İSTANBUL (Medyascope) – Dünya Alem’de bu hafta, Medyascope programcısı İslam Özkan’ın konuğu ekonomist ve akademisyen Cüneyt Akman oldu. Türkiye ekonomisi neden düzelmiyor, enflasyonun nedeni kriz mi, politik dönüşüm mü? Akman, Türkiye’de yaşananların klasik bir ekonomik krizden ziyade, uzun süredir devam eden yapısal ve politik sorunların sonucu olduğunu savundu.
Türkiye 2021’den bu yana kronikleşen yüksek enflasyon ve hayat pahalılığı ile mücadele ederken, ekonomi çevrelerinde krizin nedenleri ve çözüm yolları tartışılmaya devam ediyor. İslam Özkan’ın konuğu ekonomist Cüneyt Akman, mevcut tabloyu klasik bir kriz değil, bilinçli bir ekonomik tercihin ve politik bir dönüşümün sonucu olarak nitelendirdi.
“2023 seçimleri öncesi kriz koktu, manipülasyon vardı”
Akman, 2023 genel seçimleri öncesinde muhalefetin “tencere iktidarı devirir” beklentisinin neden gerçekleşmediğine dair, o dönemde teknik anlamda bir krizin olmadığını, aksine krizin ötelenmesi için ekonominin çığırından çıkarıldığı bir “manipülatif dönem” yaşandığını söyledi.

Nureddin Nebati dönemindeki faiz politikalarını ve kredi genişlemesini hatırlatan Akman, tüketici güven endeksinin o dönemde yükseldiğini, ancak bunun sürdürülebilir olmadığını vurguladı. Seçim sonuçlarını bir “Pirus Zaferi” olarak niteleyen Cüneyt Akman, ekonomik faturanın yerel seçimlerde AKP’nin kalelerinde bile hissedileceğini aylar öncesinden öngördüğünü söyledi.
Enflasyonu sadece para politikasıyla açıklamayan Akman, “Enflasyonun asıl sebebi büyük bir rejim değişikliğine girilmesidir” dedi. Tarihsel perspektifle, 16. yüzyıldan bu yana büyük enflasyon dalgalarının hep önemli toplumsal ve sistemsel dönüşümlerde yaşandığını belirten Akman, Türkiye’deki durumu, “Olmayan kaynaklarla, edinemeyeceğiniz kadar yüksek hedeflere ulaşmaya çalışmak enflasyonu doğurur” diye özetledi.
Mehmet Şimşek ve “kur-faiz makası”
Programda Mehmet Şimşek’in göreve gelişi ve uyguladığı politikalar ele alındı. Cüneyt Akman, Şimşek’in gelişini “frene hızla basma” hamlesi olarak gördüğünü, ancak bunun yurtdışından sıcak para çekmek için kullanılan eski bir yöntem olduğunu söyledi.
Akman, “kur-faiz makası” olarak adlandırdığı sistemde, önce kurun serbest bırakılarak devalüasyon yapıldığını, ardından yüksek faizle yabancı yatırımcıya çifte kazanç imkanı sunulduğunu anlattı.
Bu sürecin bedelinin ağır olduğunu belirten Akman, Türkiye’den milyarlarca doların faiz ve kar transferi olarak dışarı çıktığını, buna rağmen borç yükünün azalmak yerine katlandığını vurguladı.







