Direnç Hikâyeleri (4) – Ümit Ünal: “Kendi hikâyelerimi anlatmayı seçtim”

İSTANBUL (Medyascope) – Direnç Hikâyeleri’nin bu bölümünde senarist ve yönetmen Ümit Ünal, çocukluk hayallerini, sinema yolculuğunu ve sanata bakış açısını Nur Betül Aras’a değerlendirdi.

Videonun özeti
Bu özet yapay zekâ tarafından hazırlanmış ve editör tarafından kontrol edilmiştir.
  • Ümit Ünal, çocukluğundan sinema kariyerine dair birçok konuyu Nur Betül Aras’a anlattı.
  • Ünal, çocukluk döneminde İzmir’in köylerinde büyüdüğünü, okuma alışkanlığının hayatını çok etkilediğini söyledi.
  • Yönetmenliği “dert paylaşım aracı” olarak tanımlayan Ümit Ünal, ana akım medyadan uzak hikâyeler anlatma isteğini dile getirdi.

Direnç Hikâyeleri’nde bu hafta Nur Betül Aras’ın konuğu senarist ve yönetmen Ümit Ünal oldu. Ünal, çocukluğunu, ilk senaryosunu yazdığı 19 yaşındaki motivasyonunun arka planındaki hayatını Aras’a anlattı.

Çocukluğunun İzmir’in köylerinde geçtiğini söyleyen Ünal, kitap okuma alışkanlığının ailesinden geldiğini söyledi. Okuma alışkanlığından doğan merak hissi yüzünden kendini bulunduğu yerlere ait hissetmediğini belirten Ünal, “Hep bir parça hayatın dışındaydım, dünyayla aramda mesafe varmış gibiydi, hep daha ötesini merak ediyordum. Buranın dışında ne var? Belki çok okumaktan ve hayal gücümün genişliğinden böyle hissediyorum. Başka ülkeleri, başka dilleri, başka coğrafyaları merak ediyordum” dedi.

İlk yazdığı senaryoda teyzesinin hayatından etkilendiğini anlatan Ümit Ünal, “Teyzem ilk işimdi. Onun çevresinde hepimizin hayatı da o hikayeye dahil. Bütün o yaşadıklarımızla bir hesaplaşma gibiydi” diye konuştu.

“Yönetmenlik bir dert paylaşım aracı”

Ünal, yönetmenliğini bir dert paylaşım aracı olduğunu, eğlence endüstrisinin ve ticari sinemanın içinde yer almak zorunda olduğunu ancak onun için en önemli olanın karşısındaki insanlarla dertleşmek olduğunu söyledi.

“Benim için en büyük şans Müjde Ar’la tanışmak oldu.” diyen Ünal, Müjde Ar ile Atıf Yılmaz’ın yönetmen yardımcısı Leyla Özalp sayesinde tanıştığını dile getiren Ünal şunları ekledi:

“O sırada da Atif abi, Adı Vasfiye filminin hazırlıklarını yapıyordu. Bana da dördüncü asistanlık önerdiler. Atif abinin çantasını taşıyan adam… O filmde Müjde Ar başroldeydi. Onunla tanışmak çok en büyük hayalimdi. Çünkü teyzemi hep Müjde oynasın diye hayal ederek yazmıştım. Müjde’ye senaryoyu verdim ve Müjde’nin bir şekilde çok hoşuna gitti. Büyük bir şans aslında bunlar.”

Ümit Ünal, filmleri çekerken eğlenmek öğrenmek ve hem kendine hem seyirciye bir şeyler katmak istediğini vurguladı:

“Birçok insan uydurulmuş bir hikaye diye bakabilirler. Yapımcılar da zaten öyle bakıyor. Senin uydurduğun hikayelerle ilgilenmiyorlar, kendi kafalarındaki hikayeyi sana dikte ettirmeye çalışıyorlar. Ben kendi hikayelerimi anlatmak istedim yani. Bu yüzden de o ana akımın bir parça dışına düştüm.”

Kendi hikâyelerimi anlatmayı seçtim | Ümit Ünal
Kendi hikâyelerimi anlatmayı seçtim | Ümit Ünal

Ümit Ünal kimdir?

Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Sinema TV Bölümünü 1985 yılında bitirdi. Okul sırasında yaptığı kısa filmler çeşitli ödüller aldı. İlk senaryosu Teyzem, 1986 Milliyet Gazetesi Senaryo Yarışması’nda birincilik ödülü aldı ve Halit Refiğ tarafından filme çekildi. 

İlk filmi, 9’u 2001 yılında yazdı ve yönetti. 9, 2003 yılı Yabancı Film Oscar’ı için Türkiye’nin adayı seçildi ve çeşitli festivallerde ödüller aldı. 2004 yılında senaryosunu yazdığı Anlat İstanbul adlı filmi 4 farklı yönetmenle birlikte yönetti. 2008 yılında gösterime giren, yazıp yönettiği Ara filmi, 27. Uluslararası İstanbul Film Festivali Jüri Özel Ödülü’nü ve 15. Altın Koza Film Festivali’nde En İyi Senaryo ve En İyi Kurgu ödüllerini aldı. 2008 yılında Hasan Ali Toptaş’ın Gölgesizler adlı romanını senaryolaştırdı ve yönetmenliğini üstlendi. 2010 yılında senaryosu Uygar Şirin’e ait olan Ses filmini yönetti. Ünal, 2011 yılında senaryosunu yazdığı Nar filminin yönetmenliğini de yaptı.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Paylaş