Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’nin Ankara ve Şam ziyaretleri bölgesel dengeleri nasıl etkiliyor? ABD’de yeniden gündemin merkezine oturan Donald Trump’ın İran’a yönelik sert açıklamaları ne anlama geliyor? Gönül Tol, Ömer Taşpınar ve Ruşen Çakır, Transatlantik’te değerlendirdi.
Videonun özeti
- Zelenskiy, Ankara ve Şam ziyaretleriyle stratejik bir yön değişimi oluşturdu.
- Gönül Tol, Körfez ülkelerinin Ukrayna ile savunma işbirliği yapmasının arkasında Ukrayna’nın savaş tecrübesinin olduğunu belirtti.
- Trump’ın İran’a yönelik sert söylemleri müzakere taktiği olarak değerlendirildi.
- Ömer Taşpınar, Trump’s threats should be taken seriously due to his position as U.S. President.
- Gönül Tol, Trump’ın dilinin sert olmasının altında bir sıkışmışlık olduğunu vurguladı.
Zelenskiy’nin Ankara ve Şam ziyaretleri
Ruşen Çakır, Gönül Tol ve Ömer Taşpınar ile Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’nin Ankara ve Şam ziyaretlerini değerlendirdi. Tol, Zelenksyi’nin ziyaretlerinin arkasında stratejik bir yön değişimi olduğunu söyledi:
“Zelenski bir süredir sadece Batılı müttefiklerle bu savaşı sürdüremeyeceğini biliyordu. O yüzden Orta Doğu’ya açılma vizyonu vardı ama bu mümkün olmuyordu. Çünkü bölgedeki kilit aktörler, özellikle Körfez ülkeleri, Rusya’nın işgalinden sonra daha nötr bir pozisyon aldı ve Putin’le yakın ilişkiler kurdu. Şimdi geldiğimiz noktada İran’la savaş bu denklemi değiştirdi ve Ukrayna’nın bölgeye girmesini kolaylaştırdı.” 
Ukrayna’nın bölgeye girişinin en önemli ayağınun savunma işbirliği olduğunu vurgulayan Tol, “Körfez ülkeleri Ukrayna’yla savunma işbirliği anlaşmaları imzaladı çünkü Ukrayna’nın Rusya’yla savaşta edindiği çok ciddi bir askeri tecrübe var. Özellikle İran’ın kullandığı şahit dronelara karşı geliştirdiği anti-drone teknolojisi bu ülkeler için çok değerli. Çünkü Patriot gibi sistemler var ama yeterli mühimmat yok ve bu tür saldırılara karşı yeterli değiller” dedi.

Trump İran’ı tehdit etmeye devam ediyor
Programda Ruşen Çakır, Gönül Tol ve Ömer Taşpınar ile Trump’ın İran’a yönelik sertleşen söylemi ve olası askeri senaryoları ele aldı. Taşpınar, Trump’ın tehditlerinin müzakere taktiği olduğunu söyledi:
“Trump’ın müzakere anlayışı maksimalist tehditlerle başlamak, elini güçlü göstermek, yapmayacağı şeyleri yapacakmış gibi göstermek ve son anda bazı tavizler vermek üzerine kurulu. O yüzden Trump’ın söylediğinden çok ne yaptığına bakmak lazım. Söyledikleriyle yaptıkları arasında ciddi bir makas var.” 
Bu tehditlerin tamamen göz ardı edilemeyeceğini vurgulayan Taşpınar, “Her ne kadar Trump’ın dili abartılı ve çelişkili olsa da ciddiye almak gerekir. Çünkü konuşan kişi dünyanın en güçlü askeri gücünü elinde tutan Amerikan Başkanı. Bu nedenle bir çılgınlık ihtimali tamamen dışlanamaz” dedi. 
Gönül Tol, Trump’ın çıkışlarının arkasında aslında ciddi bir sıkışmışlık olduğunu belirtti:
“Trump’ın kullandığı dil çok sert ama bu aslında onun ne kadar köşeye sıkıştığını gösteriyor. Çünkü burada Trump için iyi bir opsiyon yok. Gerginliği tırmandırırsa İran’ın Körfez’deki enerji altyapısına saldırması riski var, bu da enerji fiyatlarını artırır ve Trump’ın işine gelmez. Tırmandırmazsa da İran’ın Hürmüz üzerindeki kontrolü devam eder.” 
Ruşen Çakır, Gönül Tol ve Ömer Taşpınar Transatlantik’te değerlendirdi.
- Erdoğan-Esad görüşmesine bir kaldı: “Büyük buluşma” için seçim tarihi mi bekleniyor?
- Esad ile barışma iddiası: Çavuşoğlu sözlerinin çarpıtıldığını söyledi
- Aydın Sezer yorumladı | S-400’ler, Akkuyu, Ukrayna ve Suriye: Türkiye-Rusya hattında neler oluyor?
- “Ankara-Şam arasında yakın bir temas olur mu?” sorusuna Erdoğan’ın cevabı: “Siyasetin kapıları, son ana kadar her zaman açıktır”
- Ruşen Çakır’ın konuğu Yusuf El Şerif: Arap dünyası Ankara-Şam yakınlaşması ihtimaline nasıl bakıyor?








