İtalya ekonomisi uçurumun kenarında

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

İtalya’da Pazar günü yapılan anayasa değişikliği referandumunun ardından, İtalya ekonomisinin ve buna bağlı olarak AB ekonomisinin geleceği tartışılmaya devam ediyor.

Avrupa’nın en büyük dördüncü, Avro Bölgesi’ninse üçüncü ekonomisi olan İtalya’da ekonomik reformları hızlı bir şekilde yürürlüğe koymak amacıyla Başbakan Matteo Renzi’nin desteklediği Anayasa değişikliğinin kabul edilmemesi ve Renzi’nin istifası, ülkeyi sadece siyasi değil aynı zamanda ekonomik istikrarsızlığa sürüklüyor.

Ülkenin en büyük 12 bankasının bu sene, hisse senedi değerlerinin yarısından fazlasını kaybetmesi, sanayi sektöründeki istikrarsızlık ve genç işsizliği oranı İtalya ekonomisini kurtarılması güç bir noktaya taşıdı. 2008 mali krizinden beri endüstriyel üretimin en az yüzde 25 oranında düşmesi, genç işsizliğinin yüzde 40’lara yükselmesi ve bankacılık sistemindeki kırılganlık İtalya ekonomisini oldukça zayıflatmış durumda.

Referandum sonrasında İtalyan bankaları endeksi yüzde 5 oranında düşmüş, bunun doğal sonucu olarak da Avrupa bankaları toplam endeksi ise yüzde 2 oranında düşmüştü. Avrupa’nın en büyük üçüncü ekonomisinin yaşadığı sorunların AB ekonomisine yapacağı doğrudan etki, Pazar günkü referandumda “hayır” kararının çıkması ile tekrar gündeme oturdu. Ancak Financial Times analistlerinden Gideon Rachman’a göre “İtalya’daki referandumun Avrupa’ya etkisi Brexit’in etkisi kadar olmayacak.”

İtalya’nın Avro Bölgesi’nden çıkması gündemde

Öte yandan bazı uzmanlara göre; borç yükünü arttıran deflasyonist bir ortam yaratması sebebiyle Avro, 60 milyon nüfuslu ve kişi başına düşen milli geliri 27 bin Avro civarında olan İtalya’nın ekonomik rekabeti için tam bir felaket. Bu nedenle, İtalya’nın Avro Bölgesi’nden çıkması da bir süredir dillendiriliyor. Hatta ülkede yükselişte olan popülist 5 Yıldız Hareketi (M5S), Avro’dan çıkmak için bir referandum yapılmasını talep ediyor.

Şu an için ekonomideki acil risk, bankacılık sisteminde. Bu yeni kriz atmosferi içerisinde, zor durumdaki bankaların sermaye yapılarını yeniden düzenlemeleri de tehdit altında. İtalyan bankalarının hisseleri 2011 yılından beri en değersiz konumunda.

Referandumun yarattığı  siyasi belirsizlik içerisinde, yatırımcıların sermaye arttırımı ihtimalinin tehlikeye girdiğini düşünmesinin bir sonucu olarak, bankaların endeksi 4.8 puan kadar düştü. Bu yılki toplam kayıp ise 46.9 puan ve bu sayı, 2011’den beri en yüksek kaybı işaret ediyor. Dünyanın en eski bankası olan Monte dei Paschi ise, 5 milyar Avro’luk kurtarma planının suya düşmesiyle, “hayır” oyundan en çok etkilenen kurum oldu.

Kurtarma paketi ihtimali düşük

Bankacılık sistemini ve İtalyan ekonomisini toparlamak için İtalya hükümetinin bir kurtarma paketi oluşturması istenebilir. Ancak devletin mevcut durumda ağır bir borç yükü altında olduğu göz önünde bulundurulduğunda, bu zor gözüküyor. Öte yandan ülkenin toplam borç miktarı da yatırımcıları ürkütmeye devam ediyor.

Söz konusu kurtarma paketinin, daha önce Yunanistan örneğinde olduğu gibi AB’den gelmesi de güç. Zira İtalya ekonomisi, Yunanistan ekonomisine göre oldukça büyük ve AB’nin vereceği destek paketinin tutarı da bir o kadar yüksek olacak. Tüm bunlar hesaba katıldığında, İtalya’nın Avro’dan çıkması seçeneği gittikçe daha gerçekçi hale geliyor.

Sonuç olarak, şu an için İtalya’ya dair kesin olan tek şey, mevcut siyasi ve ekonomik istikrarsızlığın bir süre daha devam edeceği.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus