İSTANBUL (Medyascope) – Medyascope Yayın Yönetmeni Ruşen Çakır ve gazeteci Kadri Gürsel, Medyascope’ta yayınlanan Hafta Başı programında iktidarın LGBTİ+ derneklerine yönelik operasyonlarını, Mansur Yavaş’ın Cumhurbaşkanlığı Külliyesi ziyareti sonrası yaşanan tartışmaları ve Abdullah Öcalan’ın statüsü etrafında yürüyen yeni çözüm süreci tartışmalarını değerlendirdi.
“LGBTİ+ operasyonları ideolojik bir mobilizasyon aracı”
Programın ilk bölümünde iktidarın “Ailem Güvende” operasyonu kapsamında çok sayıda LGBTİ+ derneği yöneticisinin gözaltına alınması ve sosyal medya hesaplarına erişim engeli getirilmesi ele alındı. Ruşen Çakır, AKP’nin geçmişte Avrupa Birliği sürecinde uzak durduğu bu söylemi artık açık bir devlet politikasına dönüştürdüğünü belirtti.
Kadri Gürsel ise operasyonların “Aile ve Nüfus 10 Yılı” adı verilen daha geniş bir eylem planının parçası olduğunu söyledi. Gürsel’e göre iktidar, Türkiye’deki düşen doğurganlık oranını muhafazakâr aile politikalarıyla ilişkilendirirken LGBTİ+ bireyleri de aile yapısına yönelik tehdit olarak sunuyor. Ancak bunun esas olarak ideolojik bir tercih olduğunu vurgulayan Gürsel, ekonomik sıkıntılar nedeniyle zayıflayan toplumsal desteğin milliyetçilik ve eşcinsellik karşıtlığı üzerinden yeniden üretilmeye çalışıldığını ifade etti.
Gürsel ayrıca operasyonların yalnızca derneklerle sınırlı kalmayabileceğini, LGBTİ+ bireylerin kamusal alanda görünürlüğünü azaltmaya yönelik yeni adımların da gelebileceğine dikkat çekti.
Mansur Yavaş’ın Erdoğan ziyareti: “Metro görüşmesi değil, siyasi fotoğraf”

Programın ikinci gündem maddesi Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın Cumhurbaşkanlığı’nda AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmesi oldu.
Ruşen Çakır, Yavaş’ın cumhurbaşkanlığı adaylığı iddiasından uzaklaştığını ve 2029’a kadar belediye başkanlığı görevini sürdürmeyi hedeflediği izlenimini edindiğini söyledi. Çakır, Yavaş’ın CHP ile YENİ Parti arasında taraf olmayacağını açıklamasının da bu çizgiyi güçlendirdiğini belirtti.
Kadri Gürsel ise ziyarette verilen fotoğrafın asıl mesaj olduğunu savundu. Gürsel’e göre bir muhalefet belediye başkanının metro yatırımı için doğrudan Cumhurbaşkanı ile görüşmesi, Erdoğan’ın siyasi vesayeti altında hareket ettiğine dair bir görüntü oluşturdu. Mansur Yavaş’ın sağ ve ülkücü siyasi geçmişine dikkat çeken Gürsel, devletin iradesiyle çatışmayan bir siyaset izlediğini ve bu nedenle cumhurbaşkanlığı iddiasını fiilen geride bıraktığını belirtti.
Öcalan’ın evi tartışması
Programda DEM Parti İmralı Heyeti’nin Abdullah Öcalan ziyareti ve kamuoyunda “İmralı’da villa yapıldı” iddiasıyla gündeme gelen tartışmalar da ele alındı.
Ruşen Çakır, söz konusu yapının bir konut değil, Öcalan’ın çalışma ofisi ve sekretaryası için hazırlanan iki katlı bir çalışma alanı olduğunu söyledi. Çakır’a göre Öcalan bu yapıyı kullanmayı, “statü” talebi karşılanmadığı gerekçesiyle kabul etmedi.
Kadri Gürsel ise yeni düzenlemenin Öcalan’ın serbest bırakılması anlamına gelmediğini vurguladı. Gürsel’e göre çıkarılan çerçeve yasa af ihtimalini ortadan kaldırırken, çalışma ofisi hazırlanması devletin Öcalan’ı fiilen siyasi muhatap olarak kabul ettiğinin göstergesi. Ancak iktidarın seçim süreci nedeniyle bu statüyü resmileştirmekten kaçınacağını savunan Gürsel, Öcalan’ın da bu nedenle statü konusunda ısrarını sürdürdüğünü söyledi.








