Rusya uzmanı Dr. Habibe Özdal: “Putin’e ‘Türkiye’de kimin iktidara gelmesini istersiniz?’ diye sorulduğunda elbette Erdoğan der”

Rusya lideri Vladimir Putin’in Türkiye’nin bir “gaz merkezi” olma hayaline dair yaptığı açıklama, Akkuyu Nükleer Santrali üzerinden Türkiye’ye gönderilen paralar, Akkuyu projesi tamamlanmamışken bir de Sinop’da başka bir nükleer santral inşası, Rus oligarkların Türkiye’deki varlıkları derken kamuoyunda şu tartışmalar hiç olmadığı kadar konuşuluyor: “Putin, Erdoğan’ın iktidarda kalmasını istiyor, bu yüzden Türkiye’deki seçimlere müdahale edecek.” Peki gerçekten böyle bir ihtimal var mı? İstanbul Okan Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi, Rusya uzmanı Dr. Habibe Özdal’a sordum.

“Putin, alternatifler arasında Erdoğan’ın iktidarda kalmasını ister”

Putin’e “Türkiye’de kimin iktidara gelmesini istersiniz?” diye sorulduğunda elbette AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı destekleyeceğini ve bunun sürpriz olmadığını vurgulayan Dr. Özdal, “Türk-Rus ilişkilerinin bugünü ortak bir Putin-Erdoğan projesidir” dedi.

Türkiye’de cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçilmesi ve böylece gücün tek bir kişide toplanmasıyla Ankara ile Moskova arasında liderden lidere ilişkilerin kuvvetlendiğini vurgulayan Özdal, kurumsallığın geride kaldığını hatırlattı. 24 Kasım 2015’teki uçak düşürme hadisesini hatırlatan Özdal, “Kurumsallaşma eksikliğiyle iki ülke arasındaki bazı krizler öngörülemedi, yönetilemedi” diye konuştu.

“‘Bunlar bir seçim yatırımı mı?’ sorusuna evet diyebiliriz”

Liderden lidere devam eden ilişkilerin Putin’in Rusyası tarafından “pek ve çok iyi” olacağını belirten Özdal şöyle konuştu:

“Seçime giden süreçte tabii ki Rusya’nın Türkiye’deki siyaset yapıcılara verdiği desteği başkaca şekillerde görebiliriz. Örneğin, doğalgaz faturalarının ertelenmesi talebinde bulunuyoruz. Ve bunun kabul edilmesi gündemde. Örneğin Türkiye’nin uzun zamandır hayalini kurduğu ‘hub ülke’ olma konusunu Putin gündeme getirdi. Bunların ne kadar ciddi ve gerçekçi teklifler olduğunu ya da Erdoğan’a verilen destek olduğunu önümüzdeki süreçte göreceğiz.

Rusya için Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın devam etmesi ilişkilerdeki kazanılmış hakların Rusya lehine sürdürülebilmesi için gerekli. Olası bir iktidar değişikliğinde karar alım süreçleri ya da imzalanacak anlaşmaların getirileri/götürüleri belki daha başka gözlemlenebilir. Putin, Rusya’nın lehine gördüğü kazanımlarını bu kadar kolay elde edemeyebilir. ‘Bunlar bir seçim yatırımı mı?’ sorusuna rahatlıkla evet diyebiliriz, bu da hiç şaşırtıcı olmaz.”

Rusya seçimlere sosyal medya yoluyla müdahale eder mi?

Rusya’nın 2016’da Amerikan seçimlerine yaptığı müdahaleyi hatırlattığımda ve buna benzer bir müdahaleyi Türkiye’de yapar mı diye sorduğumda Dr. Özdal şu yanıtı verdi:

“Moskova’ya böyle bir soru sorduğunuzda gelen cevap belli: ‘Ne münasebet. Neden Rusya başka ülkelerin seçimlerine müdahale etmiş olsun?’ Fakat çeşitli şekillerde bu da karşımıza çıkabilir. Cambridge Analytica bunun bir örneğiydi. Enformasyon alanındaki mücadele devletlerin kıyasıya rekabet ettiği alanlardan biri. Dolayısıyla Rusya’nın da bu faaliyetlerine hem ABD’de hem Türkiye’de hem de Avrupa’da dört koldan devam ettiği konusunda şüphe yok.”

Özdal, seçim sürecinde sosyal medya, geleneksel medya, basın-yayın ve Rusya’nın Türkiye’de faaliyet gösteren iletişim kanallarından bol miktarda hem Türk-Rus ilişkilerini hem de Türkiye’nin uluslararası alanda saygınlığını ve prestijini ortaya koyan haberleri görebileceğimizi söyledi. Özdal, sosyal medyada kaynağı belirsiz haberlerin de daha fazla çıkacağına vurgu yaptı.

Türkiye dengeli politikasını daha ne kadar devam ettirebilir?

Rusya’nın Ukrayna’ya açtığı savaşın ardından Türkiye, hem Kiev ile hem de Moskova ile ilişkileri iyi olan bir ülke olarak, iki ülke arasında “dengeli bir politika” izlemeye başladı. Bu sürede başta Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve Batılı ülkeler, Moskova’ya yaptırım uygulama kararı aldılar fakat Türkiye bu yaptırımlara katılmadı. Ankara bir yandan Kiev’e Baykar Teknoloji tarafından üretilen Bayraktar TB2 silahlı insansız hava araçlarını satıyor ve bu SİHA’lar Rus birliklerine saldırılarda önemli bir rol oynuyor. Diğer yandan Ankara ile Moskova arasındaki ticaret hacmi, savaşın başladığı günden bu yana giderek artıyor. Savaşın gidişatını ve sahadaki durumu değerlendiren Özdal, “Sahada gördüğümüz şeyler müzakere açısından çok olumlu değil. Tünelin sonunda bir ışık göremiyoruz. Tarafları müzakere masasına iten şeyler görmemiz gerek, fakat göremiyoruz. Türkiye’nin bu noktada izlediği dengeli siyasetin devamı da savaşın gidişatına bağlı” diye konuştu.

Özdal, Türkiye’nin önemini şu sözleriyle vurguladı:

“Türkiye bir NATO üyesi, hem de Rusya ile görüşebilen bir NATO üyesi. Rusya için ne kadar önemliyse bir NATO üyesiyle görüşebilmek, diğer NATO üye ülkeleri açısından da halen Rusya ile diyalog kanallarını açık tutabilmek açısından Türkiye’nin pozisyonu çok önemli.”

Medyascope'a destek olun.

Sizleri iyi ve özgür gazeteciliğe destek olmaya çağırıyoruz.

Medyascope sizlerin sayesinde bağımsızlığını koruyor, sizlerin desteğiyle 50’den fazla çalışanı ile, Türkiye ve dünyada olup bitenleri sizlere aktarabiliyor. 

Bilgiye erişim ücretsiz olmalı. Bilgiye erişim eşit olmalı. Haberlerimiz herkese ulaşmalı. Bu yüzden bugün, Medyascope’a destek olmak için doğru zaman. İster az ister çok, her katkınız bizim için çok değerli. Bize destek olun, sizinle güçlenelim.

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus