İSTANBUL (Medyascope) – ABD Başkanı Donald Trump’ın Venezüella Devlet Başkanı Nicolás Maduro’yu ülkeden çıkararak ABD’ye götürmesinin ardından uzmanlar, operasyonun arka planını ve küresel etkilerini değerlendirdi. Middlebury College Öğretim Üyesi Şebnem Gümüşçü ile Latter College Öğretim Üyesi Orçun Selçuk, Trump’ın “Önce Amerika” doktrininin iç ile dış politikayı birbirine bağladığını öne sürdü.
Middlebury College Öğretim Üyesi Şebnem Gümüşçü, operasyonun paradoksal görünmediğini savundu. Gümüşçü’ye göre Trump’ın iç ile dış politikası birbiriyle tutarlı bir çizgi izliyor. “Trump yönetimi, önce Amerika doktrinini ikinci dönemine başlamadan çok önce netleştirmişti” dedi.
Uyuşturucu söylemi öne çıktı, petrol arka planda kaldı
Gümüşçü, Trump’ın Venezüella operasyonunu ABD kamuoyuna haftalarca uyuşturucu kaçakçılığı ve terörizm çerçevesinde sattığını vurguladı. Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun açıklamalarında ise petrol üretimine de vurgu yapıldığını belirtti. Latter College Öğretim Üyesi Orçun Selçuk, tutarsızlığa dikkat çekti: “Olay gerçekten uyuşturucu olsaydı, Venezüella İçişleri Bakanı Diosdado Cabello’nun da alınması gerekirdi. Onu almadı, onunla çalışıyor.” Selçuk ayrıca Trump’ın Honduras’ın uyuşturucu kaçakçılığından hüküm giymiş eski Devlet Başkanı Juan Orlando Hernandez’i affettiğini de hatırlattı.

Chavizm hareketi iktidardan düşmedi
Selçuk, Maduro’nun sahneden çekilmesine karşın Chavizm hareketinin Venezuela’da iktidarda olmayı sürdürdüğünü öne sürdü. Delsi Rodriguez’in cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturduğunu, genelkurmay başkanı ile içişleri bakanının da aynı hareketten geldiğini belirtti. “Chavizm, 20 küsur yıldır ülkeyi yöneten bir hareket; toplumun en yoksul kesimlerinde karşılığı var” dedi. Selçuk, Maduro’yu bir hareketten ziyade farklı klikler arasında denge kuran bir aktör olarak niteledi.

Gümüşçü: “Demokratikleşme beklentisi gerçekçi değil”
Gümüşçü, USAID’nin kapatılmasını ve ABD Dışişleri Bakanlığı’nın demokrasi bütçelerinin kesilmesini küresel sivil toplum için kötü haber olarak niteledi. NDI ve NED gibi kuruluşlara aktarılan milyarlarca dolarlık kaynağın kesildiğini anımsattı. Venezuela özelinde ise Trump’ın önceliğinin petrol ve istikrar olduğunu, demokratikleşme gündeminin bulunmadığını öne sürdü. “En kötü senaryo, dışarıdan destekli, ABD ile uzlaşmış bir otoriter rejimin pekişmesidir” dedi.
Selçuk da Venezuela’da 7 milyondan fazla kişinin ülkeyi terk ettiğini anımsatarak sorunun tek bir liderin değişmesiyle çözülemeyeceğini vurguladı. Muhalefetin bazı taleplerinin karşılandığına dikkat çekti: Venezuela’da siyasi tutuklular için genel af ilan edildi, Helicoide işkence merkezi resmen kapatıldı. Selçuk, ordunun kontrolünü ise en büyük soru işareti olarak niteledi.








