Öcalan’dan çözüm süreci mesajı: “Eleştiriler yan yana gelmemize bariyer olmamalı”

Abdullah Öcalan

İSTANBUL (Medyascope) – Almanya’nın Dortmund kentinde düzenlenen 34. Uluslararası Kürt Kültür Festivali’nde PKK lideri Abdullah Öcalan’ın gönderdiği mesaj okundu. Öcalan mesajında “Geliştirdiğimiz sürecin niteliğine ve teorik boyutlarına dair elbette eleştiri ve itirazlar olabilir. Ancak bu durum yan yana gelmemizin ve omuz omuza mücadele yürütmemizin önünde bariyer oluşturmamalıdır. Eleştirilerle yeni dönemin eksikliklerini hep beraber tamamlayalım” dedi.

İmralı Cezaevi’nde bulunan Abdullah Öcalan, Almanya’nın Dortmund kentinde düzenlenen 34. Uluslararası Kürt Kültür Festivali’ne gönderdiği mesajda, yeni çözüm sürecinin niteliğine yönelik eleştiri ve itirazların yan yana gelmenin ve omuz omuza mücadele etmenin önünde engel oluşturmaması gerektiğini belirtti. Mesaj, festivale katılan İmralı Sekretaryası Üyesi Veysel Aktaş tarafından okundu.

“Temel yaklaşım demokratik entegrasyondur”

Eski mücadele yöntemlerinin geride bırakıldığını ve yeni bir iradenin ortaya konulduğunu belirten Öcalan, benimsedikleri yaklaşımın “demokratik entegrasyon” olduğunu kaydetti:

“Bizim ulaştığımız temel yaklaşım demokratik entegrasyondur. Demokratik entegrasyon, herhangi bir toplumun kendi kimliğinden, kültüründen ya da toplumsal varlığından vazgeçmesi anlamına gelmez. Tam tersine, insanların kendi kimlikleriyle toplum içinde özgürce var olabilmeleri ve toplumsal yaşamlarını demokratik yollarla örgütleyebilmeleri anlamına gelir. Sürgüne gönderilmiş ya da yasadışı ilan edilmişlerin topraklarına geri dönmesi, demokratik siyaset yapabilmesi ve kendi geleceğinin kurulmasına katılabilmesi önümüzdeki temel görevlerden biridir. Bunu özgürlükten vazgeçmek olarak görmek doğru değildir.”

“Yerelin iradesi gerçek söz sahibi olmalı”

Demokratik yaşamın yalnızca parlamento ve siyasi partilerdeki temsille sınırlı kalamayacağını belirten Öcalan, yerel kaynaklar ve ekoloji vurgusu yaptı:

“Toplumun kendisini örgütleyebilmesi, devletin yerine toplumu koymak değildir. Asıl mesele, toplumu demokratik yaşamın etkin ve kurucu öznesi haline getirmektir. Yerel yönetimler, kültür ve eğitim alanları, kooperatifler demokratik yaşamın önemli parçalarıdır. Yeraltı ve yerüstü kaynaklarının uluslararası şirketler tarafından sınırsız biçimde tüketilmesine, yerel halkların iradesinin yok sayılmasına karşı demokratik haklarımızı kullanmalıyız. Bir bölgede maden, petrol, su ya da başka bir doğal kaynak varsa, o kaynağın nasıl kullanılacağı konusunda orada yaşayan insanların söz ve karar hakkı olmalıdır. Urfa bunun çarpıcı örneklerinden biridir. Neolitik kültürün en önemli merkezlerinden biri olan bu coğrafyada bugün hâlâ ciddi bir yoksulluk ve işsizlik yaşanıyor.”

“Kadının özgür olmadığı bir toplum demokratik olamaz”

Kadınların kendi yaşamları üzerindeki karar hakkına dikkat çeken Öcalan, “Kadının özgür olmadığı bir toplumda gerçek anlamda demokratik bir toplumdan söz edemeyiz. Kadının yaşamına ve özgür iradesine yönelik her türlü zorlayıcı müdahale kabul edilemez” değerlendirmesinde bulundu.

Devletin toplumsal gelişmenin önünü kapatmamasının asıl mesele olduğunu vurgulayan Öcalan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Devletin görevi toplumu tek bir biçime sokmak değil, farklı kimliklerin ve toplulukların demokratik ve özgür bir biçimde birlikte yaşayabileceği koşulları yaratmaktır.”

“Bu mücadele artık silahların değil, siyasetin mücadelesidir”

Avrupa’daki gençlere, Türkiye ve Ortadoğu’daki güçlere seslenen Öcalan, “önümüzde zorlu bir mücadele var” dedi. Öcalan, bu mücadelenin artık örgütlenmenin, kültürün, ekonominin ve toplumsal dayanışmanın mücadelesi olduğunu söyledi. Öcalan şunları söyledi:

“En güçlü savunma örgütlü toplumdur. Avrupa’nın bu sürece yalnızca dışarıdan bakan bir gözlemci olarak yaklaşmaması gerektiğine inanıyorum. Avrupa’nın tarihsel deneyimi çatışmaların ağır sonuçlarını gösterdiği gibi, farklı kimliklerin demokratik hukuk içinde bir arada yaşayabileceği modellerin de mümkün olduğunu ortaya koyuyor.”

“Öncelikle güven yaratılmalıdır”

Sürece yönelik eleştirilerin ortak zemine engel olmaması gerektiğini yineleyen Öcalan, mesajını güven ve yasal düzenleme çağrısıyla bitirdi:

“Geliştirdiğimiz sürecin niteliğine ve teorik boyutlarına dair elbette eleştiri ve itirazlar olabilir. Ancak bu durum yan yana gelmemizin ve omuz omuza mücadele yürütmemizin önünde bariyer oluşturmamalıdır. Eleştirilerle yeni dönemin eksikliklerini hep beraber tamamlayalım. Bunun için öncelikle güven yaratılmalıdır. Güven olmadan hiçbir demokratik dönüşüm kalıcı hale gelemez. Bu nedenle siyasi ve hukuki düzenlemelerin geciktirilmemesi, demokratik siyasetin önündeki engellerin kaldırılması ve sürecin bütün taraflarının kendisini güvende hissedebileceği koşulların oluşturulması gerekiyor.”

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Paylaş