İSTANBUL (Medyascope) – Habur benzeri bir toplumsal tepkinin çözüm sürecini sekteye uğratabileceğini söyleyen Medyascope Yayın Yönetmeni Ruşen Çakır, CHP’de yaşanan liderlik krizinin yalnızca partiyi değil, yeni çözüm sürecinin toplumsal meşruiyetini de etkileyebileceğini savundu. Çakır, sürecin başarıya ulaşması için toplumun geniş kesimlerinin desteğinin sağlanması gerektiğini vurguladı.
Medyascope Yayın Yönetmeni Ruşen Çakır, Irak’ın Süleymaniye kentinden yaptığı “”Seçilmiş CHP” olmadan çözüm süreci mümkün olur mu?” başlıklı yayında, Türkiye gündemindeki iki önemli başlığın Cumhuriyet Halk Partisi’nde (CHP) yaşanan gelişmeler ve yeniden gündeme gelen çözüm süreci olduğunu söyledi.
Haziran ayında çözüm sürecine ilişkin yasal bir düzenleme yapılabileceği yönündeki beklentilere dikkat çeken Çakır, aksi halde sürecin Meclis’in yaz tatilinin ardından sonbahara kalabileceğini belirtti.
CHP’de olası mutlak butlan kararı sonrası yaşanabilecek gelişmelerin siyasi gündemin merkezine yerleştiğini ifade eden Çakır, Kemal Kılıçdaroğlu ile Özgür Özel arasındaki liderlik tartışmalarının çözüm sürecine de yansıyabileceğini belirtti.
“CHP süreçte önemli bir aktör haline geldi”

Ruşen Çakır, Özgür Özel ve tutuklanarak İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’ndan uzaklaştırılan CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun yönetimindeki CHP’nin çözüm sürecine destek verdiğini belirterek, partinin Meclis’te kurulması planlanan komisyon çalışmalarına katıldığını ve Kürt sorununun çözümüne ilişkin olumlu mesajlar verdiğini hatırlattı.
CHP’nin süreçte önemli bir aktör haline geldiğini söyleyen Çakır, olası bir liderlik değişikliğinin sürecin toplumsal desteğini etkileyebileceğini ileri sürdü.
Çözüm sürecinin yalnızca yasal düzenlemelerle ilerleyemeyeceğini belirten Çakır, toplumun özellikle Kürt olmayan kesimlerinin de sürece ikna edilmesi gerektiğini ifade etti. Çakır, geçmişte yaşanan Habur sürecine benzer toplumsal tepkilerin ortaya çıkması halinde sürecin zarar görebileceğini söyledi.
“Sürecin en büyük ihtiyacı toplumsal rıza”
İYİ Parti ve Zafer Partisi’nin çözüm sürecine başından itibaren karşı çıktığını hatırlatan Çakır, bu partilerin son dönemde CHP yönetimine destek verdiğini belirtti. Çakır, CHP’deki mevcut yönetimin zayıflatılması durumunda çözüm sürecinin toplumsal meşruiyet kazanmasının daha da zorlaşabileceğini öne sürdü.
Sürecin en büyük ihtiyacının “toplumsal rıza” olduğunu vurgulayan Çakır, iktidarın ve Kürt siyasi hareketinin bugüne kadar toplumun farklı kesimlerini ikna etmeye yönelik yeterli çalışma yürütmediğini savundu.
Çakır, CHP’nin iç işleyişine yönelik müdahale girişimlerinin yalnızca partiye değil, Türkiye açısından kritik öneme sahip çözüm sürecine de zarar verebileceğini söyledi.







