İnsana nakledilen domuz böbreği 271 gün çalıştı

domuz böbreği

İSTANBUL (Medyascope) – ABD’de böbrek yetmezliği yaşayan 66 yaşındaki Tim Andrews’a nakledilen genetiği değiştirilmiş domuz böbreği, 271 gün boyunca işlev gördü. Bu süre, yaşayan bir insanda domuz böbreği naklinde kaydedilen en uzun süre olarak kayıtlara geçti.

Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) genetiği değiştirilmiş bir domuzdan alınan böbrek, bir hastanın vücudunda 271 gün boyunca işlev görerek ksenotransplantasyon alanında yeni bir rekora imza attı.

Tip 2 diyabete bağlı son evre böbrek yetmezliği yaşayan 66 yaşındaki Tim Andrews’a, 25 Ocak 2025’te Yucatan minyatür domuzu “Wilma”dan alınan böbrek nakledildi.

Tim Andrews.

Nakledilen böbrek hemen çalışmaya başladı ve Andrews’ın yaklaşık dokuz ay boyunca diyalize ihtiyaç duymadan yaşamını sürdürmesini sağladı. Bu, yaşayan bir insanda domuz böbreği naklinin işlev gördüğü en uzun süre olarak kayıtlara geçti.

Andrews, nakilden önce insan böbreği için bekleme listesinin başına ulaşmasının yedi yılı bulabileceğinin söylendiğini anlattı. Kendisine beş yıl içinde insan böbreği bulma ihtimalinin yalnızca yüzde 9 olduğu belirtilmişti.

Domuz böbreği naklini “umut” ve “tünelin sonundaki ışık” olarak tanımlayan Andrews, “En büyük şey umut; diyaliz makinesinden kurtulup hayatını yaşama şansı” dedi.

Naklin ardından günlük hayatına yeniden dönebilen Andrews yemek yapabildiğini, ev işleriyle ilgilenebildiğini ve köpeği Cupcake ile uzun yürüyüşlere çıkabildiğini söyledi.

Domuz böbreği neden genetik olarak değiştirildi?

Organ nakli bekleyen hasta sayısının donör sayısından çok daha fazla olması nedeniyle bilim insanları uzun süredir hayvanlardan insanlara organ naklini, yani ksenotransplantasyonu araştırıyor.

Domuzlar, organlarının insan organlarına yakın boyutlarda olması nedeniyle bu alandaki en önemli seçeneklerden biri olarak görülüyor. Ancak insan bağışıklık sistemi, normal bir domuz organını yabancı olarak algılayarak çok hızlı ve ağır bir bağışıklık tepkisi başlatabiliyor.

Bu nedenle Wilma’nın genomunda, böbreğin insan vücuduyla daha uyumlu hale gelmesi amacıyla 69 değişiklik yapıldı. Bazı domuz hücresi özellikleri ortadan kaldırıldı, bağışıklık sisteminin saldırısını azaltmak için insan DNA’sından parçalar eklendi ve domuz DNA’sında bulunan bazı virüslerin insanlara bulaşma riski azaltıldı.

Andrews’ın böbreğinde nakilden sonra erken dönemde bağışıklık sisteminin organı reddettiğine işaret eden belirtiler görüldü ancak ilaç tedavisinin düzenlenmesiyle bu durum kontrol altına alındı.

Yaklaşık altı ay sonra ise böbreğin kan damarlarında hasar ve iltihaplanma gelişmeye başladı. Organ zamanla işlevini kaybetti ve nakilden 271 gün sonra çıkarıldı. Sorunun kesin nedeni belirlenemezken, domuz böbreğine saldıran antikorlara rastlanmadığı belirtildi.

Andrews daha sonra 82 gün boyunca yeniden diyaliz tedavisi gördü ve Ocak 2026’da hayatını kaybetmiş bir donörden insan böbreği nakli oldu. Bu böbreğin halen iyi çalıştığı açıklandı.

Araştırmacılara göre vakayı önemli kılan noktalardan biri de domuz böbreğinin, insan böbreği bulunana kadar geçici bir “köprü” görevi görmesi oldu. Böylece dünyada ilk kez bir hasta domuz böbreği naklinden başarılı biçimde insan böbreği nakline geçti.

Mass General Brigham’daki Organ Nakli Bilimleri Merkezi’nden Dr. Leonardo Riella, organ yetersizliğinin nakil alanında ciddi bir kriz yarattığını belirterek ksenotransplantasyonun özellikle canlı donörü bulunmayan hastalar için gelecekte önemli bir seçenek olabileceğini söyledi.

Araştırmacılar ise bunun yalnızca tek bir hastaya ait sonuç olduğunu ve daha geniş klinik çalışmaların gerekli olduğunu vurguladı.

ABD’de yaklaşık 100 bin kişi böbrek nakli beklerken yılda yaklaşık 25 bin böbrek nakli gerçekleştiriliyor.

Türkiye’de ise Sağlık Bakanlığı verilerine göre 2025 yılında toplam 5 bin 95 organ nakli yapıldı. Bunların 3 bin 299’unu böbrek nakilleri oluşturdu.

Kaynak: Guardian

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Paylaş