Ruşen Çakır yorumladı: Beyaz Toroslu savcı ve “devlette devamlılık esastır”

Ruşen Çakır, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in göreve gelmesinin ardından bakanlıkta 11 mevkiyi değiştirdiğini ve “beyaz Toros” sembolüyle özdeşleşen bir savcıyı personel işler müdürlüğüne atadığını aktardı. Çakır, bu tablonun çözüm süreci açısından ciddi soru işaretleri doğurduğunu vurguladı.

Ruşen Çakır, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in göreve başlamasının ardından bakanlıkta gerçekleştirdiği kapsamlı kadro değişikliğini mercek altına aldı. Çakır’a göre bu tablo, uzun süredir Türkiye’de yerleşik bir ilke olarak bilinen “devlette devamlılık” anlayışını temelden sarsmaktadır.

Gürlek, 11 mevkiyi değiştirdi

Çakır, Gürlek’in Adalet Bakanlığı’na geçişinin hemen ardından yaklaşık 12 ismi görevden uzaklaştırdığını aktardı. Değişiklikler yalnızca üst kademelerle sınırlı kalmadı; destek, bilgi işlem ve benzeri birimler dahil toplam 11 mevki el değiştirdi. Gürlek ayrıca iki Bakan Yardımcısı da atadı: İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nda kendi döneminde vekâlet görevini üstlenen Can Tugay ve Burak Ceyhan. Çakır, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bu kararnameleri bizzat imzaladığını da hatırlatarak şu soruyu sordu: “Yılmaz Tunç dönemi felaketmiş. Hiçbir yönetici orayı hak etmiyormuş.”

Ruşen Çakır yorumladı: Beyaz Toroslu savcı ve "devlette devamlılık esastır"
Ruşen Çakır yorumladı: Beyaz Toroslu savcı ve “devlette devamlılık esastır”

“Beyaz Toroslu savcı” kilit göreve getirildi

Çakır’ın dikkat çektiği en çarpıcı atama, Cahit Cihat Sarı’nın Adalet Bakanlığı Personel İşleri Müdürlüğü’ne getirilmesi oldu. Çakır’a göre Sarı, kamuoyunda “beyaz toros savcısı” olarak bilinen bir isim. Çakır, beyaz Toros’un özellikle 1990’lı yıllarda Güneydoğu başta olmak üzere Türkiye genelinde yaşanan faili meçhul cinayetlerin simgesi hâline geldiğini aktardı. Çakır’ın aktarımıyla o dönemde beyaz Toros görüldüğünde yöre halkı endişeye kapılırdı; bu sembol öyle bir noktaya ulaştı ki bazı maçlarda beyaz Toros pankartları açıldı ve Jitem’le ilişkilendirilen isimlerle birlikte anılmaya başlandı. Çakır, “Bu utanç verici bir şeydi ama oldu” dedi.

Çakır’a göre bu atamanın asıl ağırlığı, çözüm süreciyle olan bağlamından kaynaklanıyor. Çakır, “Çözüm süreci diye bir şeyimiz var, hâlâ var mı? Var galiba. Bayramdan sonra hamleler yapılacak deniyor” dedi ve bu süreçte Adalet Bakanlığı’nın kilit bir rol üstleneceğini vurguladı. Çakır’a göre CHP Genel Başkanı Özgür Özel de bu ismi defalarca gündeme taşıdı.

Çakır, tüm bu gelişmeleri değerlendirerek zamanında beyaz Torosların devletle bağlantısının gizli tutulduğunu, bunun “derin devlet” kapsamında ele alındığını aktardı. Şimdiyse tablonun alenen ortada olduğunu vurgulayan Çakır, “Kadrolarda devlette bir devamlılık yok ama beyaz Toros da var, nasıl olur?” diye sordu.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.