3 Kasım 2002’den bugüne AKP ve Erdoğan’ın 20 yıllık seçim tarihi

Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP), bugün itibarıyla tam 20 yıldır iktidarda. Bu 20 yılda Türkiye siyaseti önemli dönüm noktalarından geçti. AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AKP’nin kuruluşu nedeniyle (14 Ağustos 2001’de Bilkent Otel’de yaptığı konuşmada, “Ve bugünden sonra Türkiyemizde artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak” sözleriyle iktidar hedefini açıklamıştı. 3 Kasım 2002 seçimlerinin ardından, Türkiye’de hiçbir şey eskisi gibi olmadı.

14 Ağustos 2001: AKP nasıl kuruldu?

16 Ocak 1998’de Refah Partisi’nin Anayasa Mahkemesi tarafından kapatılmasıyla Millî Görüş geleneğinden gelen siyasetçiler Fazilet Partisi’ne katıldı. Ancak değişmeyen politikalar nedeniyle partinin halk tabanında karşılık bulamadığını düşünen Abdullah Gül liderliğindeki, kamuoyunda da “Yenilikçiler” olarak adlandırılan grup ile parti yönetimi arasında çatışmalar başladı. “Yenilikçiler” ve “Gelenekçiler” arasında 14 Mayıs 2000’de başkanlık yarışı yaşandı. Yenilikçilerin adayı Abdullah Gül 521, Recai Kutan ise 633 oy aldı.

Fazilet Partisi’nin 22 Haziran 2001 tarihinde kapatılmasının ardından Recai Kutan ve Necmettin Erbakan başkanlığında Saadet Partisi kuruldu (20 Temmuz 2001). Recep Tayyip Erdoğan, Bülent Arınç, Abdullah Gül’ün de aralarında bulunan grup ise Saadet Partisi’ne katılmadı. Fazilet Partisi Kongresi’nde Abdullah Gül’ü destekleyen bu grup artık Millî Görüşçü olmadıklarını söyledi ve Adalet ve Kalkınma Partisi adı altında toplandı.

Kuruluşunun üzerinden 15 ay geçtikten sonra, 3 Kasım 2002 seçimlerinde tek başına iktidara gelen AKP, iktidarları döneminde iki cumhurbaşkanı, dört başbakan çıkaracaktı.

3 Kasım 2002: AKP artık iktidarda

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) lideri Devlet Bahçeli, 3 Kasım 2002 erken seçim çıkışıyla Türkiye’nin siyasal hayatında yeni bir döneme girmesine neden oldu. AKP’nin 20 yıllık iktidarının başladığı seçimde yüzde 10 barajını -AKP dışında- sadece Cumhuriyet Halk Partisi aştı. 

2001’deki ekonomik krizin bütün etkileri hâlâ hissedilirken, 2002’de Başbakan Bülent Ecevit, ciddi sağlık sorunları yaşamaya başladı. 15 Temmuz 2002’de ise Bahçeli, erken seçim çağrısı yaptı ve 31 Temmuz 2002’de erken seçim kararı alındı. Seçim tarihi olarak da 3 Kasım 2002 belirlendi. Bu tarihte düzenlenen erken genel seçimde, iktidardaki koalisyon baraj altında kaldı. AKP kuruluşunun üzerinden 15 ay sonra, yüzde 34,28 oy oranıyla tek başına iktidar oldu.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanlığı döneminde 1997’de okuduğu şiir nedeniyle 10 ay hapiste kalan ve bu nedenle siyasi yasaklı olan Erdoğan, partisi iktidara gelmesine rağmen başbakan olamadı.

58. Hükümet, Abdullah Gül’ün başbakanlığında kuruldu. Erdoğan’ın siyasi yasağının kaldırılmasının ardından 15 Mart 2003’te Erdoğan başbakan oldu. Erdoğan’ın siyasi yasağının kaldırılmasına ilişkin anayasa değişikliğine destek verenlerin arasında ana muhalefet lideri Deniz Baykal da vardı. Erdoğan, o dönem medyada ambargolu olmasına ve röportajları hiçbir yerde yayımlanmamasına rağmen girdiği ilk seçimi kazanmıştı. Seçim sonrası Türkiye’nin önünde yeni bir ak sayfa olduğunu söyleyen Erdoğan, tüm vatandaşların yaşam tarzlarına saygılı olacağını da belirtmişti:

“İnşallah Türkiye’nin önünde yeni bir ak sayfa açılacaktır… Tüm vatandaşlarımızın yaşam tarzlarına saygılı, ‘insanı yaşat ki devlet yaşasın’ felsefesinden hareketle geleceğe yürüyen, anayasal kurumlarımızı daha iyi çalıştıran, Türkiyemizin Avrupa Birliği’ne giriş sürecini hızlandıran, ülkemizin dünya ile entegrasyonunu güçlendiren bir ekonomik programın uygulanması konusunda kararlı olan, böyle bir siyasi iradeyi inşa etmek için partimiz görev almaya hazırdır.”

Partinin 2001’deki kuruluşundan itibaren genel başkanlık görevini sürdüren Erdoğan’ın, 2014 yılında cumhurbaşkanı seçilmesinin ardından bu göreve eski Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu getirildi. Ahmet Davutoğlu’nun istifa etmesinin ardından düzenlenen kongrede Binali Yıldırım partinin genel başkanlık görevine seçildi. 

2007 genel seçimleri: AKP ikinci kez birinci parti çıktı

AKP, kurulduğu günden beri katıldığı seçimlerin tamamında birinci parti ve katıldığı altı genel seçimin beşinde de (2002, 2007, 2011, Kasım 2015 ve 2018) tek başına iktidar oldu. 

Görev süresi dolan 10. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in yerine 11. Cumhurbaşkanı’nın seçilememesi üzerine Anayasa’nın 101. maddesi gereğince 22 Temmuz 2007 tarihinde genel seçimler yapıldı. Erken genel seçimlerde AKP yüzde 46,58 ile 341 milletvekili, CHP yüzde 20,88 ile 112 milletvekili, MHP ise yüzde 14,27 ile 71 milletvekili çıkardı. Erdoğan’ın başında olduğu AKP,  tek başına ikinci kez iktidara geldi. 

Abdullah Gül de 28 Ağustos 2007’deki cumhurbaşkanlığı seçiminin üçüncü turunda 339 oy aldı ve Türkiye Cumhuriyeti’nin 11. Cumhurbaşkanı seçildi.

Meclis tarafından seçilen son cumhurbaşkanı Gül: 2007 referandumu

21 Ekim 2007’deki referandum ile cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi başta olmak üzere birtakım anayasa değişiklikleri halkoyuna sunuldu. Öneriyi sunan iktidardaki AKP oldu. AKP “Evet” oyunu savunurken, referandum sürecinde aktif “Hayır” kampanyası yürüten tek parti, CHP oldu. 

Yetmez ama “evet”

12 Eylül 2010’da halka sunulan anayasa referandumu, 26 maddelik değişikliği içeriyordu. Referandum sonucunda yüzde 42,12 “Hayır” oyuna karşı yüzde 57,88 “Evet” oyuyla anayasa değişiklikleri kabul edildi. Bu değişiklikle Anayasa Mahkemesi ile Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nda yeniden yapılanmaya gidildi. Vatandaşlara Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru yapma hakkı tanındı.

AKP, Saadet Partisi, Büyük Birlik Partisi “Evet” oyunu savunurken, aralarında gazeteci, yazar ve öğretim görevlilerinin de bulunduğu bir grup ise “Yetmez ama evet” diyerek değişikliği destekledi. CHP ile MHP ise “Hayır” cephesinde yer aldı.

34 yılın ardından erken yapılmayan ilk genel seçim: 2011 genel seçimleri 

21 Ekim 2007 tarihli referandum ile birlikte yürürlüğe giren anayasa değişiklikleriyle genel seçim süresi dört yıla indirilince dönemin başbakanı Erdoğan, 3 Ekim 2010’da, genel seçimlerin normal tarihinden bir ay önce yani Haziran 2011’de yapılacağını açıkladı. Seçim sonucunda AKP yüzde 49,83, CHP yüzde 25,98, MHP ise yüzde 13,01 oy aldı ve AKP, 2011 genel seçimlerinde üçüncü kez tek başına iktidar olmayı başardı.

Erdoğan iktidarının kırılma anı: Gezi Parkı eylemleri 

Milyonların katıldığı ve İstanbul’da başlayıp ülke geneline yayılan Gezi Parkı eylemleri Türkiye açısından da Erdoğan iktidarı açısından da kırılma noktası oldu. Taksim Meydanı’ndaki Gezi Parkı’nda Topçu Kışlası’nın yeniden inşa edilmesi amacıyla Gezi Parkı’nın Asker Ocağı Caddesi’ndeki duvarın bir bölümü 27 Mayıs 2013 gecesi yıkıldı ve ağaçlar yerinden söküldü. O gece eylemler başladı ve eylemciler polisin sert müdahalesi ile karşılaştı. Eylemler sonucu sekiz kişi hayatını kaybetti. Bu eylemlerin ardından yüzlerce kişi hakkında adli işlem yapılırken, soruşturmalar yürütüldü ve davalar açıldı. Beraat eden kişiler tekrar yargılandı ve 25 Nisan 2022’de -yaklaşık beş senedir cezaevinde olan- Osman Kavala’nın ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına, takdiri indirime yer olmadığına, “casusluk” suçlamasından beraatına ve tahliyesine karar verildi. Mücella Yapıcı, Çiğdem Mater, Ali Hakan Altınay, Mine Özerden, Can Atalay, Tayfun Kahraman ve Yiğit Ali Ekmekçi ise yardım suçlamasından 18’er yıl hapis cezasına çarptırıldı.

Erdoğan, iktidarında hayata geçirmek istediği projeleri toplumsal muhalefete rağmen yaptı. Fakat Topçu Kışlası’nı yapamaması Erdoğan’ın da siyaseten kırılma anlarından biri oldu. Öyle ki 2013’te yapılan eylemler ve eylemciler hâlâ Erdoğan’ın hedefinde.

Erdoğan cumhurbaşkanlığı koltuğunda

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün 28 Ağustos 2014’te görev süresinin dolmasının ardından 1 Temmuz 2014’te AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan cumhurbaşkanı adayı gösterildi. Seçimin ilk turu 10 Ağustos’ta yapıldı ve ilk turda kazanan Erdoğan, yüzde 51,79 oranında oy aldı. Diğer adaylardan Ekmeleddin İhsanoğlu yüzde 38,44, Selahattin Demirtaş ise yüzde 9,76 oranında oy aldı. Böylece Erdoğan, halk tarafından seçilen ilk cumhurbaşkanı oldu.

7 Haziran 2015 seçimleri: AKP Parti yüzde 8,96 oy kaybetti, tek başına iktidar olamadı

7 Haziran 2015 seçimlerinde AKP, iktidara geldiği 2002 seçimlerinden bu yana ilk kez parlamentodaki tek başına iktidar çoğunluğunu kaybetti. AKP, Meclis çoğunluğunu kaybetti fakat yüzde 40,9 oy oranı ve 258 sandalye sayısı ile seçimlerden birinci parti olarak çıktı. 7 Haziran’dan 1 Kasım 2015 seçimlerine kadar Türkiye, intihar saldırılarına sahne olacaktı. Hatta dönemin başbakanı Ahmet Davutoğlu, 10 Ekim Ankara Garı saldırısından iki gün sonra “oylarının arttığı”nı söyleyecekti. 

Türkiye’nin kanlı yedi ayı: Suruç katliamı, Ankara Gar saldırısı, çözüm süreci

Haziran seçimlerinin ardından Türkiye kritik bir yedi ay geçirdi. Bu yedi ayda çözüm süreci noktalandı. Ardından da saldırılar başladı. Saldırıların ilki 20 Temmuz 2015’te, Şanlıurfa’nın Suruç ilçesinde yaşandı. IŞİD tarafından düzenlenen canlı bomba saldırısı sonucu 33 kişi yaşamını yitirdi.

Suruç saldırısından tam iki gün sonra da Şanlurfa’nın Ceylanpınar ilçesinde iki polis, evlerinde başından vurularak öldürüldü. Haziran seçimlerinden sonra Türkiye tarihinin en kanlı olaylarından biri de 10 Ekim’de Ankara’da yaşandı.

Türk Tabipleri Birliği (TTB), Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) ve Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) katılımıyla Ankara Garı’nda düzenlenen “Barış mitingi”nde, iki canlı bomba saldırısı meydana geldi. Saldırı sonrası 109 kişi hayatını kaybetti.

Yedi ayın sonunda AKP yeniden tek başına iktidar

1 Kasım seçimlerine doğru giderken Türkiye’de güvenlik sorunu ön plandaydı. Saldırılar ve canlı bomba intiharlarıyla geçen yedi ayın sonunda, AKP oyunu yüzde 9 oranında yükseltti ve 317 milletvekilini parlamentoya göndererek yeniden tek başına iktidar oldu. HDP oylarında ise ciddi düşüş yaşandı. 7 Haziran seçimlerinde 13,12 oy alan HDP, 1 Kasım’da yüzde 10,7 oy aldı. 

Davutoğlu, AKP’yi en yüksek oyla iktidara taşıdı. Fakat Davutoğlu 11 ay sonra, “Dört yıllık sürenin daha kısa sürmesi benim tercihim değildir. Zarurettir” şeklinde bir açıklama yaptı ve 5 Mayıs 2016’da istifa etti. 22 Mayıs 2016 tarihinde yapılan AKP’nin 2. Olağanüstü Büyük Kongresi’nde genel başkan seçilen Binali Yıldırım, başbakan oldu. 

15 Temmuz darbe girişimi 

AKP’nin en büyük destekçilerinden olan fakat daha sonra arasının bozulduğu Fethullah Gülen cemaati, 15 Temmuz 2016 gecesi darbe girişiminde bulundu. Askeriyenin içindeki Fethullahçı Terör Örgütü’ne (FETÖ) bağlı askerler, Boğaziçi Köprüsü’nü (şimdiki ismi 15 Temmuz Şehitler Köprüsü) kapattı. Gece boyunca süren çatışmaların ardından darbe girişimi bastırıldı. Bütün bu olayların yaşandığı gece 179’u sivil, 246 kişi yaşamını yitirdi. Darbe girişiminin ardından Türkiye’de, yaklaşık iki yıl sürecek “olağanüstü hal” ilan edildi. Darbe girişimine katılanlar tutuklanırken, bazıları firar etti. Olağanüstü hal (OHAL) 20 Temmuz’da ilan edildi. Bu süreçte Türkiye genelinde on binlerce kişi gözaltına alındı, tutuklandı ve açığa alındı. OHAL kapsamında Cumhurbaşkanlığı tarafından 32 kez Kanun Hükmünde Kararname (KHK) çıkarıldı. Bu KHK’lar ile en az 125 bin 678 kamu görevlisi ihraç edildi.

Son referandum ve 2018 seçimleri: Tüm yetkiler Erdoğan’da

OHAL sürecinde, sadece darbe girişimine katılan FETÖ’cüler tutuklanmadı. Bu dönemde tutuklanan siyasetçilerin arasında HDP’nin eş genel başkanları Selahattin Demirtaş ile Figen Yüksekdağ da vardı. 4 Kasım 2016’da Demirtaş ile Yüksekdağ’ın da bulunduğu çok sayıda milletvekili tutuklanarak cezaevine gönderildi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, darbe girişimi sonrası Erdoğan’ı desteklemeye başladı ve hükümet sistemi değişikliğinin yolunu açtı. 11 Ekim 2016’da partisinin grup toplantısında konuşan Bahçeli, “Ya Erdoğan Anayasa’nın öngördüğü cumhurbaşkanlığı yetkilerine çekilsin ya da getirin başkanlık sistemini Meclis’te oylayalım” dedi. AKP’den cevap gecikmedi ve bir gün sonra AKP’nin en tepe isminden, dönemin AKP lideri ve Başbakan Binali Yıldırım’dan geldi.

Ocak 2017’de ise AKP ve MHP milletvekilleri, “cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi” olarak adlandırdıkları sistem değişikliğine ilişkin anayasa değişikliği önerisini Meclis’e sundu. 16 Nisan 2017’de yapılan halk oylamasında ise teklif yüzde 51,4 oranında “evet” oyu aldı. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi 9 Temmuz 2018 tarihinden itibaren uygulanmaya başlandı. Bu sisteme göre yürütme yetkisi ve görevi, cumhurbaşkanı tarafından, anayasaya ve kanunlara uygun olarak kullanılıyor ve yerine getiriliyor. Anayasa değişikliği doğrultusunda partisine dönen Erdoğan, yeniden AKP Genel Başkanı oldu.

2016 Türkiye askerî darbe girişimi, olağanüstü hal, 2017 referandumu ve seçim kanunu değişikliği… Türkiye, 2018 genel seçimlerine bu ortamda girdi. 

16 Mart 2018 tarihinde, 26 maddelik “Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” yürürlüğe girdi. Seçim yasası değişikliği ile siyasi partilerin ittifak yapmaları yasal hale getirildi. Kasım 2017’de Bahçeli’nin, Erdoğan ile ittifak yapmayı önermesi sonucu Şubat 2018’de Cumhur İttifakı kuruldu. 2018 genel seçimlerinde MHP ile kurulan “Cumhur İttifakı” ile birlikte Erdoğan, yüzde 52 oy oranıyla Türkiye’nin yeni sisteminin ilk cumhurbaşkanı oldu.

AKP iktidarın ilk yenilgisi: Büyükşehirleri kaybetti

31 Mart 2019’daki yerel seçimlerde AKP, önemli büyükşehir belediyelerini kaybetti. Cumhuriyet Halk Partisi’nin adayı Ekrem İmamoğlu iken, HDP aday çıkarmadı ve yerel seçimlerde CHP’yi destekledi. MHP ile yerel seçimlerde 51 ilde ittifakını sürdüren AKP, Ankara, İstanbul, Adana ve Mersin’in de aralarında bulunduğu önemli büyükşehir ve belediyeyi CHP’ye karşı kaybetti. AKP ve MHP’nin 31 Mart seçimlerinde İstanbul’a itiraz etmesi üzerine 23 Haziran’da sadece İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimleri yenilendi. 23 Haziran’da yeniden yapılan seçimi Ekrem İmamoğlu, açık ara farkla kazandı. 

AKP içinden çıkan partiler: Gelecek Partisi ve Demokrasi ve Atılım Partisi

AKP’nin kuruluşundan itibaren Erdoğan’ın yanında yer alan isimlerden bazıları AKP’den koptu ve yeni partiler kurdu. AKP iktidarında genel başkanlık ve başbakanlık görevlerinde bulunan Ahmet Davutoğlu 12 Aralık 2019’da Gelecek Partisi’ni, eski bakanlardan Ali Babacan da 9 Mart 2020’de Demokrasi ve Atılım Partisi’ni (DEVA) kurdu. 

2023 seçimleri: İstanbul’u kazanan Türkiye’yi kazanacak mı?

Türkiye’nin önünde kritik bir seçim var. Haziran 2023’te yapılması planlanan genel seçimler için CHP, İYİ Parti, Gelecek Partisi, DEVA, Saadet Partisi ve Demokrat Parti Altılı Masa‘yı oluşturdu, Halkların Demokratik Partisi, Türkiye İşçi Partisi, Emek Partisi, Emekçi Hareket Partisi, Toplumsal Özgürlük Partisi ve Sosyalist Meclisler Federasyonu da Emek ve Özgürlük İttifakı‘nı oluşturdu. Haziran 2023’te sandıktan ne çıkarsa çıksın, Türkiye önemli sonuçlarla karşı karşıya kalacak. Bakalım bu seçimlerde Erdoğan’ın 2017’de dediği gibi İstanbul’u kazanan Türkiye’yi kazanacak mı?

Medyascope'a destek olun.

Sizleri iyi ve özgür gazeteciliğe destek olmaya çağırıyoruz.

Medyascope sizlerin sayesinde bağımsızlığını koruyor, sizlerin desteğiyle 50’den fazla çalışanı ile, Türkiye ve dünyada olup bitenleri sizlere aktarabiliyor. 

Bilgiye erişim ücretsiz olmalı. Bilgiye erişim eşit olmalı. Haberlerimiz herkese ulaşmalı. Bu yüzden bugün, Medyascope’a destek olmak için doğru zaman. İster az ister çok, her katkınız bizim için çok değerli. Bize destek olun, sizinle güçlenelim.

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus