AYM, Gezi’de yaralanan Selçuk Yıldız’a 540 bin lira tazminat verilmesine hükmetti

İSTANBUL (Medyascope) – Anayasa Mahkemesi, Gezi Parkı eylemleri sırasında polisin attığı gaz fişeğiyle yaralanan Selçuk Yıldız’ın başvurusunda devletin sorumlu olduğuna hükmetti. Mahkeme, dosyanın yeniden soruşturulmasına ve Yıldız’a 540 bin lira manevi tazminat ödenmesine karar verdi.

AYM Selçuk Yıldız'a 540 bin lira tazminat verilmesine hükmetti
AYM Selçuk Yıldız’a 540 bin lira tazminat verilmesine hükmetti

Anayasa Mahkemesi (AYM), Gezi Parkı eylemleri sırasında yaralanan Selçuk Yıldız’ın başvurusunu sonuçlandırdı. Mahkeme, Yıldız’ın yaralanmasından devletin sorumlu olduğuna hükmetti. Ayrıca eziyet yasağının hem maddi hem usul boyutunun ihlal edildiğine karar vererek dosyanın yeniden soruşturulmasını ve Yıldız’a tazminat ödenmesini istedi.

Yıldız, 3 Haziran 2013’te çalıştığı lokantaya giderken Sancaktepe Belediyesi binası önünden geçti ve bu sırada bir polis memurunun attığı gaz fişeği yaklaşık beş metre mesafeden yüzüne isabet etti. Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde düzenlenen raporda sol frontal bölgesinden yaralandığı belirlendi. Marmara Üniversitesi Pendik Hastanesi’nin 28 Haziran 2013 tarihli raporunda ise sol gözündeki görme keskinliğinin azaldığı tespit edildi.

Valilik şikayeti işleme koymadı

Yıldız, 12 Temmuz 2013’te savcılığa başvurarak polislerin kendisini yakın mesafeden hedef aldığını öne sürdü ve şikâyetçi oldu. Başsavcılığın talebi üzerine emniyet, kamera kayıtlarının saklama süresinin dolduğunu ve görüntülere ulaşılamadığını bildirdi.

İstanbul Valiliği, 27 Aralık 2013’te şikayetin işleme konulmamasına karar verdi ve Yıldız’ın itirazı bölge idare mahkemesince reddedildi. Başsavcılık da 4 Haziran 2014’te kovuşturmaya yer olmadığına hükmetti.

AYM soruşturmayı yetersiz buldu

Yıldız, 20 Haziran 2014’te AYM’ye bireysel başvuruda bulundu ve mahkeme, 15 Şubat 2017’de soruşturmanın etkili yürütülmediğine karar verdi. Bunun üzerine dosya yeniden açıldı ve Yıldız’ın ifadesi tekrar alındı.

Adli Tıp Kurumu’nun 14 Mayıs 2018 tarihli raporuna göre yaralanma basit müdahaleyle giderilebilecek nitelikte değildi ve kemik kırığı hayati fonksiyonları orta derecede etkilemişti. Sol gözdeki kayıp, bir organın işlevini yitirmesi olarak değerlendirildi.

Soruşturma kapsamında ilgili kurumlara tekrar yazı gönderildi ve Sancaktepe çevresindeki MOBESE kameralarının kayıtları yalnızca 20 ila 30 gün saklandığı için 2013 yılına ait görüntü bulunamadı. Bu nedenle gaz fişeğini atan polisin kimliği belirlenemedi.

Avukat yeni deliller sundu

Başsavcılık, 23 Ekim 2018’de faili meçhul polisler hakkında daimi arama kararı verirken, Yıldız’ın avukatı 2021 yılında dosyaya haber görüntüleri, haber dökümleri ve TOMA’lara ilişkin görseller de dahil olmak üzere yeni dijital deliller ekledi.

Başsavcılık, 27 Aralık 2021’de emniyetten olay günü görevli personelin ve gaz fişeği kullanma yetkisi olan polislerin kimliklerinin belirlenmesini istedi. Aynı tarihte bir haber ajansından ve bir gazeteden de görüntüler istendi. Ajans görüntülere ulaşamadığını bildirirken, gazete üç kez sorulmasına rağmen yanıt vermedi.

Yıldız, soruşturmada ilerleme sağlanmadığını ve AYM’nin önceki ihlal kararının sonuçlarının giderilmediğini belirterek yeniden bireysel başvuruda bulundu.

Anayasa Mahkemesi, başvuruyu yeniden inceleyerek Anayasa’nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasındaki eziyet yasağının ihlal edildiğine hükmetti. Kararın bir örneği yeniden soruşturma için savcılığa gönderildi ve Yıldız’a 540 bin lira manevi tazminat ödenmesine karar verildi.

“Kolluğun kontrollü hareket etmesi beklenir”

AYM, gerekçesinde Yıldız’ın gaz kapsülü nedeniyle yaralandığının açık olduğunu, ancak eyleme katıldığına dair bir bulgu bulunmadığını belirtti. Mahkeme, toplumsal olaylara müdahale sırasında çıkan panik ve kargaşada, müdahale alanına yakın ama hedef olmaması gereken kişilerin de etkilenebileceğine dikkat çekerek kolluğun kontrollü hareket etmesi gerektiğini vurguladı.

Mahkemeye göre soruşturma dosyası, gazın gerekliliğine ve kontrollü kullanıldığına dair yeterli bilgi içermiyordu. AYM bu nedenle yaralanmadan devletin sorumlu olduğu sonucuna vardı ve muamelenin eziyet olarak kabul edilebileceğini belirtti.

Usul boyutunun da ihlal edildiğine karar verildi

AYM, 2013 yılında gaz kapsülü kullanma yetkisi olan personelin yeterince araştırılmadığını ve yetkili görevlilerin ifadelerine başvurulmadığını tespit ederek soruşturmayı usul yönünden de yetersiz buldu.

Yeniden yürütülen soruşturmada bir komiser yardımcısı şüpheli olarak arandı ve bazı amirlerin bilgisine başvuruldu, ancak olay tarihinde görevli bir emniyet amiri ile bir komiser yardımcısının ifadesi alınmadı. AYM, bu eksiklikler nedeniyle etkili soruşturma yükümlülüğünün yerine getirilmediğine ve eziyet yasağının usul boyutunun da ihlal edildiğine hükmetti.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Paylaş