İSTANBUL (Medyascope) – Aziz İhsan Aktaş davasında karar duruşmaları yapılıyor. Mütalaaya karşı 124 kişinin beyanları alındı. İşte Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara’nın beyanı.

Haberin özeti
Bu özet yapay zekâ tarafından hazırlanmış ve editör tarafından kontrol edilmiştir.
- Aziz İhsan Aktaş davasında karar duruşmaları yapıldı, 7 kişi tutuklu olarak yargılanıyor.
- Tutuklu Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara rüşvet suçlamalarını reddetti ve kendisine cezalandırma talep edildiğini açıkladı.
- Duruşmalarda sanık ve avukat beyanları alınmaya devam ediliyor, toplamda 124 sanığın beyanı alındı.
- Çaykara, iddiaların somut verilerle desteklenmediğini ve suçlamaların politik nedenlerle yapıldığını savundu.
- Dava kapsamında 200 şüpheli bulunuyor ve çeşitli suçlamalarla ömür boyu hapis cezası talep ediliyor.
Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat ve Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara dahil 7 kişinin tutuklu olduğu, 200 sanıklı “Aziz İhsan Aktaş” davasının üçüncü duruşmasına ikinci günde, Silivri’de Marmara Ceza İnfaz Kurumları karşısında inşa edilen 2 bin 295 kişilik yeni salonda devam ediliyor.
- İmamoğlu’na düzenlenen operasyon haberlerimizin tamamını okuyun.
- İmamoğlu’na düzenlenen operasyon videolarımızın tamamını izleyin.
14 Mayıs’ta duruşma savcısı, esas hakkındaki mütalaasını açıklamıştı. Üçüncü duruşmanın üçüncü gününde, esas hakkındaki mütalaaya karşı sanık ve avukat beyanları alınmaya devam ediliyor. Beyanı alınınan sanık sayısı 124’ü buldu.
Esasa ilişkin mütalaaya karşı savunma yapan bir diğer isim, tutuklu Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara oldu.
Tutuklu Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, mütalaaya karşı kürsüde beyanda bulundu. Çaykara, beyanında “Avcılar Belediye Başkanı olarak yargılanıyorum ama CHP Avcılar Belediye Başkan adayı olarak cezalandırmam talep ediliyor” ifadelerini kullandı.
Eylem 58 kapsamında hakkında “rüşvet alma” suçlamasıyla 12 yıla kadar hapis cezası istenen Çaykara, “Ceza talebini reddediyorum ve suçlamayı kabul etmiyorum. Etkin pişmanlık ifadesinde geçen bir seçim kampanyası desteğinin sürekli doğru kabul edilerek fakat bu iddianın hangi suçun menfaati olduğu bir türlü netleştiremeyen, netleştirmeyen bir tutumla karşı karşıyayım” dedi.
Çaykara, devamında, “İddia makamının mahkeme boyunca bu iç içe geçirilmiş iki suç tipinden birinde, ‘ihaleye fesat’ suçlamasında beraatimi talep etmesine karşılık eylem 58’de ‘rüşvet’ suçlamasına devam etmesi açıkçası beni şaşırttı. Aziz İhsan Aktaş’ın hiçbir somut veriye dayanmayan, soyut olarak verilen beyanının esasa ilişkin mütalaya altlık yapıldığını gördüm. Bu aşamaya kadar iddia sahibinin ispatlama çabasına dahi girmediği soyut beyana karşı ben bugün maalesef bir töhmet altında bırakılıyorum” diye konuştu.
Dosyada yer alan araçların seçim kampanyası için kendisine özel olarak kiralandığı iddiasını reddeden Çaykara, heyete sunduğu raporla, söz konusu araçların hem kendi adaylığından önce hem de adaylığı sırasında, önceki dönem belediye başkanına ait giydirmelerle CHP 3. Bölge Seçim Koordinasyon Merkezi’nin otoparkında hazır halde bulunduğunu söyledi. Çaykara, “Bu araçlar gerçekten benim için özel olarak kiralandıysa, adaylığım öncesinde de aynı yerde ne işleri vardı” diye sordu.
Çaykara şöyle devam etti:
“Madem bu iddiaya itibar edilmiyor, o zaman sizin bir yazıyla iki güne getirttiğiniz PTS raporunu keşke savcılık soruşturma makamı, -iddia makamına bu konuda diyecek bir şeyim yok- keşke iki güne gelen PTS raporunu en başından beri üç sinyal bilgisiyle geçiştirmeseydi, ‘var’ dediği PTS raporunu keşke dosyaya ekleseydi de biz bugün bu tartışmaları yaşamasaydık.
İkinci celse sonunda esas hakkında mütalaa verildiğinde açıkçası tahliye konusunda umutlanmıştık. Çünkü neden sonuç ilişkisiyle iç içe geçirilmiş iki suç tipinden bir tanesine beraat talep edilmesi, üzerime atılı suçlamaları kökünden sarsmıştır ama olmadı. Bugün 13 aydır tutuklu olarak karşınızdayım. Celse sonunda artık bir karar vereceksiniz.
Bizzat iddia makamının ‘ihale fesat karıştırma’ suçlamasından beraat talebi göstermiştir ki, bu yargılamanın konusunun Avcılar Belediyesi ile hiçbir ilgisi yoktur ve kalmamıştır. Huzurunuzda Avcılar Belediye Başkanı olarak 14 aylık görev süren boyunca tek bir usulsüzlüğe dahi imza atmamamın, belediyemizi tek kuruş kamu zararına uğratmamamın iç huzurunu yaşıyorum.
Avcılar Belediye Başkanı olarak yargılanıyorum ama CHP Avcılar Belediye Başkan adayı olarak cezalandırmam talep ediliyor. Ben iddia makamının maalesef bir türlü netleştiremediği sözde bu rüşvet iddiasının belediye başkan adayı olarak müşterek failiyim. Böyle bir rüşvet suçu olamaz. Hukuken de fiilen de neresinden tutarsanız tutun, mümkün değildir. Bir belediye başkanının belediye başkan adaylığı döneminde rüşvet ile cezalandırılması -tüm samimiyetimle ifade ediyorum- toplumun tüm kesimlerini vicdanen yaralar.”
Hüseyin Ersöz: “Suçlama ile müvekkilimizin eylemleri arasında illiyet bağı kurulamadı”
Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer’in avukatı Hüseyin Ersöz, mütalaaya karşı beyanda bulunmak için söz aldı.
Hüseyin Ersöz, “ihaleyi fesat karıştırma” ve “özel belgede sahtecilik” isnatlarında bulunulduğunu ancak bu isnatlar açısından somut herhangi bir bulguya dayanılmadığına dikkat çekti. Ersöz, belediyeye kayyum atanması sonrasında incelenen ihalelerden birinin de suçlama konusu ihale olduğunu söyledi. Ersöz, belediyeye atanan kayyum yönetiminin de söz konusu hizmet alımının devamına yönelik uzatım kararı verdiğini belirtti. Ersöz, “Aynı kayyum yönetimi tarafından işyeri teslim tutanağı onaylanarak 01.01.2025 tarihinde işin devamına da onay verilmiştir. Söz konusu hizmet alımının istenilseydi derhal iptali de mümkün olmasına rağmen iptal edilmemesi de söz konusu hizmet ihtiyacının aciliyeti ve ihale bedelinin yapılan işe uygunluğunu açıkça desteklemektedir” dedi. Ersöz, söz konusu ihaleyi alan Bilginay Temizlik Hizmetleri Şirketinin, Türkiye’nin her yerinde; Yargıtay, TBMM, Sayıştay, Devlet Hastaneleri, AKP’li Belediyeler olmak üzere birçok kurumdan ihale aldığını belirtti.
İçişleri Bakanlığı Kontrolörleri Raporu’na dikkat çeken Avukat Ersöz, Ahmet Özer’e yönelik bir kusur atfının da bulunmadığını söyledi. Ersöz, “Söz konusu raporun geneline bakıldığında; inceleme konusu ihaleler yönünden müvekkilimizin belediye başkanı sıfatıyla teklif ya da olur sahibi olmadığı, ihale onay belgesinde imzasının bulunmadığı, ihale komisyonunun teşkilinde görev almadığı, bunlara dair tüm işlemlerin belediye ve ihale mevzuatı çerçevesinde ilgili birim yöneticilerince gerçekleştirildiği görülmektedir” dedi.
Ersöz devamında şunları söyledi:
“İddia makamının esas hakkındaki mütalaasında isnat konusu olan Eylem 30 ve Eylem 31 yönünden yapılan değerlendirmelerde demMüvekkilimiz hakkında talep edilen cezaların gerekçesinin kopyala-yapıştır şeklinde tekrar edildiği görülmektedir. Müvekkilimizin hangi eylemi ya da eylemsizliği ile Esenyurt Belediye Başkanlığı görevini ihmal ettiği hiçbir şekilde izah edilmemiştir. Dolayısıyla isnat edilen suçlama ile Müvekkilimizin eylemleri arasında illiyet bağı da kurulamamıştır. Kaldı ki müvekkilimizin suç teşkil eden herhangi bir eylemi bulunmadığından bu illiyet bağının kurulması da olanaksızdır.
İddia Makamının cezalandırma talebine bakıldığında Müvekkilimiz hakkında yürütülen ve cezaevinde tutuklu kalınmasına neden olunan ‘İhaleye Fesat Karıştırma’ ve ‘Özel Belgede Sahtecilik’ suçlarından vazgeçildiği ancak, müvekkilin tutuklu kaldığı süre de göz önüne alınarak bir şekilde hakkında ceza verilmesinin arzulandığı izlenimi tarafımızda oluşmuştur. Bu durum esasında müvekkilimizin suç teşkil eden eylemi olmamasına karşın, hukuki zeminden uzaklaşılarak farklı bir saikle müvekkilin cezalandırılmasının talep edildiği sonucunu doğurmaktadır.”
Davanın geçmişi
İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi, kamuoyunda “Aziz İhsan Aktaş iddianamesi” olarak bilinen 578 sayfalık iddianameyi kabul etmişti.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Bürosu tarafından hazırlanan iddianamede 19 kişi mağdur sıfatıyla yer alırken, şüpheli sayısı 200’e ulaşmıştı.
İddianamede, CHP Adana Milletvekili Burhanettin Bulut ve İstanbul Milletvekili Özgür Karabat hakkında fezleke düzenlenerek Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderildiği de belirtilmişti.
İddianamede, şüpheli olmayan Ekrem İmamoğlu’nun adı 14 sayfada geçmişti. İmamoğlu için “suç örgütü lideri Ekrem İmamoğlu” ve “Ekrem İmamoğlu suç örgütü” ifadelerinin kullanıldığı görülmüştü.
Şüpheliler arasında Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ve Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere yer alıyor. Ayrıca Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar ve Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin de aralarında bulunuyor.
Savcılık, Aziz İhsan Aktaş hakkında dokuz farklı suçtan toplam 270 yıldan 704 yıla kadar hapis cezası talep etmişti.
Aktaş’a yöneltilen suçlar arasında “suç işlemek amacıyla örgüt kurma”, “ihaleye fesat karıştırma” ve “edimin ifasına fesat karıştırma” yer alıyor. Ayrıca “resmî belgede sahtecilik”, “özel belgede sahtecilik” ve “kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık” suçları da bulunuyor.
“Rüşvet verme”, “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama” ve “gerçeğe aykırı fatura düzenleme” suçlamaları da Aktaş’a yöneltilmişti.
Savcılık mütalaası
Bir önceki duruşmada (14 Mayıs), “suç örgütü lideri” olduğu iddia edilen tutuksuz Aziz İhsan Aktaş’ın 13 eylemden beraatı, 35 ayrı eylemden de cezalandırılması talep edilmişti. Aziz İhsan Aktaş’ın “suç işlemek amacıyla örgüt kurma”, 29 kez “ihaleye fesat karıştırma,” 19 kez “özel belgede sahtecilik”, dört kez “resmi belgede sahtecilik”, üç kez “rüşvet” ve üç kez “edimin ifasına fesat karıştırmak” suçlarından toplam 103 yıldan 280 yıla kadar hapsi talep edilmişti.
Tutuklu Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat’ın “suç örgütü üyeliği”nden beraatı, 30 kez “ihaleye fesat karıştırma”, 17 kez “özel belgede sahtecilik”, iki kez “resmî belgede sahtecilik”, bir kez “nitelikli dolandırıcılık”, iki kez “rüşvet”, “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama” ve “haksız mal edinme, mal kaçırma veya gizleme” suçlarından toplam 86 yıldan 234 yıla kadar hapsi istenmişti.
Oya Tekin’e “rüşvet alma”, Ahmet Özer’e iki farklı eylem üzerinden “ihmal suretiyle görevi kötüye kullanma”, Zeydan Karalar’a “rüşvet alma”, Utku Caner Çaykara’ya “rüşvet alma”, Kadir Aydar’a “rüşvet alma” suçlamasından hapis cezası istenmişti. Oya Tekin’in eşi Celal Tekin hakkında 59 numaralı eylem kapsamında “rüşvet alma” suçundan ceza istenmişti.
Ali Rıza Yılmaz hakkında farklı eylemlerden “ihaleye fesat karıştırma” ve “özel belgede sahtecilik” suçlarından ceza talep edilmişti. Mütalaada ayrıca örgüt bünyesinde olduğu belirtilen 16 şirket ile bazı malvarlıklarının müsaderesi istenmişti.







