Rivayet Muhtelif (33): Başkanlık sisteminde revizyon: Ne getirir ne götürür? 

İSTANBUL (Medyascope) – Türkiye’de seçim sistemi değişiyor mu, Başkanlık sisteminde revizyon olur mu? 2028 seçimleri öncesinde Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nde hangi revizyonlar ve seçim sistemi değişiklikleri gündeme gelebilir? Hilmi Hacaloğlu, Rivayet Muhtelif’in bu bölümünde Doç. Dr. Burak Cop ile tek turlu cumhurbaşkanlığı seçimini, dar bölge ve daraltılmış bölge seçim sistemini değerlendirdi.

Rivayet Muhtelif’te bu hafta Hilmi Hacaloğlu’nun konuğu Doç. Dr. Burak Cop Oldu. Yayında, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nde yapılabileceği konuşulan değişiklikler ele alındı. Cop, başkanlık sisteminde yürütme yetkisinin büyük ölçüde tek kişide toplandığını ve bu nedenle seçilen kişinin güçlü bir toplumsal meşruiyete ihtiyaç duyduğunu söyledi. Tek turlu bir sistemde aday sayısının artması durumunda yüzde 30-35 gibi oranlarla dahi cumhurbaşkanı seçilebileceğine dikkat çeken Cop sözlerini şöyle sürdürdü:

“Zaten başkanlık sistemi doğası gereği bütün yürütme gücünü, yasamanın kontrolünden, onayından da bağımsız bir şekilde seçilmiş bir başkana verdiği için o kişinin ciddi bir toplumsal meşruiyeti arkasına alması gerekiyor. Tek turlu bir seçimle seçilmesi demek teorik olarak oyların azınlığını alarak, yani seçmenin azınlığının desteğiyle cumhurbaşkanı olabilmesi manasına gelir. Tek turlu bir seçim sisteminde çok aday çıkarsa ve oylar bölünürse, dağılırsa, yüzde 30’la, yüzde 35’le bile cumhurbaşkanı seçilme ihtimaliniz doğar.”

Bakanlar Meclis’ten seçilirse ne değişir?

Burak Cop, bakanların Meclis’ten seçilmesini ve müsteşarlık sisteminin geri getirilmesini değerlendirdi. Cop, bu tür düzenlemelerin mevcut sistemi parlamenter sisteme yalnızca birkaç adım yaklaştırabileceğini belirtti. Bakanların Meclis’ten çıkmasının parlamenter sistem mantığına uygun olduğunu vurgulayan Cop, “Revizyon bu haliyle sistemin özüne dokunmayan bir şey. Bakanların Meclis’ten çıkması parlamenter sistem mantığına uygun bir şey. O yüzden bir adım, iki adım parlamenter sisteme yakınlaştırıyor dedim ama çok önemli bir eksik var, gensoru yok. Yani Meclis’e karşı yine sorumlu değil bakanlar. Meclis’ten çıkan bakanların belki daha iyi iletişimleri olabilir. Siyaset kurumunun daha içinden çıkmış siyasetçiler olarak, Meclis’teki kendi partilerinden milletvekillerine, hatta belki biraz muhalefet milletvekillerine karşı bile sorumluluk hissedebilirler. Ama bunu kurumsal bir temele dayandırmıyor bu öneriler” diye konuştu.

Rivayet Muhtelif (33): Başkanlık sisteminde revizyon: Ne getirir ne götürür? 
Rivayet Muhtelif (33): Başkanlık sisteminde revizyon: Ne getirir ne götürür? 

Dar bölge sistemi kime yarar?

Hilmi Hacaloğlu’nun, MHP’nin de üzerinde çalıştığı öne sürülen dar bölge sisteminin mevcut siyasi tabloda hangi partilere avantaj sağlayabileceğini sorusuna yanıt veren Burak Cop, dar bölgenin teorik olarak iki gruba avantaj sağladığını söyledi. Dar bölge sisteminde her seçim çevresinden yalnızca en yüksek oyu alan adayın milletvekili seçildiğini hatırlatan Cop, sistemin en güçlü partiye oy oranının çok üzerinde sandalye kazandırabildiğine dikkat çekti.

Dar bölge sisteminin temsilde adalet açısından sorunlu olduğunu ve günümüz toplumlarının çoğulcu yapısını yeterince yansıtmadığını vurgulayan Burak Cop şöyle devam etti:

“Dar bölgenin, yani her seçim çevresinde en çok oy alan kişinin seçilmesinin bir avantajı var. O da milletvekiliyle seçmen arasındaki bağı güçlendirir. Yani tanırsın kim olduğunu, daha az sayıda insandan oy alır, o bölgenin temsilcisi olur, halkla daha yakın ilişki kurar. Partisine ve liderine karşı da biraz daha güçlü ve bağımsız bir figür olur. Çünkü şahsın nitelikleri çok öne çıkar dar bölge sisteminde.”

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Paylaş