İSTANBUL (Medyascope) – Toplum ve Siyaset programında Gülener Kırnalı, her hafta uzman akademisyenler, araştırmacılar ve yazarlarla Türkiye’nin ve dünyanın gündemindeki kritik başlıkları masaya yatırmaya devam ediyor. Programın bu bölümünde Kırnalı, siyaset bilimci Prof. Dr. Murat Somer ile Türkiye’de otoriterleşmenin yeni safhasını, CHP kurultayına ilişkin “mutlak butlan” tartışmasını, “devlet aklı” söylemini ve muhalefetin önündeki seçenekleri konuştu.
Somer’e göre Türkiye, 2023 seçimlerinden sonra iktidarın elinde topladığı gücü muhalefeti kontrol etmek ve dönüştürmek için kullanmaya başladığı yeni bir aşamaya girdi. Bu nedenle Türkiye artık yalnızca rekabetçi otoriterlik değil, kapalı otoriter rejimlerin özelliklerini de gösteren bir noktada değerlendirilmeli. Somer, Türkiye’nin Azerbaycan ya da Rusya ile birebir aynı rejim kategorisinde görülemeyeceğini; uzun çok partili demokrasi deneyimi, kurumsal ve toplumsal hafızasıyla farklı bir yerde durduğunu vurguladı. Ancak tam da bu nedenle, seçimler ve muhalefet hâlâ normal koşullarda işliyormuş gibi davranmanın yanıltıcı olabileceğini belirtti.
Söyleşide son günlerde sıkça tartışılan “devlet aklı” söylemi de ele alındı. Somer, Türkiye’de antidemokratik müdahalelerin çoğu zaman belirsiz, soyut ve muğlak bir “devlet aklı” fikriyle meşrulaştırılmaya çalışıldığını söyledi. Ona göre CHP’ye dönük yargı müdahalesi, hangi gerekçeyle sunulursa sunulsun, ana muhalefet partisini seçim kazanamaz hale getirmeyi hedeflediği ölçüde Türkiye’yi daha güvenli değil, daha güvensiz kılıyor.

Programın son bölümünde Macaristan’da Péter Magyar ve Tisza Partisi’nin yükselişi üzerinden Türkiye muhalefetinin imkânları tartışıldı. Somer, Türkiye’de demokratik muhalefetin Macaristan’a kıyasla daha köklü ve güçlü olduğunu, ancak koşulların da çok daha ağır olduğunu belirtti. Özgür Özel, Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş gibi aktörlerin toplumla yeni bir güven ilişkisi kurduğunu söyleyen Somer’e göre muhalefetin önündeki temel sınav, eski siyasetten farklı olma iddiasını korumak, toplumla birlikte hareket etmek ve yeni otoriter koşullara uygun yaratıcı stratejiler geliştirmek.
Türkiye siyasetinin bugünü ve yarınını analiz eden bu ufuk açıcı söyleşiyi kaçırmayın.








