Ruşen Çakır yorumladı: Milliyetçi sağın lideri kim?

Ruşen Çakır, milliyetçi üç partinin kamuoyu araştırmalarında toplamda yüzde 12’ye ulaştığını belirtti. Çakır, İYİ Parti, Zafer Partisi ve Anahtar Partisi’nin cumhurbaşkanlığı seçimlerinde kritik rol oynayabileceğini söyledi. Milliyetçi sağ partilerin toplam oyunun yüzde 20 civarında sabit kaldığını vurgulayan Çakır, partiler arası geçişkenlikler yaşandığını ifade etti.

Ruşen Çakır, ekim ayında milliyetçi partilerin birleşme ihtimalini gündeme getirmişti. Çakır, Panorama TR’nin Ocak 2026 araştırmasını değerlendirdiği son analizinde, üç milliyetçi partinin oy oranlarına ve siyasal konumlarına ilişkin dikkat çekici tespitlerde bulundu.

Çakır, aralık ayı verilerine atıfla şunları söyledi:

“Aralık ayı itibarıyla baktığımızda Anahtar Parti yüzde 5 gibi bir orana çıkmıştı. Zafer Partisi yüzde 5’i aşmıştı, İYİ Parti ise bunların yarısı kadar, yaklaşık yüzde 2,5 oy alıyordu.”

Anahtar Parti’nin 30 Ekim 2024’te kurulmasına rağmen kısa sürede bu seviyeye ulaşmasının dikkat çekici olduğunu vurgulayan Çakır, bunun kamuoyu araştırmaları açısından şaşırtıcı bir tablo ortaya koyduğunu ifade etti.

Ruşen Çakır yorumladı: Milliyetçi sağın lideri kim?
Ruşen Çakır yorumladı: Milliyetçi sağın lideri kim?

Ocak ayında sıralama değişti

Çakır, ocak ayı araştırmasının farklı bir tablo sunduğunu belirterek, “Ocak 2026 araştırmasında sıralamanın İYİ Parti, Zafer Partisi ve Anahtar Parti şeklinde değiştiğini görüyoruz” dedi. Kararsızlar dağıtıldıktan sonra üç partinin toplam oyunun yaklaşık yüzde 12’ye ulaştığını aktaran Çakır, MHP’nin oy oranının da yüzde 7 civarında ölçüldüğünü söyledi.

Üç partinin kökenlerine dikkat çeken Çakır, şu değerlendirmede bulundu:

“İYİ Parti, Ekim 2017’de Milliyetçi Hareket Partisi’nden doğdu. Zafer Partisi Ağustos 2021’de İYİ Parti’den ayrılarak kuruldu. Anahtar Parti de 30 Ekim 2024’te yine İYİ Parti’den çıktı.”

Ruşen Çakır yorumladı: Milliyetçi sağın lideri kim?
Ruşen Çakır yorumladı: Milliyetçi sağın lideri kim?

Partilerin siyasal duruşları farklı

Çakır, köken benzerliğine rağmen partilerin siyasal duruşlarının farklılaştığını belirtti. Zafer Partisi’ni değerlendirirken, partinin özellikle büyük kentlerde sığınmacı karşıtlığı üzerinden sert bir milliyetçilik söylemi kurduğunu ve genç seçmene yönelmeyi hedeflediğini söyledi.

İYİ Parti’nin ise MHP’nin bir devamı gibi konumlandığını ifade eden Çakır, 1990’lardan itibaren batıdaki kentli milliyetçi seçmenin önemli bir bölümünün İYİ Parti’ye yöneldiğini dile getirdi.

Anahtar Parti’nin henüz yeni olması nedeniyle net bir profil çizmenin zor olduğunu belirten Çakır, partiyle ilgili taşrada daha güçlü olduğu yönünde iddialar bulunduğunu aktardı. Çakır, “Bu kadar kısa sürede, sınırlı imkânlara rağmen belli bir oy oranına ulaşabilmesi, Anahtar Parti’nin bir karşılık yakaladığını gösteriyor” dedi.

Cumhurbaşkanlığı seçiminde belirleyici olabilirler

Üç partinin seçimlerde oynayabileceği role dikkat çeken Çakır, “Bu partilerin yüzde 10’un üzerindeki toplam oylarıyla özellikle Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde kritik bir konuma gelebileceklerini söyleyebiliriz” dedi. 2023 seçimlerini hatırlatan Çakır, Zafer Partisi’nin oy oranı yüzde 2,4 olmasına rağmen Sinan Oğan’ın daha yüksek bir oy almasının bu duruma örnek olduğunu ifade etti.

Önümüzdeki seçimlerin zamanlamasının belirsiz olduğunu vurgulayan Çakır, bu partilerin ayrı ayrı mı yoksa ortak bir adayla mı hareket edeceğinin belirleyici olacağını söyledi. Seçimin ikinci tura kalması halinde tercihlerin önem kazanacağını da ekledi.

Ruşen Çakır yorumladı: Milliyetçi sağın lideri kim?
Ruşen Çakır yorumladı: Milliyetçi sağın lideri kim?

MHP için riskli bir süreç

Çakır, MHP’nin mevcut konumuna ilişkin değerlendirmesinde, “MHP özellikle son çözüm süreci tartışmalarıyla birlikte riskli bir alana girdi. Sürecin seyrine bağlı olarak oy kaybı ihtimali yüksek” dedi.

İYİ Parti dışındaki milliyetçi partilerin çözüm sürecine yönelik eleştirilerinin daha temkinli olduğunu belirten Çakır, bu eleştirilerin sertlikten ziyade kontrollü bir dil içerdiğini ifade etti. Sürecin ilerlemesi ve kamuoyunda yeni kırılmalar yaşanması halinde bu partilerin bundan siyasi fayda sağlamaya çalışacağını da ekledi.

Milliyetçi sağda toplam oy sabit

Milliyetçi sağın genel görünümünü değerlendiren Çakır, “Milliyetçi sağ partilerin toplam oyları artmıyor. Daha çok kendi aralarındaki oy geçişlerine bağlı dalgalanmalar yaşanıyor” dedi. Milliyetçi seçmenin toplamda yaklaşık yüzde 20 seviyesinde kaldığını belirten Çakır, AKP’de yaşanan oy kaybına rağmen bu oranın yükselmediğine dikkat çekti.

Çakır, İYİ Parti’den CHP’ye doğru bir oy geçişi olduğu yönünde değerlendirmeler bulunduğunu ancak partinin daha ideolojik milliyetçi seçmeni büyük ölçüde koruduğunu söyledi. Çakır, “Toplamda bakıldığında milliyetçi partilerin oylarını artıramamış olmaları dikkat çekici. Ancak birlikte ele alındıklarında Türkiye siyasetinde etkili ve belirleyici bir pozisyonda oldukları açık” ifadelerini kullandı.


Deşifre: Gülden Özdemir

Merhaba, iyi günler, iyi haftalar ve iyi sabahlar. Ekim ayında bir yayın yapmıştım ve ‘‘Milliyetçi partiler birleşir mi?’’ diye sormuştum. Orada söz konusu ettiğim üç parti İYİ Parti, Zafer Partisi ve Anahtar Parti’ydi. Çünkü üçünün de tek başına baktığımız zaman kamuoyu araştırmalarında ülke barajını geçme imkanı gözükmüyor. Dolayısıyla birlikte hareket etmeleri söz konusu olur mu? Birleşme diye sordum ama genellikle bu ittifak, seçim ittifakı olarak daha çok değerlendiriliyor ve bu ihtimalin olduğu söyleniyor. Aradan geçen zaman içerisinde bu partiler varlıklarını öyle bir koruyorlar ki birbirleriyle neredeyse başa baş gidiyorlar. Benim önem verdiğim PanoramaTR‘nin araştırmalarına baktığımda, ki her ay araştırmaları hakkında PanoramaTR‘nin Direktörü Hatem Ete ile yayın yapıyoruz biliyorsunuz, orada ilginç şeyler görünüyor. Mesela Aralık ayı itibarıyla baktığımızda Anahtar Parti %5 gibi bir orana çıkmıştı. Zafer Partisi %5’i aşmıştı, Zafer Partisi ardında ve İYİ Parti bunların yarısı kadar 2,5 gibi oy alıyordu. Çok şaşırtıcı. Çünkü Anahtar Parti 30 Ekim 2024’te daha yeni kurulmuş bir parti. Bir yıl içerisinde böyle bir oy oranına ulaşabildiği görülüyor. Ki bu yayından sonra Yavuz Ağıralioğlu ile bir sohbetimiz oldu. O bu rakamın daha ötesinde olduklarını söyledi. Bilemiyorum. Neyse, geçen gün yeni bir yayın yaptık ve Ocak 2026’nın araştırmasını yorumladık Hatem ile ve burada ilginç bir şekilde yine üç partinin birbirini takip ettikleri ama sıralamanın İYİ Parti, Zafer Partisi, Anahtar Parti olarak bu ay itibarıyla değiştiğini söylüyor, araştırma öyle söylüyor tabii ki. Kararsızlar dağıtıldıktan sonra bu üç partinin oyunun yaklaşık %12 olduğunu söyleyebiliriz. Bu arada Milliyetçi Hareket Partisi de %7 civarında bir oy kazanmış oluyor.

Şimdi bu oylar nereden geliyor? Biliyoruz ki İYİ Parti, Milliyetçi Hareket Partisi’nden doğdu, Ekim 2017’de. Zafer Partisi Ağustos 2021’de İYİ Parti’den doğdu ve Anahtar Parti de 30 Ekim 2024’te İYİ Parti’den doğdu. Yani MHP’den doğan bir parti, o partiden doğan iki ayrı parti. Ayrıca milliyetçi sağın küçük, çok küçük partileri de var. Onları katmayalım. Bir yanda Milliyetçi Hareket Partisi, diğer yanda birbirlerine benzer oy alan üç parti. Ama baktığımız zaman bu partilerin her birinin kökleri aynı olsa da duruşlarının bayağı bir farklı olduğunu görüyoruz. Zafer Partisi biliyorsunuz başından itibaren daha çok büyük kentlerde sığınmacı karşıtlığı üzerinden sert bir milliyetçilik yaptı ve genç kesimlere daha fazla hitap etme iddiasıyla ortaya çıktı. İYİ Parti’yi MHP’nin bir izdüşümü gibi görmek mümkün. Belli ölçülerde Milliyetçi Hareket Partisi’nin 1990’lardan itibaren açılmaya başladığı batıdaki kentli milliyetçilerin oylarının büyük ölçüde İYİ Parti’ye kaymış olduğunu gördük. Anahtar Parti yepyeni, tam olarak anlamak mümkün değil ama daha taşrada güçlü olduğu yolunda iddialar var. Fakat bu kadar kısa süre içerisinde imkansızlıklara rağmen belli bir oyu kamuoyu araştırmalarında yakalayabiliyor olması Anahtar Parti’nin bir şeyleri yakaladığını bize gösteriyor. İmkansızlık demişken şunu özellikle vurgulamak lazım. Bu partiler içerisinden İYİ Parti seçimlere girip belli bir oy alabildiği için, en son seçimlerde %10’a yakın oy almıştı Millet İttifakı bünyesinde, hazine yardımı alıyor. Ama diğer partilerin böyle bir imkanı yok ve bu da İYİ Parti’yi diğerlerine kıyasla daha etkili kılıyor. Daha imkanları geniş kılıyor.

Bir diğer yandan İYİ Parti’nin tabii Meclis’te grubu var. Meclis’te grubu ve milletvekilleri var. Bunlar da onu diğerlerinden, diğer partilerden daha avantajlı kılıyor. Fakat bir dönem, özellikle 2023 seçimlerinden sonra kamuoyu araştırmalarına göre İYİ Parti’de çok ciddi çöküşler olmuştu ve büyük bir kriz yaşadılar malum. Meral Akşener’in partiyi bırakması, Müsavat Dervişoğlu’nun yerine gelmesi ve onu bir şekilde atlatmışa benziyor İYİ Parti ve son yaptığı kurultayda da Müsavat Dervişoğlu bir kere daha seçilerek gücünü pekiştirdi. Şimdi böyle bir şekilde baktığımız zaman bu partilerin %10’un üzerindeki oylarıyla Türkiye’de özellikle cumhurbaşkanlığı seçimlerinde kritik bir rol oynayabileceklerini söyleyebiliriz. Tıpkı bir önceki seçimde, Zafer Partisi destekli Sinan Oğan’ın yaptığı gibi, ki o tarihte sadece bir Zafer Partisi desteği vardı. 2023 seçimlerinde Zafer Partisi’nin oyu %2.4’tü. Buna rağmen Sinan Oğan çok daha fazla oy almıştı. Şimdi önümüzdeki dönemde bir sonraki seçimde, ne zaman olacak belli değil, bu partilerin ayrı ayrı ya da ortak bir aday çıkarıp çıkarmayacağı da önemli olacak ve bu partilerin adayının, eğer çıkartırsa, seçimin ikinci tura kalması durumunda tercihlerini nasıl yapacakları önemli olacak. Şu haliyle baktığımız zaman bu milliyetçi partilerin siyasette kritik bir rolü olduğunu kabul etmemiz lazım. Ayrı ayrı da bir anlamları var ama birleşebilmeleri, ortak hareket edebilmeleri halinde seçim döneminde çok etkili olacak. Bir diğer husus da şu tabii ki: Bu hareketlerin ana kaynağı aslında Ülkücü Hareket ve bunun da merkezi hâlâ MHP ve MHP özellikle son çözüm süreciyle birlikte çok riskli bir alana girdi ve oylarının azalma ihtimali çok var, özellikle bu sürecin gidişatına bağlı olarak. Şu ana kadar baktığımızda ilginçtir, İYİ Parti dışındaki diğer partilerin çözüm süreci konusunda çok saldırgan olmadıklarını görüyoruz. En azından ben öyle görüyorum. Eleştiriyorlar tabii ama daha dikkatli eleştiriyorlar. Yarın öbür gün Öcalan’a umut hakkı vesaire gibi meseleler iyice netleşirse ve kamuoyunda yarılmalar olursa buradan istifade edecekleri de muhakkak.

Fakat bütün bunlarda benim ilgimi çeken şöyle bir husus var. Baktığımız zaman bu partilerin toplamı artı MHP’nin toplamı, kamuoyu araştırmalarına bakarak söylüyorum, MHP ve İYİ Parti’nin mesela 2023’te aldığı toplam oyu yakalayamıyor ya da biraz eşiğin altında. Yani şunu söylemeye çalışıyorum: Milliyetçi sağ partilerin oyları toplam olarak pek artmıyor. Kendi aralarındaki oy paylaşımında birtakım yaşanan gelişmelere göre hareketler oluyor. Yani şöyle söyleyeyim, %20 civarında, beş seçmenden birinin tercih ettiği bir siyasi akım hâlâ öyle bir yerde duruyor. Artan bir şey yok. AKP’deki oy azalmasına rağmen bu yok. Dolayısıyla burada ilginç geçişkenlikler olduğunu söylemek mümkün. Özellikle İYİ Parti’den 2023 seçimleri sonrasında CHP’ye doğru bir oy kayması olduğu söyleniyor. Buna karşılık İYİ Parti daha ideolojik milliyetçilerden oylarını muhafaza ediyor şeklinde yorumlar yapılıyor. Her halükarda milliyetçi partilerin oylarını çok da fazla artırabilmiş olmamaları ilginç ama hep birlikte değerlendirildikleri zaman kesinlikle Türkiye’nin siyasi kaderinde çok etkili olacaklar. Şu haliyle baktığımız zaman ilk akla gelen Devlet Bahçeli. Fakat bence şu aşamada Türkiye’de milliyetçi hareketin bir öne çıkmış lideri yok. Ne Müsavat Dervişoğlu, ne Ümit Özdağ, ne Yavuz Ağıralioğlu, ne Devlet Bahçeli. Aralarında şu anda küçük çaplı tartışmalar var. Fakat çok büyük bir kapışmaya henüz girmediler. Yarın öbür gün bu üç partinin Cumhur İttifakı ile ilişkisinde farklı pozisyonlara da tanık olabiliriz. Özellikle Anahtar Parti’nin iktidara daha yakın olduğu yolundaki yorumları hiç görmezden gelmemek lazım. Son bir not: Türkiye’nin sağda bir kanadı — şimdi merkez sağı saymazsak, geçmişte kaldı o — bir taraf milliyetçi, bir taraf İslamcı. Milliyetçi hareket bu kadar çok parti çıkarttı. İslami hareket de çok parti çıkarttı, çıkartmıştı. Mesela 2023 seçimlerine Yeniden Refah Partisi, Saadet Partisi, ayrıca AKP’den kopan Gelecek ve DEVA partileri hepsi katılmışlardı. Ama bugün itibarıyla baktığımız zaman bütün bunları topladığımızda oy oranının %3-4 belki olabildiğini görüyoruz. Yani Erdoğan kendisine yakın partileri garip bir şekilde etkisizleştirdi. Yeniden Refah Partisi ciddi bir çıkış yaşamıştı yerel seçimlerde, ama belediye başkanlarının çoğunu AKP transfer etti mesela ve Yeniden Refah Partisi’ni gerçekten felç etti. Saadet Partisi keza iyice etkisiz, Gelecek ve DEVA artık yok gibiler. Böyle bir durumu da vurgulamak lazım.

Evet, bu haftanın ithafı, Türkiye’de sosyolojinin önde gelen isimlerinden ama uzun süredir Türkiye’de olmayan Profesör Nilüfer Göle. Yıllarca Boğaziçi’nde hocalık yaptı ama bir süredir, uzun bir süredir artık Fransa’da kendisi biliyorsunuz; özellikle kadın, İslami kadınlar üzerine yaptığı ‘‘Modern Mahrem’’ kitabıyla, araştırmasıyla çok etki yaratmıştı, tartışmalara neden olmuştu. Fakat çok ciddi saldırılara da muhatap oldu. Anladığım kadarıyla onların da etkisiyle bir tür Türkiye’ye küsmüş gibi diyebiliriz. Medyascope‘un ilk yıllarında kendisiyle bir iki kere yayın yapmıştık ama son dönemde konuşmak da istemiyor. Ben de çok da fazla üstelemiyorum ama Türkiye’de gerçekten birtakım standartları, sosyal bilimlerde doğru kabul edilen birtakım şeyleri sorgulamada — tabii ki Şerif Mardin’i öncelikle anmak lazım — Nilüfer Göle’nin çok önemli bir yeri var. Kendisi, bilmeyenler için söyleyelim, Asaf Savaş Akat ile yıllardır evliler. Birisi Türkiye’de birisi Fransa’da ama sürekli gidip gelerek bu işi, evliliği sürdürüyorlar. Umarım Nilüfer Göle Türkiye’ye yönelik küskünlüğünden biraz arınır ve tekrar bizlere konuşmaya devam eder diyorum. Evet, burada noktayı koyalım. Söyleyeceklerim bu kadar, iyi günler.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.