İSTANBUL (Medyascope) – YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Sözcü TV’ye konuk oldu. Özel, CHP’nin atanmış genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile tokalaşma görüntüleri, Melih Gökçek operasyonu ve Üsküdar Belediyesi’nde tekrarlanacak başkanvekilliğine ilişkin açıklamalarda bulundu.

Sözcü TV’ye konuk olan YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Melih Gökçek hakkında başlatılan soruşturma, atanmış CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile el sıkışması ve Üsküdar Belediyesi’nde tekrarlanacak başkanvekilliği seçimi hakkında konuştu.
“Cenazede siyasi gerilim olmaz”
Özel’e Kılıçdaroğlu ile tokalaşmasının hatırlatılması üzerine Özel, siyasi gerilim yansıtmamak için el tokalaştığını söyledi. Eski CHP Genel Başkanvekili Cevdet Selvi’nin cenaze töreninde Kılıçdaroğlu ile tokalaşan Özel, “Cevdet Selvi’nin eşi ablamız orada dururken o cenazeye siyasi gerilim yansıtmak cenazeye, cenaze sahiplerine saygısızlıktır. Böyle bir şey olmaz. Ayrıca karşınızda birisi elini uzatmış onun elini bir cenazede havada bırakmak benim asla kabul edebileceğim bir şey değil. Doğru da bir yaklaşım değil” diye konuştu.
Öte yandan, Yeni Adli Yıl Açılış Töreni’nde de Kılıçdaroğlu ile tokalaşması hakkında ise Özel, şunları söyledi:
“Kemal Bey yerine geçerken beni gördü. Bana doğru geldi. Şimdi benden 30 yaş büyük bir insan, bana doğru geliyor. Elini uzatmış. Sonuçta Adli Yıl Açılışı, Türkiye’nin protokolü orada. Ben de kalktım. Daha toparlanırken bir fotoğraf çekildi. Ondan sonra efendim ‘Özgür Özel gülümsedi mi?’ Bakıyorum gülümsemiş miyim diye. Hiç öyle gülümseyecek halim yok benim. Kemal Bey ama ‘Özgür Özel gülümsedi mi?’ Efendim ‘Eğildi mi?’ Ayağa kalkarken ki o bir anlık şey. Buna bir sürü laf. Neler yazmadılar? Mesela diyor ki ‘Özgür Özel butlana meşruiyet mi veriyor?’ Ya Özgür Özel’in butlana meşruiyet verdiğini iddia etmekle İsmet Paşa’nın asker kaçağı olduğunu iddia etmek aynı şeydir. Demişler ya vaktiyle ‘Askerliğini nerede yapmış?’ Adam Garp Cephesi kumandanı. İsmet Paşa’ya ‘asker kaçağı’ demekle Özgür Özel’e ‘Kemal Kılıçdaroğlu yetkisini tanıyor mu, meşruiyet veriyor’ mu demek aynı şey.”
“Memlekete yapılanı affetmem”
“Benim gönül dünyamda Kemal Bey’e toplu iğnenin başı kadar yer kalmamış. Neden kalmamış biliyor musun? Ben de o kadar kolay affederim ki” diyen Özgür Özel, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Benim en yakınlarımın bana en çok kızdığı konu şudur. ‘Yahu haydi kinci olma da…’ Bana yapılanı kolay affederim. Ama namusuma, şerefime, memlekete bu yapılanı ömrümün boyunca ne ben affedeceğim, ne arkadaşlarım affedecek. Çünkü ya 47 yıl sonra partiyi birinci parti yapmışız, AKP’yi kurulduğundan beri ilk kez yenmişiz. Denemişsin, 14 kere yenilmişsin. İlk kez çıkmışız, yenmişiz. Tayyip Erdoğan’ı ilk kez yenmişiz. 47 yıl sonra partiyi birinci parti yapmışız. Belediyelerde nüfusun yüzde 65’ini almışız. Ege’de tek belediye bırakmamışız. Türkiye’de belediye almadığımız bölge kalmamış. Böyle bir dönemde AK Parti bir oyun vurguluyor. İşte bir siyasi kişiyi, önce İstanbul Başsavcısı, sonra Bakan yapıyor. CHP’ye saldırılıyor ve cumhuriyet tarihinde ilk kez medeni kanun davalarının görüleceği yerde gidip dava açıyorlar ve boşanma davası için konulmuş mutlak butlan kararıyla bir partiye muamele yapıyorlar. Bunu kabul edip seçilmediğin partinin başına geçiyorsun.”
Kemal Kılıçdaroğlu’nun mutlak butlan kararıyla CHP’nin başına geçmesinin nasıl önlenebileceği sorusuna ise Özel, Hikmet Çetin örneğini vererek yanıtladı. “Kapıyı ilk günden kapatacaksın” diyen Özel, Kılıçdaroğlu görevi kabul etmeseydi, mutlak butlan kararının talimatlandıramayacağını söyledi. Özel, sözlerine şöyle devam etti:
“Göz kırpınca, görev verilirse yaparım, ne yapayım kayyuma mı bırakayım dedi ya orada bitirdi işi. Kayyuma bırak. Kayyum para harcayamaz, eleman alamaz, eleman atamaz, siyaset yapamaz, 40 gün içinde kongre yapacak imzayı atar, o kadar. Ama sen geldin, canına okundu şimdi, partiyi böldürdün. Bizim arkadaşlarımızı geldiğin gün ihraç ettin, partinin en bilinen dokuz milletvekilini. Yöneticileri ihraç ettin, bütün il başkanlarını görevden aldın, partiyi dağıttın. Bir başka çare kalmadı, millet yeni yola dedi, yeni bir parti dedi. Partiyi böldürdün. Toplu iğnenin başı kadar gönül dünyamda yer yok ve bu mesele öyle affedilir bir mesele de değil. Neden biliyor musunuz? Tayyip Erdoğan’a bir kez daha seçim kazandırmak için kurulmuş iktidar planının bir parçası oldular da onun için. Bu kadar net.”
“İmamoğlu ve Yavaş, Erdoğan’ı ilk turda yenecek potansiyeldeler”
Özel, tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın anketlerde AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı ayrı ayrı geçme potansiyeline sahip olduklarını söyledi. Özel’e cumhurbaşkanı aday olup olmayacağı sorusu yöneltildiğinde ise “Benim iki güçlü adayım var” yanıtını verdi.

Özgür Özel’e, çerçeve yasaya ilişkin “evet” oyu kullanmasının sorulması üzerine Özel, “Çok kısa ve net. Bir terör örgütü ‘Silah bırakacağım’ diyor. Bu ihtimali Türkiye’ye ıskalatamayız” dedi. Çözüm sürecinde trilyon dolarlar gittiğini hatırlatan Özel, “İlkesel olarak bu ihtimale hayır diyemezdik” diyerek şöyle konuştu:
“Geçen gün Suriye’de YPG açıklamayı yaptı işte ‘Suriye ordusuna katıldı.’ Ben buna mı karşı çıkacağım? Bakın YPG diye bir şey kalmadı. Şimdi Suriye’de de, Irak’ta da, İran’da da, burada da Kürtlerin bulundukları ülkenin devletine entegre olmaları, oranın eşit vatandaşları olmaları, öyle hissetmeleri, barış içinde yaşamaları, Türkiye’de Kürtlerle Türklerin nerede olursa olsun kardeşçe yaşamaları, bir daha böyle şeylerin yaşanmaması önemli bir şeydir. Biz buna ya da bu ihtimale hayır diyemezdik kurumsal olarak.”
“Burada kayıkçı kavgası olur”
Eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Melih Gökçek hakkında başlatılan soruşturma hakkında ise Özel, şöyle konuştu:
“Bunlar benim tanıdığım kişiler. Hem AKP, hem Adalet Bakanı hem de Gökçek ailesi. Burada ne olur biliyor musunuz, kayıkçı kavgası. Burada ne olur biliyor musunuz? ‘-Mış’ gibi yaparlar. Ne olur biliyor musunuz? ‘O dosya zaten soruşturulmuştu, yoktu bir şey’ deyip üstünü kapatırlar. Melih Gökçek hakkında geçtiğimiz beş yılda Mansur Yavaş 96 yolsuzluk dosyasını tüm kanıtlarıyla, suç duyurusu haline getirip, savcılığa yollarken ‘Koş yetiş’ dediler, Süleyman Soylu geldi araya girdi. 96 dosyayı aldı, üstüne oturdu kalkmadı. O dosyaların bir tanesinin bir yaprağı açılmadı. 96 Melih Gökçek dönemine ait satın alma, ihale, imar yolsuzluklarının bulunduğu dosyalar. Savcılığa bile intikal ettirilmeyen, Süleyman Soylu eliyle alınıp, aldırılıp, Süleyman Soylu kendi almaz ‘Al’ demişlerdir, alır. Üstünde oturulup Melih Gökçek hakkında bir tek soruşturma açılmasına izin verilmedi. Şimdi ne oldu? Murat Ağırel gitmiş Almanya’da tapusuyla falan Melih Gökçek’in işte çocuğunun, gelininin üzerine malikaneleri bilmem neleri bulmuş, ortaya koymuş.”
Özel, Üsküdar Belediyesi başkanvekilliği seçiminin yenilenmesini de hatırlatarak sözlerine şöyle devam etti:
“Toplumsal bir infial yükselince diyorlar ki ‘Biz bu dosyadan soruşturma açıyoruz.’ Bir kere bakın bugün sabah cumartesi günü Üsküdar Belediyesi’nde oylama olacak. İkisi belediye başkan yardımcısı, üç kişiyi, hatta bir tanesi de geçmişte AKP’de siyaset yapan birisi de olmak üzere belediye meclis üyesini gözaltına almışlar ki oy kullanmasınlar diye. Sabah 06.00’da kapıdan giriyorlar. Bugün İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne bir dalga daha operasyon buluyor. Sabahın köründe 05.30’da 30 küsur haneye dalıyorlar. Benim il başkanımı ya da en yakın yakın arkadaşlarımı sırf beni yıldırmak için koşuyorlar, alıyorlar. Manisa’dan alıp İstanbul’a, İstanbul’dan Gaziantep’e, Manisa’dan Ankara’ya getiriyorlar ve zulmediyorlar.”
“Melih Gökçek’e, ‘Melih Bey bir maniniz yoksa cuma günü öğleden sonra saat 16.00 gibi ifade vermeye çağırıyoruz sizi’ diyorlar. Bu mu eşit adalet?” diyen Özel, herhangi bir CHP’linin ifadeye böyle çağırılmadığını vurguladı. Özel, şöyle konuştu:
“Madem bu devlet herkese eşit davranıyorsa, Melih Bey’in de kapısına sabah 05.00’te 300 tane polisle gideceksin. Alıp dört gün tutacaksın. İşine geldiği nöbetçi hakim olana kadar oyalayacaksın. Üçüncü günse üçüncü gün, dördüncü günse dördüncü gün hakim karşısına çıkarıp tutuklatacaksın. Melih Gökçek’i de bir tutuklu yargılayacaksın. Ya da benim arkadaşlarıma da Melih Gökçek’e yaptığın muameleyi yapacaksın.”







