Dünya Alem (50): Sahte peygamber nasıl anlaşılır? Kur’an ve akıl ne diyor?

İSTANBUL (Medyascope) – Dünya Alem programının “Sahte peygamber nasıl anlaşılır? Kur’an ve akıl ne diyor?” başlıklı bu bölümünde İslam Özkan’ın konuğu, Esat Arslan oldu. Arslan, din-bilim ilişkisini, felsefenin serüvenini ve kutsal metinlerin 21. yüzyıl gözüyle nasıl yorumlanması gerektiğini değerlendirdi.

Videonun özeti
Bu özet yapay zekâ tarafından hazırlanmış ve editör tarafından kontrol edilmiştir.
  • Esat Arslan, Dünya Alem programında sahte peygamberin nasıl anlaşılacağını ele aldı.
  • Aydınlanma döneminde din eleştirileri, insanların kurumsal dine karşı düşmanlık geliştirmesine yol açtı.
  • Arslan, gerçek peygamberin insanları onurlandırması ve topluma adalet getirmesi gerektiğini vurguladı.
  • Kur’an’daki mucizelerin sembolik bir anlatım olarak görülmesi gerektiğini belirtti.

Aydınlanma dönemindeki kurumsal din eleştirilerine değinen Esat Arslan, Orta Çağ kilisesinin İncil’i literal okumasının ve engizisyon baskılarının insanları kurumsal dine düşman ettiğini belirtti. Ancak sanılanın aksine aydınlanma düşünürlerinin ateist olmadığını vurgulayan Arslan, “Voltaire, Rousseau, Kant gibi isimlerin çok sıkı bir Tanrı ve ahiret inancı vardı. Onlar aklın ışığını ve vicdanın sesini Tanrı’dan gelen birer lütuf olarak görüyorlardı. Aslında her insanı birer peygamber haline getirme derdindeydiler” diye konuştu. Kant’ın sahici ve sahte din ayrımına da değinen Arslan, aydınlanma aklının vahye körü körüne teslim olmak yerine onu akıl ve vicdan süzgecinden geçirmeyi teklif ettiğini hatırlattı.

Gerçek peygamberin ölçütü

Arslan, gerçek peygamberi anlama ölçütü için Hz. İsa’nın İncil’deki bir öğretisine atıfta bulunarak “Onları meyvelerinden tanıyacaksınız. İnsanı onurlandırıyor mu, yükseltiyor mu, topluma adalet ve barış getiriyor mu? Yoksa sömürüyor mu?” dedi.

Ünlü psikolog Erich Fromm’un “otoriter din” ve “hümanist din” ayrımını hatırlatan Arslan, Hz. Muhammed’in de aslında döneminin en büyük eleştirel din sosyologlarından biri olduğunu savundu. Arslan, Nietzsche, Freud, Weber ve Marx’ın modern çağda kurumsal dine yönelttiği eleştirilerin (afyon, zincir, heva, zayıfların sömürüsü) bir benzerinin, asırlar önce bizzat Kur’an ayetleriyle (Araf, Necm, Nisa sureleri) o dönemin sahte ve baskıcı din anlayışına karşı yapıldığını ifade etti.

Sahte peygamber nasıl anlaşılır
Dünya Alem (50): Sahte peygamber nasıl anlaşılır? Kur’an ve akıl ne diyor?

“Kur’an’da doğaüstü mucize görmedim”

21. yüzyılda insanının rasyonalize etmekte zorlandığı “doğaüstü olaylar ve mucizeler” konusuna da değinen Arslan, İslam düşüncesinde aklın 13. yüzyıldan sonra durakladığını ve batıya göç ettiğini belirtti. Kur’an’daki edebi sanatların ve sembolizmin doğru çözülmesi gerektiğinin altını çizen yazar, şunları söyledi:

“Sahabeler peygamber kıssalarının sembolik olduğuna inanırlardı. Ben Kur’an’da doğaüstü, tabiat yasalarını çiğneyen bir mucize görmedim. Örneğin Hz. Musa’nın Firavun’un sihirbazları ile olan mücadelesi fiziksel bir ejderha-yılan hikayesi değil, Firavun’un entelektüelleri ile yapılan devasa bir felsefe, bilim ve medeniyet tartışmasıydı. Musa tek başına o aydınların tüm vehimlerini ve safsatalarını güçlü teistik kanıtlarla yok etti. Ejderhanın yılanları yutması, bu entelektüel zaferin sembolik bir anlatımıdır.” 

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Paylaş