Açık Oturum (541) | Sırbistan ve Brezilya’da deprem etkisi yaratan zaferin sırrı ne?

İSTANBUL (Medyascope) – Açık Oturum’un bu haftaki konusu Brezilya ve Sırbistan’daki seçim sonuçları ve seçmen seferberliğinin siyasal dengeler üzerindeki sarsıcı etkisi… Göksel Göksu’nun konukları Ahmet İnsel, Murat Somer ve Işın Eliçin, Brezilya’da Lula’nın ikinci turda yeniden devlet başkanı seçilmesinin, Sırbistan’da ise öğrenci hareketinin öncülüğünde kurulan Öğrenci Listesi’nin parlamentoda çoğunluğu elde etmesinin, seçmen seferberliğinin deprem etkisi yaratan bir zafere dönüşmesinin nedenlerini anlattı.

Sırbistan’da yaklaşık yüzde 53’e yüzde 39 oy oranıyla ülke yönetimini değiştiren bir seçimin öncülüğünü yapan gençlerle, mart ayında mülakatlar yapan Murat Somer, o dönem Sırbistan’da 14 yıldır süren demokratik gerilemenin halkta bitkinlik ve umutsuzluk yarattığını gözlemlediğini aktardı. Rejimin sert yöntemler kullanabildiğini söyleyen Somer, öğrenci hareketinin bu koşullarda farklı bir yol açmaya çalıştığını, ancak hem toplumun hem de değişim isteyen çevrelerin bu dönüşümün gerçekleşebileceğine ihtimal vermekte zorlandığını anlattı.

Murat Somer: “Hiyerarşik olmayan, gençlerin ortak akılla ve uzlaşmayla karar aldığı bir hareketti”

Murat Somer, Sırbistan’daki öğrenci hareketinin başarısını, geleneksel siyasetten farklı örgütlenme biçimine ve izlediği stratejiye bağladı. Farklı siyasi görüşlerden gençleri bir araya getiren hareketin hiyerarşik bir yapıya sahip olmadığını, kararlarını ortak akıl ve uzlaşmayla aldığını vurguladı:

“Öğrenciler çok farklı bir siyaset yürüttüler. Hiyerarşik olmayan, lideri ve belirgin bir örgüt yapısı bulunmayan, farklı görüşlerden gençlerin ortak akılla ve uzlaşmayla karar aldığı bir hareketti. Sağ-sol ayrımının ötesinde, demokrasiyi ve devleti yeniden inşa etmek, bunu temiz, şeffaf ve yolsuzluğa izin vermeyen bir şekilde yapmak istiyorlardı. Bence var olan siyasi partilere duyulan güvensizliğin yoğun olduğu bir ortamda, güç ve iktidar peşinde görünmeyen bu yapının geniş destek bulmasını sağlayan da bu farklılığı oldu. Üstelik naif görünmelerine rağmen son derece stratejik davrandılar; adaylarını son ana kadar açıklamadılar, geleneksel medya yerine gündelik hayatın içinde, mahallelerde ve şehirlerde örgütlenerek tepkilerini gösterdiler.”

Somer’e göre öğrenci hareketinin başarısında, otoriter yönetimin müdahale alanını daraltan bu örgütlenme biçimi de etkili oldu. Ancak sistemin yeniden kurulmasının ardından hareketin yönetme pratiğinde nasıl bir başarı göstereceğinin henüz belli olmadığını da belirtti.

Açık Oturum (541) | Sırbistan ve Brezilya’da deprem etkisi yaratan zaferin sırrı ne?
Açık Oturum (541) | Sırbistan ve Brezilya’da deprem etkisi yaratan zaferin sırrı ne?

Işın Eliçin: “Sırbistan’daki hareket yalnızca iktidara değil, geleneksel parti sistemine de alternatif oluşturdu”

Işın Eliçin de Sırbistan’daki öğrenci hareketinin başarısında yatay örgütlenmenin, kolektif karar alma süreçlerinin ve farklı toplumsal kesimleri ortak hedefte buluşturmasının etkili olduğunu söyledi. Hareketin, yalnızca iktidara karşı bir tepki olmadığını, geleneksel parti sistemine de alternatif oluşturduğunu vurguladı.

Eylemlerin büyümesinde, 1 Kasım 2024’te Novi Sad’daki tren istasyonunun çatısının çökmesiyle ortaya çıkan yolsuzluk ve kamu projelerindeki usulsüzlüklere yönelik öfke belirleyici oldu. Hayatını kaybedenleri anmak için başlayan protestolar, üniversite boykotları ve işgalleriyle yayıldı; zamanla çiftçiler ve toplumun farklı kesimleri de harekete katıldı:

“İnsanları etkileyen, yatay örgütlenmeleri ve kolektif karar alma süreçleriydi. Bu mücadelenin gerisinde, farklı dünya görüşlerinden insanları ortak bir hedef etrafında buluşturan çevre mücadeleleri de vardı. 1 Kasım 2024’te Novi Sad’da tren istasyonunun çatısının çökmesi, kamu projelerindeki yolsuzluklara karşı birikmiş öfkeyi açığa çıkardı. Üniversitelerde başlayan eylemler, boykotlarla ve üniversite işgalleriyle yayıldı; zamanla çiftçiler ve toplumun farklı kesimleri de harekete katıldı. Öğrencilerin köy ve kasabalardan geçerek düzenlediği yürüyüşler ve kurulan yurttaş forumları, bu örgütlenmeyi dünya çapında ilgi uyandıran bir harekete dönüştürdü.”

Açık Oturum (541) | Sırbistan ve Brezilya’da deprem etkisi yaratan zaferin sırrı ne?
Açık Oturum (541) | Sırbistan ve Brezilya’da deprem etkisi yaratan zaferin sırrı ne?

Sırbistan: İktidarın seçim sonuçlarını etkisizleştirme ihtimali

Ahmet İnsel, Sırbistan’da öğrenci hareketinin seçime katılmasının engellenebileceğine ilişkin endişelerin gerçekleşmediğini, seçimde ortaya çıkan büyük oy farkının da iktidarın sonuçları tartışmalı hâle getirerek gücünü korumasını zorlaştırdığını belirtti:

“Vucic’in bunları ‘imzalar geçersiz’ gibi çeşitli bahanelerle seçime katılmaktan engellemesi bekleniyordu. Böyle bir şey olmadı. Belki de kendisi bunların seçimi kazanamayacağından emin olduğu için izin verdi, bunu bilmiyoruz. Aradaki fark çok büyük olduğu için seçim sonuçlarını karambole getirip iktidarı elinde tutmasını sağlayacak bir durum da ortaya çıkmadı. Dolayısıyla Vucic, sonuçlar açıklanmadan, pazar akşamı erken saatlerde kaybettiğini ilan etti ki bu çok beklenmedik bir şeydi.”

Sırbistan: Seçime katılımın engellenmesi endişesi gerçekleşmedi

Ahmet İnsel, Sırbistan’da öğrenci hareketinin seçime katılmasının çeşitli bahanelerle engellenebileceğine ilişkin endişeleri ve seçim sonucunun iktidar açısından yarattığı tabloyu değerlendirdi:

“Vucic’in bunları ‘imzalar geçersiz’ gibi çeşitli bahanelerle seçime katılmaktan engellemesi bekleniyordu. Böyle bir şey olmadı. Belki de kendisi bunların seçimi kazanamayacağından emin olduğu için izin verdi, bunu bilmiyoruz. Aradaki fark çok büyük olduğu için seçim sonuçlarını karambole getirip iktidarı elinde tutmasını sağlayacak bir durum da ortaya çıkmadı. Dolayısıyla Vucic, sonuçlar açıklanmadan, pazar akşamı erken saatlerde kaybettiğini ilan etti ki bu çok beklenmedik bir şeydi.”

Brezilya: Seçmen seferberliği Lula’ya zaferi getirdi

İnsel, Brezilya’da Lula’nın ilk turda geride kalmasına rağmen ikinci turda seçimi kazanmasında seçmen seferberliğinin belirleyici olduğunu söyledi. Özellikle WhatsApp üzerinden yürütülen kampanyanın, milyonlarca kişiyi harekete geçirerek seçmenlerin çevrelerine ulaşmasını sağladığını anlattı.

“İki tur arasında bir haftadan fazla süre olması ciddi bir hareket getirdi. ‘Lula’nın Ordusu’ adlı WhatsApp programı birkaç gün içinde bir milyon kişiden 10 milyon kişiye ulaştı. İnsanlara sürekli ne yapabilecekleri anlatılıyor, videolar gönderiliyor; sokağa çıkmaları, kapı kapı dolaşmaları, Lula’nın vaatlerini duyurmaları isteniyordu. Burada önemli olan, insanların tartışma yürütmesinden çok, haber alıp hemen harekete geçmeleriydi. Gençlerin seferber olması da son derece önemliydi.”

İnsel, iki tur arasında Lula’nın oylarının yaklaşık 10,4 milyon, Bolsonaro’nun oylarının ise 3,7 milyon arttığını belirtti. Mizahın, müziğin ve seçmenlerin birbirine ulaşmasının kampanyaya ivme kazandırdığını vurguladı. Ancak Lula’nın önünde, sağ ve aşırı sağın güçlü olduğu Kongre’de siyasi uzlaşma sağlama zorunluluğu bulunduğuna da dikkat çekti.

İkinci bölümde “İki farklı ülkeden bahsettik, iki farklı deneyim var ortada. Şimdi bunlar birer kazanım olarak görülürse bu kazanımlar dünya siyasetinde yeni bir perspektif olarak yorumlanabilir mi?” sorusuna cevap arandı.

Murat Somer: “Rejimleri değiştirmek önemli, ancak asıl mesele demokrasiyi yeniden inşa etmek”

Murat Somer, Sırbistan ve Brezilya’daki gelişmelerin, dünyada yaşanan demokrasi krizine yanıt arayışı açısından önemli olduğunu söyledi. İkinci Dünya Savaşı sonrasında demokrasileri mümkün kılan toplumsal sözleşmenin, özellikle gelir dağılımındaki adaletsizlikler ve gençlere daha iyi bir gelecek sunulamaması nedeniyle aşındığını vurguladı. Otoriter popülist yönetimlerin bu krize gerçek çözümler sunamadığını belirten Somer, rejimleri değiştiren toplumsal hareketlerin ardından demokrasiyi yeniden inşa etmenin ve kalıcı çözümler üretmenin asıl mesele olduğunu ifade etti:

“Yaşadığımız bir demokrasi krizi. Demokrasileri İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra mümkün kılan sosyal mukavele çatlıyor. Çünkü demokrasiler, özellikle gençlere daha iyi bir gelecek vaat edemiyor; burada bir bölüşüm sorunu var. Otoriter rejimler buna bir yanıt veriyor ama gerçek çözümler sunmuyor. Rejimleri değiştirmek önemli, ancak asıl mesele demokrasiyi yeniden inşa etmek ve bu bölüşüm sorununu çözecek bir program ortaya koymak.”

Işın Eliçin ise Sırbistan’daki öğrenci hareketinin yalnızca iktidar karşıtı bir mücadele değil, gençlerin geleceklerini tehdit eden çoklu krizlere ve aşırı sağın yükselişine karşı ortak bir itiraz olduğunu söyledi. İklim krizi, yapay zekânın çalışma hayatına etkileri ve ekonomik gücün dar bir kesimin elinde toplanmasının gençleri karar alma mekanizmalarının dışında bıraktığını vurguladı. Gençlerin adalet ve liyakat ilkelerini yeniden tesis etmek, mevcut kurumları koruyup onarmak ve uluslararası dayanışmayı güçlendirmek istediğini belirten Eliçin, bu mücadelenin farklı ülkelerde karşılık bulmasından umutlu olduğunu ifade etti:

“Gençler, aşırı sağa karşı mücadele ettiklerini çok iyi biliyorlar. İklim krizi, yapay zekâ ve ekonomik gücün çok dar bir kesimin elinde toplanması karşısında kendi gelecekleriyle ilgili karar mekanizmalarında yer almıyorlar. Topraklarını, sularını, havalarını, ekmeklerini ve geleceklerini yeniden kurmak istiyorlar. Adalet ve liyakat için mevcut kurumları koruyup onarmaya, aşırı sağın uluslararası dayanışmasına karşı uluslararası bir mücadele geliştirmeye çalışıyorlar. Sırp gençlerinin başlattığı çağrının Fransa’dan İtalya’ya, Arnavutluk’tan Hindistan’a uzanan karşılıklar bulması bana umut veriyor.”

Ahmet İnsel: “Öğrenciler aday olmayarak diğer partilere fedakârlık yapma sorumluluğu yükledi”

Ahmet İnsel, Sırbistan’daki öğrenci hareketinin umut verici olduğunu, ancak benzer girişimlerin geçmişte başarısız olduğu örneklerden de ders çıkarılması gerektiğini söyledi. Şili’de anayasa değişikliği için harekete geçen gençlerin, farklı talepleri ortak bir programda birleştirememeleri nedeniyle başarısız olduğunu hatırlatan İnsel, yatay örgütlenmenin tek başına yeterli olmadığını vurguladı. Sırbistan’da öğrencilerin kişisel ya da dar grup hedefleri yerine demokratik hukuk devletini yeniden inşa etme hedefinde birleştiğini ve aday olmayarak diğer partilere de fedakârlık yapma sorumluluğu yüklediğini belirtti:

“Yatay olmak, sadece sivil toplumdan geliyor olmak yeterli değil. Siyaset, bir dizi hedefin belli bir öncelik sıralamasına tabi tutulmasını gerektirir. Şili’de anayasa referandumunda her şeyin yer aldığı bir talepler listesi ortaya çıktı ve sonuçta referandumu kaybettiler. Sırbistan’da ise öğrenciler kendilerinin taşıdığı özel hedeflerin değil, demokratik hukuk devletini yeniden inşa etme hedefinin temsilcileri oldular. Üstelik kendileri aday olmayacaklarını söyleyerek fedakârlığı baştan gösterdiler.”

İnsel, Türkiye açısından ise yüksek seçim katılımına rağmen siyasetin kültür savaşları ve toplumsal kutuplaşma üzerinden şekillenmesinin önemli bir engel oluşturduğunu ifade etti. Bu ikiliği aşmak için kişisel çıkar ya da iktidar hedefiyle değil, ortak demokratik amaçlarla siyaset yapan aktörlerin öne çıkması gerektiğini söyledi:

“Türkiye’de siyaset, bir tarafın inatla tutulması anlamına geldiği için iktidar ne kadar yıpranmış olsa da ayakta kalabiliyor. Bir de inanılmaz bir kültür savaşı söz konusu. Bu derin ikiliği aşmak için siyaseti kendisi için yapmaktan imtina eden insanların öne çıkması lazım. Ama toplumun da bu insanlara kendi menfaat beklentisiyle yaklaşmaması gerekiyor.”

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Paylaş