Okurlarımızı, takipçilerimizi, izleyicilerimizi ve tüm destekçilerimizi görüşlerini Medyascope’ta dile getirmeye davet ediyoruz. Yazınız editoryal ilkelerimize uyar ve Yayın Kurulumuz tarafından da uygun görülürse, web sitemizde imzanızla yayınlanacaktır. Konuşan, tartışan, farklı fikirlerin dile getirildiği bir Türkiye istiyoruz. Eda Saraç “Necati Özkan’ın insanlık onuru” başlıklı yazıyı kaleme aldı.

Necati Özkan, eş, baba, reklamcı ve benim sosyal medya arkadaşım. Kendisiyle ilk tanışmam Instagram hesabına attığım mesajla başladı. Kendi aramızda 2019’da tekrarlanan seçimlerde oy farkının ne olduğunu esprili bir dille tartışmıştık. Kendisi “806 bin” diye cevap verince, ben de “806 bin 114” diye espri yaparak yanıtlamıştım.
Ne zaman mesaj atsam bana fikirlerini bildirir şekilde cevap verirdi. Bu derece başarılı ve de profesyonel bir reklamcının bana şeffaf cevaplar vermesi çok hoşuma gitmişti. Sorularımı da son derece de mütevazi ve de kalpten yanıtlıyordu. İşinde iyi olduğu kadar iyi kalpliydi de. Daha sonra profesyonelliğine de yaptığı konuşmaları dinleyerek şahit oldum.
Necati Özkan, reklamcılık kariyerinden önce de Türk Silahlı Kuvvetleri’ne hizmet etmiş bir subay. Ancak, daha sonra kısa sürede sivil hayatı tercih etmiş ve reklamcılığa yönelmiş. Hiçbir zaman belediyelerle iş yapmamış. Yalnızca siyasi partilerle çalışmış, o da hususi olarak reklam kampanyalarında.
Bu ulusal ve uluslararası ödülleri olan son derece yaratıcı ve de başarılı reklamcı, yalnızca İBB‘nin seçilmiş belediye başkanı Ekrem İmamoğlu ile çalıştığı için bir buçuk yıldır tutuklu. Üstelik hiçbir zenginleşme emaresi olmamasına ve de MASAK raporu tamamen kendisinin savunmasını desteklemesine rağmen.
Tutukluluk yalnızca Necati Özkan’ı değil, çalışanlarını da etkiliyor
Necati Özkan, şu an çok büyük bir kumpasla mücadele etmeye çalışıyor. Kendisi bu süreçte reklam şirketini dahi tasfiye etmek zorunda kalmış, çalışanlarının tamamını işten çıkarmış ve kıdem tazminatlarını ödemiş. Bu, kendisinin seviyesinde bir reklamcılık profesyoneli için çok ağır bir durum. Bir siyasi ile iş yapmak, onun reklam kampanyasını yönetmek suç değildir.
Bu süreçte Necati Özkan’a sosyal medya üzerinden destek olan herkese teşekkür ediyorum. Dava süreçlerinde en çok da siyasi olmayan, profesyonel veyahut siyasetçi olmayan düz memurlara çok üzülüyorum. Bu insanların sesine ses olmalıyız.
Necati Özkan’ın haksız ve delilsiz tutukluluğu, sadece onu değil, şirketinde çalışan onlarca yüzlerce insanı da etkilemiş, hâlâ da etkiliyor. Kendisi artık neredeyse kariyerini bıraktığını beyan ederek “Benim açımdan amaç hasıl oldu, dilediğinize ulaştınız, 40 yıllık şirketimi tasfiye ettim” diyerek uğradığı zorbalığın boyutunu açıkladı.
Bir insanın geleceği ile 40 yıllık kariyeri ile sadece siyasi saikler yüzünden açılan bir dava yüzünden bu kadar oynanır mı? Necati Özkan ömrünü ülkesine hizmetle geçirmiş bir emekli subay ve profesyonel bir reklamcı. Necati Özkan’ın yaptığı tek şey, iletişim hizmetidir. Necati Özkan tutuklandığı için çalışanlarını da ayrıca mağdur ediyorsunuz. Yüzlerce insanı işsiz bırakıyorsunuz. Tek yaptığı işi profesyonel iletişimcilik olan Necati Özkan’ı serbest bırakın.
Devre arkadaşlarına da buradan sesleniyorum, Necati Özkan’ın sesi olalım. Yalnızca reklamcılık yapan Necati Özkan’a özgürlük!








