar ve daha çabuk yoksullaşıyorlar” diye konuştu. 

2023 yılı için asgari ücrete önemli bir zam beklendiğini söyleyen Durmuş, zamlı asgari ücretlerin de yüksek enflasyon karşısında kısa sürede eriyeceğine dikkat çekti. Durmuş, “Emek perspektifinden bakıldığında faiz oranlarını düşürmek, gevşek para ve maliye politikası uygulamak, enflasyonu patlatacak, enflasyon da çok can yakıcı bir biçimde, en fazla yoksulları etkileyecek, daha da yoksullaştıracak. Bu alınan karar, emek karşıtı bir karardır” dedi. Durmuş, enflasyonun yüzde 5-6 düzeyinde olduğu bir ekonomide faiz indirimi için aynı yorumu yapmayacağını, verili koşullara göre değerlendirdiğini vurguladı.

“Enflasyon vergisi alıyorlar”

Enflasyon ne kadar yüksek olursa, TL’nin o kadar değer kaybettiğini belirten Durmuş, “Bu aslında dolaylı bir biçimde halkın parasının ellerinden alınıp iktidara aktarılması anlamına geliyor. Artık enflasyon vergisi alıyorlar. Bu da bir yoksullaştırma, mülksüzleştirme biçimi” dedi.

“AKP’nin seçim hesabı tutmaz”

Durmuş, AKP’nin seçim hesabının tutmayacağını söylerken, iktidarın doları 18,5 TL seviyesinde tutma gayreti olduğuna dikkat çekerek, dövizin artmasını engelleyerek, ekonomide yaratacakları küçük bir canlanma ile sermaye ilişkileri bağlamındaki tabanlarını tutabileceğini belirtti. Doları tutabilmek için döviz girişi olması gerektiğini söyleyen Durmuş, “Ödemeler dengesinde, net hata ve noksan 28 milyar TL, 40 milyar TL’ye varan cari açığın yüzde 72’sine geliyor. Net hata ve noksanın ağırlıklı olarak Rusya kanallı olduğu anlaşılıyor. Diğer kaynaklar da, kendi paralarını dışarıdan getirip götürmeleri, çeşitli aflar ya da Körfez sermayesi dediğimiz sermaye” diye konuştu.

İktidarın döviz akışını sürdürerek doları tutması hakkında Durmuş, “Bu, meselenin daha da kötüleşmesini belki önleyebilir ama kötüyü ortadan kaldırmaz. Eğer doları bu seviyede tutamazlarsa, para girişini sağlayamazlarsa yüksek enflasyon doların da patlamasıyla sonuçlanır” dedi. Doların yıl sonunda OVP’de öngörülen 21 TL düzeyinin üzerine çıkması durumunda olabilecekleri Durmuş, “Ekonomiyi büyütmek bir yana, çok ciddi bir krizle karşı karşıya bırakır. Hem döviz krizi hem de piyasalarda çok ciddi çalkantılar söz konusu olabilir, iflaslar artmaya başlar. Böyle bir tablo içerisinde, bunların AKP için seçimi almayı garanti etmeyeceğini düşünüyorum” diye anlattı.

İktisadi faktörlerin üzerinde duran Durmuş, “Sansür yasası, baskılar, HDP’ye kapatma davası gibi başka siyasal oyunlar seçimin aritmetiğini tabii ki çok etkiliyor. Ama seçim sürecinde Türkiye’yi, iktisadi olarak daha rahat bir döneme götüremeyecekler” dedi.

Medyascope'a destek olun.

Sizleri iyi ve özgür gazeteciliğe destek olmaya çağırıyoruz.

Medyascope sizlerin sayesinde bağımsızlığını koruyor, sizlerin desteğiyle 50’den fazla çalışanı ile, Türkiye ve dünyada olup bitenleri sizlere aktarabiliyor. 

Bilgiye erişim ücretsiz olmalı. Bilgiye erişim eşit olmalı. Haberlerimiz herkese ulaşmalı. Bu yüzden bugün, Medyascope’a destek olmak için doğru zaman. İster az ister çok, her katkınız bizim için çok değerli. Bize destek olun, sizinle güçlenelim.

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus