ABD gerçekten dünyayı tek başına yönetmek istiyor mu? NATO ve BM neden tartışılıyor? Dünya tek adamlı bir düzene mi sürükleniyor? Ersin Kalaycıoğlu, Donald Trump’ın yaklaşımını ve yeni dünya düzenine dair belirsizlikleri değerlendirdi.
Siyasetname programında Senem Görür Yücel’in sorularını yanıtlayan siyaset bilimci Ersin Kalaycıoğlu, küresel sistemin yalnızca kuralsızlaşmadığını, aynı zamanda “vizyonsuz” bir dönüşüm sürecine girdiğini söyledi. Kalaycıoğlu’na göre ABD’nin son dönemde izlediği politikalar, uluslararası kurumları zayıflatırken, dünyayı daha çatışmalı ve belirsiz bir yapıya sürüklüyor
“Dünya istikrarsızlık ve belirsizlik dönemine girdi”
Kalaycıoğlu, 2026’ya yüksek düzeyde oynaklık ve belirsizlik içinde girildiğini vurguladı.
Hem iç hem dış politikada “sürekli değişim ve oynarlık” yaşandığını belirten Kalaycıoğlu, bu durumun ekonomik riskleri artırdığını ve toplumlarda ciddi bir güvensizlik yarattığını ifade etti.
Geçmiş krizlerden farkı ne?
Kalaycıoğlu’na göre tarih boyunca büyük çalkantılar yaşandı ancak bu krizler genellikle yeni bir düzen ve vizyon üretti.
Fransız Devrimi’nin milliyetçiliği, sanayi devriminin ise sosyalizmi ortaya çıkardığını hatırlatan Kalaycıoğlu, bugün yaşanan dönüşümün henüz böyle bir ideolojik veya kurumsal karşılık üretmediğini söyledi.
Küreselleşme, göç ve yeni popülizm dalgası
Programda küreselleşmenin yarattığı yeni eşitsizlikler ve göç dalgaları da ele alındı.
Kalaycıoğlu, özellikle güneyden kuzeye yönelen göç hareketlerinin Avrupa ve ABD’de yeni bir alt emek sınıfı oluşturduğunu, bunun da yerli iş gücü ile çatışmaları tetiklediğini belirtti.
Bu sürecin, göçmen karşıtı ve milliyetçi popülist partilerin yükselişine zemin hazırladığını ifade etti.
ABD’de kutuplaşma: “İki uç, geniş bir merkez”
Kalaycıoğlu’na göre ABD siyaseti derin bir kutuplaşma içinde.
Cumhuriyetçi Parti’nin aşırı sağa kaydığını, Demokrat Parti’nin ise sol uçta algılandığını belirten Kalaycıoğlu, seçmenin önemli bir bölümünün kendisini iki partiye de yakın hissetmediğini söyledi.
Bu “bağımsız seçmen” kitlesinin seçim sonuçlarında belirleyici olacağını vurguladı.
“America First değil, Me First”
Kalaycıoğlu, ABD Başkanı Donald Trump’ın politikalarını değerlendirirken çarpıcı bir yoruma da dikkat çekti.
ABD’de bazı yorumcuların “America First değil, Me First” değerlendirmesi yaptığını aktaran Kalaycıoğlu, Trump’ın yaklaşımının kişisel liderlik vurgusunu öne çıkardığını söyledi.
Yeni vizyon yok: “Dünya için bir teklif yok”
Kalaycıoğlu’na göre mevcut küresel dönüşümün en büyük sorunu, yeni bir düzen önerisinin bulunmaması.
“Dünya için ortaya konmuş bir vizyon yok” diyen Kalaycıoğlu, yalnızca güç mücadelesine dayalı bir yaklaşımın sürdürülebilir olmadığını vurguladı.
Programda Kanada ve Avrupa’nın öncülük edebileceği “orta güçler” senaryosu da ele alındı.
Kalaycıoğlu, bu ülkelerin kendi aralarında ittifaklar kurarak büyük güçlerin baskısına karşı denge oluşturabileceğini söyledi.
Dünya tek adamlı bir düzene doğru mu gidiyor?
Kalaycıoğlu, mevcut gidişatın daha fazla çatışma ve silahlanma riski taşıdığına dikkat çekti.
Bu sürecin nükleer savaş ihtimaline kadar uzanabilecek bir risk barındırdığını belirten Kalaycıoğlu, “insanlık için tehlikeli bir yola giriliyor” değerlendirmesinde bulundu.








