“Hayalet” lakaplı Orhan Ünğan hakim karşısında: “Kimlerin tonlarca kokaini Türkiye’ye getirdiğine dair MİT raporu var”

İSTANBUL (Medyascope) – “Hayalet” lakaplı tutuklu Orhan Ünğan, İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıktı. Uyuşturucu sevkiyatlarında savcı koruması, istihbaratçı ve polis memurlarından destek aldığı iddia edilen Ünğan, kendisine kumpas kurulduğunu iddia etti. Ünğan, “Kimlerin tonlarca kokaini Türkiye’ye getirdiğine dair MİT raporu var.” dedi.

"Hayalet" lakaplı Orhan Ünğan hakim karşısında: "Kimlerin tonlarca kokaini Türkiye’ye getirdiğine dair MİT raporu var"
“Hayalet” lakaplı Orhan Ünğan hakim karşısında: “Kimlerin tonlarca kokaini Türkiye’ye getirdiğine dair MİT raporu var”

Belçika’daki villasına Cumhurbaşkanlığı forsu astığı, en az sekiz farklı kimlikle bağlantılı olduğu ve uyuşturucu sevkiyatları organize ettiği öne sürülen Orhan Ünğan’ın yargılandığı 108 sanıklı dava, İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

Duruşmaya, tutuklu bulunduğu cezaevinden getirilen Orhan Ünğan ve SEGBİS ile bağlanan tutuklu sanıklar katıldı. 2014’te İranlı Naci Şerifi Zindaşti’nin kızının öldürülmesiyle ilgili soruşturma kapsamında gündeme gelen Ünğan’ın da yer aldığı salonda avukatlar da hazır bulundu.

“Suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme”, “uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma” ve “suçtan elde edilen mal varlığı değerlerini aklama” suçlamaları yöneltilen Orhan Ünğan, sanık kürsüsüne geldi.

Dosyanın şahsına kumpas olduğunu savunan Ünğan, “Beni gerçekten bu dosyaya göre mi yargılıyorsunuz? Bu dosyanın nasıl kumpas olduğunu anlatacağım” dedi. Mahkemeye yazdığı dilekçelerden bahseden Ünğan, suçlamaya konu dijital verilerin hukuki olmadığını savundu. Siber Suçlar Sözleşmesi’ne dikkat çeken Ünğan, dosyada yer alan konuşma kayıtlarının hukuksuzca iddianameye eklendiğini iddia etti.

Kripto haberleşme uygulaması Sky ECC kullanıcısı olmadığını söyleyen Ünğan, “Size dedim ki ben Sky kullanıcısı değilim. Bana kumpas kuruldu. Bununla ilgili de Milli İstihbarat Teşkilatı 2024 yılının Ocak ayında bir operasyon yaptı. Emniyet Genel Müdürlüğü, MİT, KOM Daire, burada bir sürü bürokrat, bir sürü görevli görevinden alındı. Bir kısım meslekten ihraç edildi, bir kısım ihraç edildi. Özellikle Narkotik Dairesi 13 kişi ihraç edildi. Kısaca size diyorum ki buna benimle ilgili kumpas kurulduğunu Milli İstihbarat Teşkilatı tespit etmiş” dedi.

“MİT’te raporlar var”

Naci Şerifi Zindaşti’nin kızının öldürülmesiyle ilgili yargılandığı davadan da bahseden Orhan Ünğan, “Dört buçuk sene yargılandık. Yine yargı içerisindeki çete devreye girdi. Dosyayı istediniz, önünüzde var. Bu bir kumpastır. Bu İstanbul grubunun işidir. Para aldılar, beni cezaevinde bırakmak istiyorlar” dedi.

“Türkiye’de hangi grupların, hangi siyasi politikalar içerisindeki grup gibilerin dolaştığı, fırsat verdiği, kimlerin tonlarca kokaini Türkiye’ye getirdiğine dair MİT’te raporlar var” diyen Ünğan, “Baronların büyüğü Ankara’da” savunması yaptı.

Orhan Ünğan savunmasının devamında, Orhan Ünğan, savunmasında tutuksuz sanıklardan Celal Çakmak’ın geçmişine ve aralarındaki para ilişkisine değindi. Çakmak’ın devlet tarafından madalya verilmiş bir gazi olduğunu belirten Ünğan, Çakmak’ın Türkiye’ye 31 milyon 398 bin dolar getirdiğini ve bu parayla ilgili herhangi bir soruşturma yapılmadığını öne sürdü. Çakmak’ın daha sonra çeşitli grupların hedefi haline geldiğini söyleyen Ünğan, kendisinin de bir devlet büyüğünün talimatıyla Çakmak’a maddi destek sağladığını iddia etti.

Ünğan, Çakmak’a 5 milyon dolar, ardından çeşitli masraflar için 3 milyon dolar daha verdiğini belirterek bu para trafiğinin MİT kayıtlarında bulunduğunu öne sürdü. Ünğan ayrıca Çakmak’ın, Londra’dan Türkiye’ye getirdiği paralarla ilgili belgeleri incelediklerini, Bitcoin ve altcoin işlemleri yapıldığını ve milyonlarca dolarlık para hareketlerine ilişkin kayıtlar bulunduğunu söyledi. Ünğan, söz konusu para trafiğine ilişkin belgelerin dosyaya sunulabileceğini belirterek, bu kayıtların incelenmesini istedi.

İddianameden

7 Haziran 2024’te düzenlenen Kuyu-4 operasyonunda, uluslararası uyuşturucu ticareti yapan organize suç örgütünün elebaşı Mert (Orhan) Ünğan yakalanmış ardından tutuklanarak cezaevine gönderilerek mal varlığına el konulmuştu.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Aklama Suçu Soruşturma Bürosu, 23’ü tutuklu, 15’i firari 108 şüpheli hakkında iddianame hazırlamıştı.

İddianamede, Orhan Ünğan’ın ismini 2023’te, Mert olarak değiştirdiği, SKY-ECC isimli kriptolu haberleşme programıyla çok sayıda uyuşturucu madde sevkiyatı gerçekleştirdiği, uyuşturucu madde satışından elde edilen kazancı çeşitli yöntemlerle aklamaya çalıştıkları öne sürülmüştü. Ünğan’ın kripto mesajlaşma uygulaması Sky ECC üzerinden birçok sevkiyatı yönettiği, bu süreçte “Kemal Tahıl” adına düzenlenmiş kimliği kullandığı, ayrıca Hüseyin Polat, Hamza Kılıç ve Ayhan Arpalı isimlerine ait belgelerle de ilişkilendirildiği iddia edilmişti.

Orhan Ünğan’ın 2020 ve 2021 yıllarında Avrupa ve Türkiye’ye yönelik toplamda en az 4 tonluk uyuşturucu sevkiyatıyla bağlantısı bulunduğu iddia edilmişti.

Ünğan’ın, biri savcı koruması ve ikisi istihbaratçı olan bazı polis memurlarından destek aldığı, şoför, muhasebeci, kimlik temin edenler, kurye ve zulacıların da yer aldığı hiyerarşik bir yapılanma içinde sevkiyatları yürüttüğü de iddialar arasındaydı.

Ünğan ve Zindaşti davası

Orhan Ünğan ismi 6 Eylül 2014’te İranlı uyuşturucu baronu Naci Şerifi Zindaşti’nin kızı ve yeğeninin Büyükçekmece’de öldürülmesiyle gündeme gelmişti. Bu olaydan sonra Orhan Ünğan ve kardeşi İlhan Ünğan hakkında kırmızı bülten çıkarılmıştı.

Ünğan, Hollanda’da yakalanıp Türkiye’ye getirilmiş, Zindaşti’nin kızı ve yeğeninin öldürülmesi davasında yargılanmıştı. Bu dava sürecinde Ünğan’ın aranan kardeşi İlhan Ünğan, Kadıköy’deki silahlı saldırıda öldürülmüştü.

Ünğan, koronavirüs salgını nedeniyle cezaevinden izinli çıkmıştı. Kırmızı bültenle aranan Naci Şerifi Zindaşti ile aralarında polislerin de olduğu suç örgütüne ilişkin davada şikayetçi Orhan Ünğan, emniyet içindeki bazı yetkililerin Zindaşti ile ilişkisi olduğunu, dijital verilerin ve kamera kayıtlarının silindiğini öne sürmüştü.

Burhan Kuzu iddiası

Ünğan, yargılandığı mahkemece üç kez tahliye edilip üçünde de üst mahkeme bu kararları iptal edince koronavirüsten hayatını kaybeden AKP kurucularından Burhan Kuzu hakkında suç duyurusunda bulunmuştu. Ünğan, Burhan Kuzu’nun talimatıyla Bakırköy Adalet Komisyonu Başkanı Recep Karaman tarafından tahliye edilmemesi için hâkim M.A’ya baskı yapıldığını iddia etmişti.

Dönemin Bakırköy Başsavcı vekili Zülkarneyn Kısık’ın verilen tahliye kararlarına itiraz etmesi için duruşma savcısına müdahale ettiğine dair dikkat çeken iddialar da öne sürmüş ve “Bu bilgileri kimden aldığımı açıklarsam yer yerinden oynar” demişti.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Paylaş