ANKARA (Medyascope) – CHP Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi’nde gazetecilerle bir araya gelen İçişleri Politika Kurulu Başkanı Murat Bakan, emniyet ve jandarma içinde tarikatların etkisi olduğunu savundu. Selefi örgütlere karşı ideolojik körlük olduğunu ifade eden Bakan, istihbarat zafiyeti ve operasyonel zayıflık olduğunu söyledi.
Haberin özeti
- İçişleri Politika Kurulu Başkanı Murat Bakan, tarikatların emniyet ve jandarma içinde etkili olduğunu vurguladı.
- CHP’ye yönelik hukuk dışı operasyonların devam ettiğini belirtildi ve Dezenformasyon Yasası’na eleştiriler yöneltildi.
- Murat Bakan, radikal sağ örgütlere karşı istihbarat körlüğü ve operasyonel zayıflıklara dikkat çekti.
- Jandarmanın siyasallaştığını ifade eden Bakan, liyakatın esas alınması gerektiğini vurguladı.
- CHP, diyalog ve müzakere çerçevesinde bakanlarla görüşmelere devam edeceğini belirtti.
Bilmeniz gerekenler
CHP Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi (CAO) İçişleri Politika Kurulu, gazetecilerle bir araya geldi. CHP’nin iktidar perspektifiyle, her bakanlığa karşılık gelecek şekilde faaliyet gösteren politika kurullarını tanıtmak amacıyla yapılan toplantıların ilki ekonomi kadrosuyla, ikincisi ise içişleri alanıyla yapıldı. CAO Genel Koordinatörü Bülent Tezcan’ın açış konuşması ve İçişleri Politika Kurulu Başkanı Murat Bakan’ın sunumunun ardından gazeteciler sorularını yöneltti.

“Revaçta olan enformasyon değil, dezenformasyon”
Bülent Tezcan, sözlerine hukuk dışı operasyonların devam ettiğine dikkat çekerek başladı. Gazeteciler Alican Uludağ ile İsmail Arı’nın tutukluluğuna dikkat çeken Tezcan, gazetecilere Dezenformasyon Yasası kapsamında “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçlamasıyla hapis cezası verilmesine de tepki gösterdi. Tezcan “Bu yasa çıkarken de söylemiştik, ‘Dezenformasyonu değil enformasyonu engellemeyi amaçlıyorsunuz’ demiştik. Bugün revaçta olan şey enformasyon değil, dezenformasyon” dedi.
İçişleri Politika Kurulu Başkanı Murat Bakan, kurulun yapısını ve kimlerle çalıştıklarını anlattı. İçişleri Bakanlığı’nın çalıştığı alanlar ve nasıl bir yönetim anlayışına sahip olduklarına dair bilgi veren Bakan “İçişleri Bakanlığı’nda reform” planlamalarını anlattı. Bakan yardımcılığı görevlendirmelerinde tecrübe sahibi olmayan isimler olduğunu söyleyen Murat Bakan, CHP iktidarında “kamu bürokrasisinde yetişmiş, liyakatli insanlarla” çalışacaklarının altını çizdi.
“Emniyette tarikat ve cemaat etkisi”
Bakanlığın Türkiye’deki en önemli icracı bakanlıklardan biri olduğunu vurgulayan CHP’li Murat Bakan “CHP iktidarında yerel yönetimler ve merkezi idare bir denge içerisinde ülkeyi yönetecek. Kolluk ile ilişkiler düzenlenecek, mülki idare amirlerinin koşulları iyileştirilecek” dedi. Emniyet teşkilatının politize olduğunu söyleyen Bakan, tarikat ve cemaat etkisine dikkat çekti:
“15 Temmuz’da bir cemaat, darbeye kalkıştı. Buradan bir ders çıkartılması gerekiyordu ama iktidar bu dersi çıkartamadı. Bizim için marjinal olan tarikat ve cemaat yapılanmaları, emniyet içinde ciddi güç kazandı. Erzincan Grubu diye bir grup örneğin. Küçük bir grup ama emniyet içinde etkili olabiliyorlar. Menzil’e, Nur Cemaati’ne yakın olmak tayinlerde ve atamalarda etkili olabiliyor.”

“Selefi örgütlere karşı istihbarat körlüğü”
“Radikal sağ örgütlere karşı ideolojik körlük ve operasyonel zayıflık var” diyen Bakan, emniyet ve jandarma teşkilatlarında radikal yapılara “Bunlar Müslüman, alınları secdeye değiyor” gözüyle bakıldığını söyledi. Bakan “Polis memuru kendi özlük haklarıyla ilgili tweet attığında takip eden siber, bu ağlarla ilgili bir çalışma yapmıyor” dedi.
Türkiye’nin radikal sağ örgütlere dair istihbari hafızasını, 15 Temmuz darbe girişiminden önce FETÖ’nün sildiğini savunan Bakan “MİT’i ayrı tutuyorum ancak emniyet ve jandarmada bir istihbarat körlüğü var” dedi. Yalova ve İstanbul’daki IŞİD saldırılarında istihbarat zafiyeti olup olmadığına dair sorusuna ise CHP’li Bakan “Selefi örgütlerle ilgili devletin üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmediğini düşünüyorum” diye yanıt verdi. Bakan, İçişleri Bakanlığı’nın açıklamalarında fail örgüt IŞİD’in adının anılmamasıyla ilgili eleştirilerini sosyal medyadan dile getirdiğinde Bakan Çiftçi’nin kendisini arayarak “Örgütün reklamının yapılmaması ve turizme de kötü etkisi olduğu” yönünde bir açıklama yaptığını anlattı.
CHP’nin IŞİD’in anılmaması konusuna nasıl yaklaştığı sorusu üzerine ise Bakan “DEAŞ demekten geri durmuyorlardı. İçinde İslam geçtiği için IŞİD demiyorlardı, halbuki DEAŞ da IŞİD’in Arapçası. Sayın Bakan’ın bir anlayış değişikliği olarak değerlendiriyorum. Bunu eleştirmiyorum. Böyle bir bakış açısıyla söylemediğini söylüyor, onun beyanı esastır” diye konuştu.
“Jandarma siyasallaştı”
Bakan “Jandarma polisten daha hızlı siyasallaştı” diyerek jandarmanın siyasetten arındırılması ve atama ile tayinlerde liyakatın esas alınması çağrısı yaptı. Jandarmanın siyasallaşmasıyla ilgili bir tespiti olup olmadığı sorusu üzerine Bakan şunları söyledi:
“Mesela Sahil Güvenlik Akademisi’ndeki öğrencilerin camiye giden gitmeyen diye fişlenmesi, Jandarma Genel Komutanlığı’nda işini yapması gereken saatte zikir çekilmesi, namaz vaktinde farklı takke renklerine göre aynı safta namaz kılmayanlar, uzman jandarmanın otobüslerle Menzil’e götürüldüğü, 15 Temmuz’dan sonra jandarmanın tören kıyafetinin rengi siyah olması daha dile getirdiğimiz örnekler. Menzil Cemaati’nin rengi siyah olduğu için mi değiştirildiğini sorduğumuzda kimse ‘Alakası yok’ demedi. Şu an Jandarma Genel Komutanı olan Ali Çardakçı’yla ilgili ciddi geçmişten bugüne gelen Menzil Cemaati’ne yakın olduğu iddiaları var. Çardakçı diyebilir ki ‘Ben Atatürk’ün, Cumhuriyet’in ilke ve devrimlerine bağlı bir komutanım.’ En azından dolaylı olarak Cumhuriyet’e bağlılığını ifade edebilir ama bunu da duymadık.”
Tezcan ise siyaset etkisi ile cemaat etkisini birbirinden ayırmak gerektiğine dikkat çekerek “Bu tip kurumlarda, siyasi partilerin etkisi tercih edilmez, böyle bir etki varsa ortadan kaldırılmalıdır ama risk analizi açısından bakıldığında cemaat etkisi ile kıyaslanamaz. Cemaat etkisinin vereceği zarar çok daha fazladır. Biz bunu, 15 Temmuz sürecinde bağıra bağıra anlattık” ifadelerini kullandı.

İçişleri Bakanı Çiftçi ile görüşme
Bakan sosyal medyadan yönelttiği eleştiriler üzerine İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin iki kez kendisini iki kere arayarak bilgi verdiğini belirtti. Çiftçi’nin tavrını önemsediğini vurgulayan Bakan “Siyasette iletişim önemli, bizi bilgilendirmesini değerli buluyorum” dedi.
Öte yandan Murat Bakan, Çiftçi ile bugün (15 Nisan) bakanlıkta görüşeceklerini açıkladı. Bakan, kayyum uygulaması dahil olmak üzere, gündemdeki yakıcı sorunların görüşmede gündeme getirileceğini belirtti. Ancak Ayser Çalık Ortaokulu’ndaki silahlı saldırının ardından Bakan Çiftçi’nin Kahramanmaraş’a gitmesi nedeniyle görüşme ertelendi.
Bakanlarla görüşmeler devam edecek mi?
2024 yerel seçimlerinden sonra CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in “normalleşme” dediği temaslar kapsamında gölge bakanların kabinedeki bakanlarla görüşmesiyle aynı çerçevede mi olduğu sorusu Bakan şunları söyledi:
“Daha önceki görüşmeler Genel Başkanımızın Cumhurbaşkanıyla görüşmesiyle olmuştu. Bu öyle bir görüşme değil. Ali Yerlikaya bakan olduğunda ‘Süleyman Soylu’dan daha kötü olamaz’ diye düşünerek bir kredi tanımıştık. Mustafa Çiftçi göreve geldiğinde ise sert eleştirilerde bulunduk. Ama kendisinin bilgi vermek için aramak gibi tutumları üzerine bir nezaket ziyareti yapılmasını gerekli görüyorum. Ayrıca şu an konuşulan polis meslek kanunu, Emniyet Teşkilatı’nın ciddi sorunlarıyla ilgili de kendisine düşüncelerimizi söyleyeceğiz.”
Bu görüşmelerin devam edip etmeyeceği sorusuna ise Tezcan “Biz meseleye ‘Siyaset müzakere, münakaşa ve diyalog zeminidir. Husumet zemini olmamalıdır’ diye yaklaşıyoruz. Sayın Çiftçi’nin diyaloğa açık adımlar atıyor olması sevindirici, umut verici ve devamını beklediğimiz bir şey” diye yanıt verdi. Tezcan, bu temasların eleştirilerini dile getirmelerine engel olmayacağını ve süreçte iktidarın tutumunun belirleyici olacağını vurguladı.
Süreçte öncelik ne: Örgütün tasfiyesi mi, yasal adımlar mı?
TBMM Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu üyesi de olan Murat Bakan, çözüm süreciyle ilgili sorulara da yanıt verdi. AKP kaynaklarının, yasa teklifinin CHP ve DEM Parti’nin hazırlayıp Meclis’e getirmesi yönündeki açıklamalarıyla ilgili Bakan “İktidarın atması gereken adımlar var. Öncelikle ipe un sermek yerine bu adımları atması gerekir” dedi. Bakan, yasal düzenleme gerekmeden atılması gereken demokratikleşme adımlarına dikkat çekti.
İktidar kanadından gelen yasal adımlar için örgütün tasfiyesinin tespit ve teyit edilmesi, DEM Parti’nin ise bir an önce yasal adımların atılması gerektiği yönündeki tutumuna dair soruya ise Bakan “Bu süreci yürütecek olan yine güvenlik bürokrasisidir. Tespit ve teyitle ilgili süreçler hem yasal düzenlemelerle hem de uygulamayla yürütülebilir. Bizim açımızdan özel bir öncelik sıralaması yok. Terör örgütünün silah bırakması da elbette bu sürecin bir parçasıdır” diye yanıt verdi.
- Sedat Pişirici ile Ekonomi Tıkırında (135): Değişim körlüğü
- Murat Yetkin yazdı – Yıl 2021: “Mafyatik şahıs” ile İçişleri Bakanı düelloda
- İngiltere, sığınmacıları almayı reddeden ülkelere vize vermeyecek
- İçişleri Bakanlığı Mansur Yavaş hakkında soruşturma izni verdi
- Almanya’da aşırı sağın yükselişi: Siyasi körlük, umursamama ve yok sayma








