Meclis’te kabul edilen çerçeve yasa için kim ne dedi?

İSTANBUL (Medyascope) – Meclis’te 467 milletvekilinin oyuyla kabul edilen çerçeve yasa, iktidar ve DEM Parti cephesinden destek mesajları alırken, yasaya karşı çıkan siyasetçiler ise düzenlemeyi farklı gerekçelerle eleştirdi. Peki, çerçeve yasa için kim ne dedi? Kabul edilen çerçeve yasaya verilen tepkilerden bazılarını sizin için derledik…

çerçeve yasa için
Meclis’te kabul edilen çerçeve yasa için kim ne dedi?

Kamuoyu tarafından çerçeve yasa olarak bilinen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi, 10 Ağustos gecesi TBMM Genel Kurulu’nda kabul edildi.

Yasanın kabulünün ardından yapılan değerlendirmelerde iktidar cephesi düzenlemeyi “Terörsüz Türkiye” hedefi ve toplumsal bütünleşme açısından tarihi bir adım olarak nitelendirirken, DEM Parti uygulamanın hızla hayata geçirilmesi çağrısı yaptı. Yasaya karşı çıkan siyasetçiler ise düzenlemeyi farklı gerekçelerle eleştirdi.

“Türkiye’nin geleceğinde ısrar etmek zorundayız”

Şişli’nin tutuklu belediye başkanı Resul Emrah Şahan avukatları aracılığıyla yaptığı paylaşımda, Özgür Özel’in her türlü iktidar baskısının tam ortasında tarihi bir sorumluluk üstlenerek “ortak gelecek” iradesine sahip çıktığını ve barıştan yana durduğunu belirtti:

“Belediye başkanlarımız tutukluyken, belediyelerimizde kayyımlar otururken, AYM ve AİHM kararları uygulanmazken; yaşadığımız haksızlıkların bizi öfkeye ve bugünün hesaplarına hapsetmesine izin vermeden Türkiye’nin geleceğinde ısrar etmek zorundayız. Hiçbir haksızlığı unutmadan, hiçbir mücadeleden vazgeçmeden barışı, demokrasiyi ve eşit yurttaşlığı savunmak; ‘yeni’yi kurmanın ve ‘Ortak Gelecek’e inanmanın gereğidir. Bu irade ve cesaret için Genel Başkanımıza yürekten teşekkür ediyorum. Yol cümleden uludur… Şimdi aralanan bu kapıyı demokrasiye doğru itmek, sonuna kadar takipçisi olmak, yarından tezi yok hepimizin meselesidir. Yolumuz açık olsun.”

DEM Parti’den rapor çağrısı

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, “Çerçeve yasanın bütün Türkiye’ye ve Türkiye barışına hayırlı olmasını diliyorum. Tabii çok önemli tartışmalar yaşandı bugün Genel Kurul’da. Birçok kesim kaygısını da dile getirdi elbette. Bizler de bu yasanın bir çerçeve oluşturmasını ve önümüzdeki dönemde barışın bu topraklarda tesis edilmesi için bir ilk adım olarak değerlendiriyoruz. Bu sebeple de bu yasayı önemli bir biçimde destekledik” dedi.

Yasanın ardından atılacak somut adımların önemine dikkat çeken Hatimoğulları, “Bu yasadan sonra esas atılacak somut adımlar çok önemli. Yasanın hayata geçmesi için bir an önce kurulun oluşması, MGK’nın raporunu hazırlayıp Resmî Gazete’de yayınlaması ve böylece yürürlüğe girmesi yasanın çıkması kadar önemli ve hayatidir” diye konuştu.

Ekrem İmamoğlu'na operasyon: Tülay Hatimoğulları operasyon hakkında konuştu
Çerçeve yasa için kim ne dedi? Tülay Hatimoğulları: “MGK raporu bir an önce hazırlanıp Resmi Gazete’de yayınlanmalı”

Hatimoğulları, parlamentonun açılmasının ardından Türkiye’nin demokratikleşmesine yönelik somut adımlar ve yeni yasalar konusunda daha güçlü adımlar beklediklerini belirterek, “Bundan sonra Türkiye’nin demokratikleşmesi için atılacak somut adım ve yapılacak yeni yasalar konusunda daha güçlü adımları parlamentonun açıldığı ilk günlerde bekliyoruz” dedi.

Hatimoğulları, “MGK kararının aylar sonrasına, hatta yeni yıla bırakılması ihtimaline” ilişkin ise “Çıkmamasını ümit ediyoruz. Çünkü biz bu çerçeve yasanın, yani bu yasanın çıkmasının bir başlangıç olduğunu her fırsatta ifade ettik” dedi.

Yasanın uygulanmasının da çıkması kadar önemli olduğunu vurgulayan Hatimoğulları, şöyle konuştu:

“Dolayısıyla bir an önce MGK’nın raporunu hazırlayarak bir an önce bunu Resmi Gazete’de yayınlaması cezaevleri, sürgündekiler, silah bırakıp geleceklerin demokratik siyasete katılımının önünün hızla açılması çok önemli. Süreç ne kadar uzarsa, hep ifade etmiştik ya enfekte olur, enfekte olur… Yani bu yasanın çıkması süreci enfekte olmaktan kurtarmaz. Dolayısıyla bu yasanın çıkması son derece hayati ve önemlidir ama uygulanması bir o kadar da hayati ve önemlidir. O yüzden gecikmemeli.”

YENİ Parti vekili neden “hayır” dediğini açıkladı

Bursa Milletvekili Hasan Öztürk, oylamanın ardından X’te neden “hayır” verdiğini açıkladı:

“TBMM Genel Kurulu’nda bugün gerçekleşen ‘Çerçeve Yasa’ görüşmeleri sonucunda yapılan oylamada; Bursalıların, Balkan ve Rumeli camiasının iradesini ortaya koymak için ‘HAYIR’ oyu verdim.”

“Anlaşmazlık değil, strateji”

BirGün Gazetesi’nden gazeteci Berkant Gültekin, YENİ Parti’nin çerçeve yasaya 35 kabul, 54 ret oyu verdiğini, sayısal olarak bakıldığında çerçeve yasaya en çok hayır oyunun YENİ Parti’den çıktığına dikkat çekerek şöyle devam etti:

“Meclis’teki 88 ret oyunun yüzde 60’tan fazlasını YENİ Parti oluşturdu. Ancak Özgür Özel ve parti yönetiminin kabul oyu vermesi, YENİ Parti’yi yasa karşıtı bir pozisyon almış gibi de göstermedi. Gerek Özel’in konuşması gerekse de diğer veriler, bu ‘bölünme’nin bir anlaşmazlığın değil stratejinin ürünü olduğunu gösteriyor. YENİ Parti net evetçi ya da hayırcı görünmeyi tercih etmedi. Farklı tabanlara farklı propaganda ile seslenme esnekliğini kaybetmemek için bu taktikte karar kılınmış olsa gerek. Şimdilik idare edebilir ancak sürecin ilerleyen aşamalarında muhalefet net bir tercih yapma zorunluluğuyla karşı karşıya kalacak. Çünkü süreç, adım adım Erdoğan’ı yeniden seçtirme ve yeni anayasa meselesine kaynaştırılıyor.”

DEM Parti İmralı Heyeti üyesi ve TBMM Başkanvekili Pervin Buldan, çerçeve yasanın kabul edilmesinin ardından yaptığı kısa değerlendirmede, “Hayırlısı olsun, öyle diyelim. İşimiz uzun, yolumuz uzun” dedi.

YENİ Parti’de çerçeve yasaya 35 milletvekilinin kabul, 54’ünün ret dediğini, iki vekilin de oylamaya katılmadığını hatırlatan gazeteci İsmail Saymaz, şöyle devam etti:

“Özel, kendisi ve yönetiminin evet diyeceğini açıklamasına rağmen MYK üyesi Gizem Özcan ile bir gün önce kabul oyu vereceklerini belirten Nurhayat Altaca Kayışoğlu hayır dedi. Dünün sürprizi Veli Ağbaba oldu. Özel’in en yakın arkadaşı ret oyu verdi. CHP’ye gelince… 29’u kabul, 2’si ret dedi, 14’ü katılmadı. Kılıçdaroğlu bir gün önce evet diyeceklerini açıkladığı için ret oyu verecek milletvekilleri oylamaya gelmemiş görünüyor.”

Saymaz, sonraki paylaşımında da yasanın 87’ye karşı 467 oyla kabul edildiğine dikkat çekerek “Görünen o ki… Sosyal medya (YENİ Partililer ve CHP’liler hariç) milletvekillerinin tercihlerini sanıldığı kadar etkilemiyor” dedi.

Saymaz ardından yaptığı paylaşımda “Parti politikaları parti meclislerinde ve MYK’da belirlenir, sosyal medyada değil. Partiler seçilen-hesap veren siyasetçilerin kararlarıyla yönetilir, akademisyenlerin, gazetecilerin ve fenomenlerin paylaşımlarıyla değil. Seçimler sandıkta kazanılıp kaybedilir, timeline’da değil” diye konuştu.

“Birlik ve beraberliğimizi güçlendirecek”

Adalet Bakanı Akın Gürlek, TBMM Genel Kurulu’nda 468 kabul oyuyla yasalaşan “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun”a ilişkin sosyal medya hesabından açıklamada bulundu.

Gürlek, açıklamasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye teşekkür ederek şu ifadeleri kullandı:

“Milletimizin huzurunu, devletimizin güvenliğini ve ortak geleceğimizi esas alan Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun, Gazi Meclisimizde 468 kabul oyuyla güçlü bir irade ile yasalaştı. Terörsüz Türkiye hedefimiz, terörün ülkemize ödettiği ağır bedelleri geride bırakarak huzuru, güveni ve kardeşliği kalıcı hâle getirecek; Türkiye Yüzyılı’nın inşa ederken millî birlik ve beraberliğimizi daha da güçlendirecektir. Bu tarihî sürece liderliğiyle yön veren Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a ve Terörsüz Türkiye hedefimize ilk günden itibaren güçlü iradesiyle destek veren Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’ye şükranlarımı sunuyorum. Kanunun hazırlanması ve yasalaşması sürecinde büyük gayret gösteren TBMM Başkanımız Sayın Numan Kurtulmuş’a, ortak geleceğimiz adına düzenlemeye katkı ve destek sunan siyasi partilerimize ve kıymetli milletvekillerimize teşekkür ediyorum. Kanunun ülkemize, milletimize ve ebedî kardeşliğimize hayırlı olmasını diliyorum.”

Saruhan Oluç: “Büyük mutabakat”

DEM Parti Antalya Milletvekili Hakkı Saruhan Oluç ise oylamaya ilişkin, “Çok önemli bir sonuç alındı. 468 evet büyük bir mutabakatı gösteriyor. Parlamento açısından da inşallah bunun toplumdaki yansıması da böyle olur. Çok sevinçliyiz” diye konuştu.

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun”un TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilmesinin ardından sosyal medya hesabından açıklama yaptı.

Özdağ, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“PKK’ya af yasası TBMM’de Sevr Anlaşması’nın 106. uğursuz yıldönümünde kabul edildi. Türk Milleti ile TBMM’deki milletvekillerinin iradeleri ayrıştı. Bundan sonra Anayasa ve yasaların değişmesi süreci başlayacak. Türkiye Öcalan’ın ‘kurucularından birisi olduğu demokratik cumhuriyet projesine’ sürüklenmek istenecek. Kimse ümitsizliğe kapılmasın. 10 Ağustos 1920’de imzalanan Sevr’i 30 Ağustos 1922’de tarihin çöplüğüne atmıştık. Biz mücadeleyi ve zaferi ebedi başkomutanımız Mustafa Kemal Atatürk’ten öğrendik. Zafer eninde sonunda Türk Milletinin olacak.”

“İhanetin kök salmasına engel olacağız”

Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal da şunları söyledi:

“Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Milleti olarak sadece terör ve şiddete muhatap değiliz! Terörü propaganda aracı olarak benimsemiş PKK’nın etnik bölücü siyaseti ile karşı karşıyayız. Biz Milletimize söz veriyoruz; bu ihanetin kök salmasına, o ‘çerçeve’nin başka ihanet fotoğrafları ile dolmasına engel olacağız. Adeta, Türkiye Cumhuriyeti Devleti PKK ile bir savaşa girmiş ve kaybetmiş gibi siyasi sonuçlara sebep olacak bu yasaya karşıyız. Bugüne kadar siyasal olarak emellerinden taviz vermediklerini, vermeyeceklerini her aşamada beyan eden, üstüne işledikleri cinayet ve katliamlardan pişman olmadıklarını söyleyen, iktidarın verdiği cüretle Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni mağlubiyete uğratmış gibi meydanlarda naralar atan bir örgütü muhatap almak devletimizin itibarına, Milletimizin onuruna, şehitlerimizin hatırasına hakarettir, ihanettir. Tarih, bugün keyfi iktidarlarını sürdürmek hedefiyle ‘Yeni Anayasa’ ve ‘Seçime’ ayarlı yürütülen bu sürece ortak olanları, Türk Milleti ve Devleti’nin yanında duranları not edecek.”

16 barodan ortak açıklama

Adıyaman, Ağrı, Batman, Bingöl, Bitlis, Dersim, Diyarbakır, Hakkari, Iğdır, Kars, Mardin, Muş, Siirt, Şanlıurfa, Şırnak ve Van baroları, TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilen “Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun”a ilişkin ortak açıklama yaptı. 16 baro, silahların tamamen susmasını ve sorunların hukuk ile demokratik siyaset zemininde çözülmesini hedefleyen düzenlemeyi, eksiklikleri bulunmasına rağmen “tarihi bir adım” olarak nitelendirerek ilkesel olarak desteklediklerini açıkladı.

Barolar, yaklaşık yarım asırdır süren çatışma ortamının on binlerce kişinin yaşamını yitirmesine, toplumsal acılara, zorunlu göçlere ve ağır ekonomik kayıplara yol açtığını belirterek, çatışmaların kalıcı biçimde sona erdirilmesine yönelik her samimi hukukî ve demokratik adımın değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Açıklamada, kalıcı barışın yalnızca ceza hukuku düzenlemeleriyle sağlanamayacağı ifade edildi.

Sürecin hukukun üstünlüğü, şeffaflık, toplumsal adalet ve demokratikleşme temelinde ilerlemesi gerektiğini belirten barolar, temel hak ve özgürlüklerin güçlendirilmesi ve toplumun tüm kesimlerinin sürece katılımının sağlanması çağrısında bulundu. Barolar, kanunda farklı yorumlara yol açabilecek hükümlerin açık ve öngörülebilir hâle getirilmesi, kapsamın netleştirilmesi ve eşit uygulamayı sağlayacak objektif ölçütlerin belirlenmesi gerektiğini kaydetti.

Kanunun eksikliklerinin evrensel hukuk ilkeleri doğrultusunda giderilmesi gerektiği yönündeki değerlendirmelerini saklı tuttuklarını belirten berolar, düzenlemeyi Türkiye’nin uzun yıllardır özlemini duyduğu kalıcı barışa katkı sunabilecek tarihî bir fırsat olarak gördüklerini belirtti.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Paylaş