11. Medyascope.tv Açık Oturumu: Bekir Ağırdır, Murat Yetkin, Ruşen Çakır

11’inci Medyascope.tv açık oturumu 28 Ekim 2015 Çarşamba günü saat 20:00’de Bekir Ağırdır, Murat Yetkin ve Ruşen Çakır’ı konuk etti. Videoda İpek Grubu operasyonu, Gülen hareketi, mevcut siyasi iklim, seçime doğru son kamuoyu anketleri ele alındı.

Video özeti

  • Sunucu; 1 Kasım seçimlerini tartışmak üzere konukları Bekir Ağırdır, Murat Yetkin ve Ruşen Çakır’ı Medyascope TV’nin 11. açık oturumuna davet ediyor.
  • Bekir Ağırdır, İpek Grubu operasyonu olayını eleştirerek, özellikle seçimlerden üç gün önce yapılmasını zamanlama açısından manidar buluyor ve bunun hukuka aykırı, temel anayasal ilkelere zıt olduğunu belirtiyor.
  • Murat Yetkin, mevcut siyasi iklimi Cumhuriyet tarihinin en gergin dönemi olarak nitelendiriyor. Ona göre İpek Grubu operasyonu sorunlu.
  • Ruşen Çakır, İpek Grubu’na yapılan müdahalenin zamanlamasının, siyasi iktidarın seçimlerden önce Gülen hareketinin medya üzerindeki nüfuzunu etkisiz hale getirmeyi amaçlayan kasıtlı bir güç gösterisi olduğunu öne sürüyor.
  • Murat Yetkin, Metin Feyzioğlu’nun İpek Grubu’na yönelik destek açıklamasını aktarıyor; Feyzioğlu’nun grubun kendisini değil, ulusun ilkelerini desteklediğini netleştirdiğini belirterek evrensel hukuk ilkelerine sahip çıkmanın önemini vurguluyor.
  • Bekir Ağırdır, Gülen hareketinin stratejisinin hiçbir zaman geniş bir toplumsal destek inşa etmek olmadığını, aksine kendi mensuplarını devlet kurumlarına sızdırmak olduğunu, bu yüzden siyasi ve seçimsiz güçlerinin sınırlı kaldığını açıklıyor.
  • Bekir Ağırdır, başlangıçta entelektüel ve siyasi destek için Gülen hareketine sırtını dayayan AKP’nin, 2010 referandumundan sonra kitleleri “Erdoğanlaştırma” stratejisine geçtiğini ve bunun da hareketle yolların ayrılmasına yol açtığını detaylandırıyor.
  • Ruşen Çakır, Gülen hareketinin siyasi bir parti kurmayacağına, bunun yerine AKP’nin tek başına iktidar olmasını engellemek için çalışacağına, nüfuzunu yeniden kazanmak ve kriminalize edilme sürecini tersine çevirmek için diğer partilerle aynı hizaya gelmeye çalışacağına inanıyor.
  • Murat Yetkin, AKP’nin Gülen hareketine yönelik adımlarının artık sadece marjinalleştirmeyi değil, tamamen yok etmeyi amaçladığını öne sürüyor ve Gülen’in kırmızı terör listesine alınması gibi yüksek yoğunluklu hamleleri buna kanıt gösteriyor.
  • Sunucu, Ankara katliamı konusunu açarak, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı IŞİD’i sorumlu ilan edip amacın seçimleri ertelemek olduğunu belirtmeden önce, hükümetin ilk başta bu saldırıyı PKK veya DHKP-C ile ilişkilendirme çabalarına dikkat çekiyor.
  • Bekir Ağırdır, IŞİD’in saldırısının amacının seçimleri ertelemek olduğu fikrini reddediyor; tarihsel olarak bu tür saldırıların muhalif grupları hedef aldığını, genellikle devlet içindeki bazı unsurları barındırdığını ve IŞİD’in Türkiye içinde bir tabanı olduğunu savunuyor.
  • Murat Yetkin, savcılığın açıklamasını, IŞİD’in amacının Türkiye’yi istikrarsızlaştırmak ve seçimleri ertelemek olduğunu öne sürerek soruşturmayı siyasileştirdiği için eleştiriyor, ancak saldırıdan tamamen IŞİD’in sorumlu olduğunu teyit ediyor.
  • Ruşen Çakır, devletin IŞİD’e yönelik operasyonlarının etkinliğini ve samimiyetini sorguluyor; devletin IŞİD’in yapısını ve üyelerini bilmesine rağmen Ankara ve Suruç gibi saldırıları engellemede başarısız olduğunu öne sürüyor.
  • Bekir Ağırdır, Ankara katliamının AKP’nin oylarını doğrudan artırmadığını, ancak korku ve kutuplaşmayla karakterize edilen mevcut siyasi iklimin, iktidar partisi üzerinde beklenen olumsuz etkiyi engellediğini belirtiyor.
  • Bekir Ağırdır, Türk toplumundaki aşırı kutuplaşmaya dikkat çekerek, resmi açıklamalara rağmen nüfusun önemli bir kısmının Ankara saldırısından hâlâ PKK’yı sorumlu tuttuğunu, bunun da derin bir bölünmeye işaret ettiğini söylüyor.
  • Sunucu, Adil Gür’ün AKP’yi %47.2, CHP’yi %26.3, MHP’yi %13.5 ve HDP’yi %12.2 gösteren anket sonuçlarına değinerek Bekir Ağırdır’dan değerlendirmesini istiyor.
  • Bekir Ağırdır, Adil Gür’ün anketi hakkında doğrudan yorum yapmasa da genel parti sıralamasına katılıyor ve bu seçimin, AKP’nin tek başına hükümet kurup kuramayacağına dair bir referandum olduğunu, kendisinin ise bunu hâlâ düşük bir ihtimal olarak gördüğünü vurguluyor.
  • Ruşen Çakır, AKP’nin tek başına iktidar kurabileceği konusunda şüphelerini dile getiriyor; Suruç sonrasında tırmanan çatışmanın AKP’nin bazı oyları konsolide etmesine yardımcı olmuş olabileceğini ancak bunun çoğunluk için yeterli olmadığını belirtiyor.
  • Bekir Ağırdır, 1 Kasım seçimlerinin korku ile karakterize edildiğini; seçmenlerin güvenlik arayışında olduğunu, bunun da bazıları için istikrar adına AKP’yi desteklemek, diğerleri için ise otoriterleşmeyi önlemek adına ona karşı çıkmak anlamına geldiğini açıklıyor.
  • Sunucu, Murat Yetkin’in Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın seçimlerden sonra Ahmet Davutoğlu’nu tekrar Başbakan olarak atamayabileceği ihtimalini tartıştığı makalesine değiniyor ve anayasal boşlukları inceliyor.
  • Murat Yetkin, Cumhurbaşkanının Başbakanı parti lideri olması şartı aranmaksızın milletvekilleri arasından atamasının anayasal olarak mümkün olduğunu anlatıyor ve geçmişte de anayasal belirsizliklerin suiistimal edildiği tarihi emsallerden bahsediyor.
  • Murat Yetkin, AKP’nin aralarında dindar muhafazakar Kürtlerin de bulunduğu geleneksel seçmen tabanının, hükümetin PKK’ya yönelik söylem ve eylemleri nedeniyle uzaklaştığını ve bu destek kanalının kapanmış olabileceğini açıklıyor.
  • Bekir Ağırdır, 1 Kasım seçimlerinin iki ana blokta (AKP-MHP ve CHP-HDP) oyların konsolide olmasıyla damgalandığını ve bu bloklar arasındaki geçişkenliğin azaldığını ekliyor.
  • Murat Yetkin, Devlet Bahçeli’nin, MHP tabanında AKP ile koalisyon kurulmasına yönelik ciddi bir iç arzu olduğuna dair şaşırtıcı itirafına dikkat çekerek, parti içinde sanılandan daha derin bir hareketlenme olduğunu öne sürüyor.
  • Ruşen Çakır, Bahçeli’nin “beşinci parti” açıklamasının, MHP seçmeninin AKP’ye kaymasını önlemek için gelecekte bir koalisyonun mümkün olduğunu ima eden bir taktik ya da AKP içindeki bölünmelere dikkat çekme amacı taşıyabileceğini öne sürüyor.
  • Murat Yetkin, “beşinci parti” için iki senaryoyu tartışıyor: AKP gibi büyük bir partiden doğal bir kopuş ya da koalisyonu garantilemek için transferlerle kurulacak bir “tabela partisi”; her iki senaryonun da istikrar getirmeyeceğine inanıyor.
  • Bekir Ağırdır, Türkiye’nin Kürt sorunundan ekonomik reformlara kadar uzanan mevcut sorunlarının yapay siyasi manevralarla yönetilemeyeceğini savunarak geniş bir uzlaşı ve barışma ihtiyacını vurguluyor.
  • Bekir Ağırdır, geçmişteki beklenmedik seçim sonuçlarını ve derin toplumsal kaygıların yüzeydeki verilere tam olarak yansımadığı Türkiye’deki “sürrealist” durumu örnek göstererek sadece anket sayılarına güvenilmemesi konusunda uyarıyor.
  • Sunucu, Ruşen Çakır’a 93. yılına yaklaşan Türkiye Cumhuriyeti ve yaklaşan seçimler konusundaki umutlarını soruyor.
  • Ruşen Çakır, Kürt hareketinin kendi içindeki zorluklara rağmen demokrasi arayışlarının Türkiye’nin geleceği için hayati olduğuna inanarak, öncelikle Kürtlerin siyasallaşması nedeniyle iyimser olduğunu ifade ediyor.
  • Murat Yetkin, iyimserlik ile umut arasında bir ayrım yaparak, mevcut durumun kasvetli olmasına rağmen bunun değişim umudunu ve Türkiye’nin çeşitli siyasi manzarasında bir arada yaşama kültürünün nihai zaferini engellememesi gerektiğini belirtiyor.
  • Bekir Ağırdır, insanları üç gruba ayırıyor: durumun düzeldiğine inanan partizanlar, siyasetten tamamen uzaklaşanlar ve objektif kötümserliğe rağmen Türkiye’nin geleceği için öznel bir iyimserliği koruyan, kendisi gibi umutlu olanlar.
  • Sunucu oturumu sonlandırırken izleyicilerin Cumhuriyet Bayramını kutluyor ve 1 Kasım seçimlerinden önce herkesi Cumhuriyet ile olan ilişkisini düşünmeye davet ediyor.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Paylaş