İmamoğlu’nun diplomasının iptaline karşı açtığı dava Danıştay’a taşındı: Başvuruyu Mehmet Pehlivan yaptı

İSTANBUL (Medyascope) – İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun diplomasının iptal edilmesine karşı açtığı davada, istinaf başvurusunun reddedilmesi kararı üzerine Danıştay’a başvuru yapıldı. Diploma iptali işlemi ile istinaf kararının yürütmesinin durdurulmasının talep edildiği başvuruyu İmamoğlu’nun tutuklu avukatı Mehmet Pehlivan yaptı.

Haberin özeti
Bu özet yapay zekâ tarafından hazırlanmış ve editör tarafından kontrol edilmiştir.
  • Ekrem İmamoğlu’nun diplomasının iptaline karşı açtığı davada, istinaf başvurusunun reddi üzerine Danıştay’a başvuru yapıldı.
  • İmamoğlu’nun avukatı, diplomanın iptalinin hukuka aykırı olduğunu ve yürütmesinin durdurulmasını talep etti.
  • Dilekçede, yargılama sürecindeki heyet değişikliklerinin kanuni hâkim güvencelerine aykırı olduğu belirtildi.
  • İmamoğlu’nun yatay geçişinin mevzuata uygun olduğu vurgulandı, diploma iptalinin hukuksal geçerliliği sorgulandı.
İlgili bağlantılar
İçindekiler
İki röportaj çoklu deşifre, ekrem imamoğlu

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı ve CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun diplomasının iptaline karşı açtığı davada, İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 7. İdare Dava Dairesi’nin istinaf başvurusunu reddeden kararı Danıştay’a taşındı. Danıştay’a yapılan başvuruyu, Çorlu Karatepe Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu’nda tutuklu bulunan İmamoğlu’nun avukatı Mehmet Pehlivan yaptı.

Pehlivan, Bürgehan Emrağ ve Büşra Doğan’ın Danıştay’a yaptığı başvuruda, İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 7. İdare Dava Dairesi’nin kararının yürütmesinin durdurulmasını ve kararın bozulmasını talep edildi. 17 Haziran tarihli temyiz dilekçesinde, İstanbul Üniversitesi’nin 18 Mart 2025’te aldığı diploma iptali kararının hukuka, hukuk güvenliği ilkesine ve kazanılmış haklara aykırı olduğu ifade edildi. 35 yıl önce gerçekleşen yatay geçiş ve buna bağlı mezuniyet işlemlerinin “yokluk” ve “açık hata” gerekçeleriyle geri alınmasının hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmadığı belirtildi.

Dilekçede, istinaf mahkemesinin kararının gerekçesiz olduğuna dikkat çekildi. İstanbul Bölge İdare Mahkemesi’nin yalnızca “ilk derece mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu” yönünde tek cümlelik bir değerlendirmeyle başvuruyu reddettiği ifade edildi. Temyiz dilekçesinde, istinaf aşamasında sunulan ayrıntılı itirazların hiçbirinin değerlendirilmediği, mahkemenin davanın sonucunu etkileyebilecek iddialara yanıt vermediği vurgulandı.

Heyet değişikliklerine dikkat çekildi

Dilekçede yargılama sürecindeki mahkeme heyeti değişikliklerine de dikkat çekildi. İstanbul 5. İdare Mahkemesi’nde dava süresince heyetin dört kez değiştirildiği, istinaf incelemesini yapan İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 7. İdare Dava Dairesi’nde de başvurudan sonra heyet değişikliğine gidildiği anlatıldı.

Yargılama sırasında gerçekleştirilen bu değişikliklerin Anayasa’nın 37’nci maddesinde düzenlenen “kanuni hâkim” ve “doğal hâkim” güvencelerine aykırı olduğu ifade edildi.

Diploma iptali sürecinin siyasi saiklerle yürütüldüğü, İmamoğlu’nun CHP’nin cumhurbaşkanı adayı olmak üzere ön seçime başvurduğu dönemde diploma tartışmasının yeniden gündeme getirildiği, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın İstanbul Üniversitesi’nden konuya ilişkin “ivedi işlem” talep ettiği hatırlatıldı.  

Diploma iptalinin temel amacının, İmamoğlu’nun cumhurbaşkanı adaylığı için gerekli olan yükseköğrenim şartını  ortadan kaldırmak olduğu belirtildi.

“Yatay geçiş şartları sağlanmıştır”

Dilekçede, İmamoğlu’nun 1990 yılında Girne Amerikan Üniversitesi’nden İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi’ne yaptığı yatay geçişin dönemin mevzuatına uygun olduğu ifade edildi. İlgili tarihte yürürlükte bulunan yönetmelikte öngörülen tüm şartların karşılandığı, gerekli belgelerin eksiksiz sunulduğu ve üniversitenin yatay geçiş başvurusunu inceleyerek kabul ettiği belirtildi.

İstanbul Üniversitesi’nin 2020 yılında bir CİMER başvurusuna verdiği yanıtta İmamoğlu’nun yatay geçişinin mevzuata uygun olduğunu bildirdiği, üniversite yönetiminin 2024 tarihli bilgi notunda da aynı sonuca ulaştığı anlatıldı. Dilekçede, yıllar sonra alınan diploma iptali kararının hukuk güvenliği ve idari istikrar ilkeleriyle bağdaşmadığı ifade edildi.

İmamoğlu’nun avukatları, Danıştay’dan öncelikle diploma iptali işlemi ile istinaf kararının yürütmesinin durdurulmasını, İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 7. İdare Dava Dairesi’nin istinaf başvurusunu reddeden kararının bozulması ve diploma iptali işleminin iptaline yönelik davanın kabul edilmesi talep edildi.

“Diploma davası” nasıl başlamıştı?

Girne Amerikan Üniversitesi’nden İstanbul Üniversitesi’ne 1990’da yatay geçiş yapan Ekrem İmamoğlu, 1994’te İstanbul Üniversitesi İngilizce İşletme Bölümü’nden mezun olmuştu.

İmamoğlu, 2017’de İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde yüksek lisansını, “Belediyelerde insan kaynakları yönetimi Beylikdüzü Belediyesi örneği” teziyle tamamlamıştı. İstanbul Üniversitesi Yönetim Kurulu, 18 Mart 2025’te İmamoğlu dâhil 28 kişinin lisans diplomalarını, 1990 yılında “usulsüz yatay geçiş yapılması” gerekçesiyle iptal etmişti.

İmamoğlu, İstanbul Üniversitesi Yönetim Kurulu’nun 18 Mart 2025 tarih ve 3/1 sayılı işlemine itiraz etti. 6 Mayıs 2025’te İmamoğlu, “yokluk” ve “açık hata” gerekçeleriyle diplomasının iptal kararının iptal edilmesini talep etmişti.

“İptalin iptali” davasını açan İmamoğlu’nun avukatı Mehmet Pehlivan, 1,5 ay sonra İBB soruşturması kapsamında tutuklanmıştı.

İstanbul 5. İdare Mahkemesi, 22 Mayıs 2025’te İstanbul Üniversitesi’ne müzekkere yazarak iptal kararına dayanak olan bilgi ve belgeleri istemişti. Bir ay sonra Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından, İstanbul 5. İdare Mahkemesi Başkanı Recep Şendil ve üye hâkim Gün Yazıcı görevden alınmış, yerlerine yeni isimler atanmıştı.

Yeni heyet, 30 Temmuz 2025’te diploma iptali kararının yürütmesinin durdurulması talebini reddetmişti. İmamoğlu’nun yüksek lisans diploması da iptal edilmişti.

Ekrem İmamoğlu’nun diplomasının iptal edilmesine karşı açtığı dava, İstanbul 5. İdare Mahkemesince oybirliğiyle reddedilmişti. Mahkeme, “açık hata” ve “tanınma şartıyla” ret kararı vermişti. İmamoğlu’nun geçiş yaptığı dönemde “tanınma şartı” olmamasına, 2020 ve 2024 yıllarında “usulsüzlük yok” kararlarına rağmen dava reddedilmişti.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Paylaş