Comey, FBI Direktörü olarak Obama ile 3 yılda 2 kez, Trump ile 4 ayda 9 kez görüşmüş

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

FBI eski direktörü James Comey, bugün Senato İstihbarat Komisyonu’na ifade verecek ve 9 Mayıs’ta görevden alınmasından bu yana ilk defa kamuoyu önünde konuşmuş olacak. Ancak dün, Comey, ifade vermeden önce Başkan Donald Trump ile arasında geçen görüşmelerin içeriğini yayınladı. Bu bilgiler, Comey’nin Trump’la yaptığı her görüşmeden sonra aldığı yazılı notlara ve FBI’ın üst düzey yetkililerine bu görüşmelerin içeriğine dair verdiği bilgilere dayanıyor. Bu da, Comey’nin temkinli davranarak Trump’la yaptığı görüşmelerin içeriğinin daha sonra başka kurum ve kişilerle paylaşılması gerekebileceğini öngördüğünü gösteriyor.

Yayınladığı bilgiler kapsamında, Comey, Senato İstihbarat Komisyonu’na Trump’ın Beyaz Saray’daki bir akşam yemeğinde kendisine “sadakat bekliyorum” dediğini belirtiyor.

Comey, Trump’ın sözüne verdiği cevabı ise şöyle anlatıyor: “Sözlerinin devamındaki garip sessizlik süresince hareket etmedim, konuşmadım veya yüz ifademi değiştirmedim. Ardından Trump tekrar ‘sadakat istiyorum’ deyince, ben de ‘size daima dürüst olacağım’ dedim.”

Trump’ın buna cevabıysa “İşte istediğimm bu; dürüst bir sadakat” olmuş.

Söz konusu görüşmede Trump, Comey’e görevde kalıp kalmak istemediğini de sormuş.

Comey’nin yayınladığı bilgiler içerisinde en çarpıcı görüşme ise 14 Şubat günü Oval Ofis’te yapılan görüşme. Oval Ofis’teki bir toplantı sırasında diğerlerinin çıkmasını ve Comey ile başbaşa konuşmak istediğini söyleyen Trump, Comey’den Ulusal Güvenlik Danışmanı Mike Flynn’e yönelik soruşturmayı bırakmasını istiyor.

Comey bu görüşmeyi şöyle anlatıyor: “Kapı kapandığında yalnız kalmıştık. Başkan ‘Mike Flynn hakkında konuşmak istiyorum’ dedi. Flynn bir önceki gün istifa etmişti. Başkan, Flynn’in Ruslarla konuşarak yanlış bir şey yapmadığını ancak Başkan Yardımcısı’nı yanlış bilgilendirdiği için onu kovmak durumunda kaldığını söyledi. Ardından gizli bilgilerin ifşa edilmesine ilişkin uzun uzun yorumlar yaptı ve tekrar Flynn konusuna geri döndü ve şöyle dedi: ‘O iyi bir adam, umarım bu işin peşini bırakırsın, umarım Flynn’in peşini bırakırsın’

Comey, söz konusu görüşmenin ardından derhal görüşmenin tutanağını kaydedip FBI’ın üst düzey yetkililerine yolluyor.

comey

Görüşmelerde dikkat çeken bir başka nokta ise Comey’nin Rusya’yla bağlantılara ilişkin soruşturmaya ilişkin olarak söyledikleri. Comey, Trump’ın yakın çevesinde olan birçok ismin soruşturmaya dahil edildiğini söylediğini ancak kişisel olarak Trump’ın soruşturma altında olmadığı güvencesini verdiğini de doğruluyor.

FBI eski direktörü Comey, 30 Mart’ta ABD Başkanı’yla yaptığı bir telefon görüşmesinde Trump’ın Rusya soruşturmasının “kendisini izleyen bir bulut gibi durduğunu” söylediğini kaydediyor. “Bu bulutu ortadan kaldırmak için ne yapabiliriz?” diye soran Trump’a cevaben Comey de mevzunun olabildiğince hızlı bir şekilde araştırıldığını kaydediyor.

Comey, Trump ile ilk buluşmasını 6 Ocak’ta Trump Tower’da gerçekleştirmiş. Comey, bu görüşmede Trump ile ilgili müstehcen iddialar konusunda kendisini bilgilendirdiğini belirtiyor.Trump’sa bu görüşmede söz konusu iddiaları reddetmiş. 3 yıllık FBI direktörlüğü süresince eski Başkan Obama ile topu topu iki kez görüştüğünü belirten Comey, Trump’ın başa geçtiği 20 Ocak’tan, görevden alındığı 9 Mayıs’a kadar defalarca yüzyüze ve telefonla görüşmüş.

Trump, Comey’nin yerine Christopher Wray’i seçti

ABD Başkanı Trump, görevden aldığı Comey yerine, George W. Bush döneminde Adalet Bakanı Yardımcılığı yapmış olan Christopher Wray’i FBI Direktörlüğü’ne aday gösterdi.

Trump, Twitter’dan yaptığı açıklamada, “Kusursuz bir geçmişi olan Christopher A. Wray’i FBI’ın yeni direktörü olarak aday göstereceğim, ayrıntılar gelecek” dedi.

Wray’in bu göreve gelebilmesi için Senato’nun Trump’ın seçtiği adayla ilgili oturum yapıp, adayı onaylaması gerekiyor. Trump’ın açıklamasını FBI eski direktörü Comey’nin Senato İstihbarat Komisyonu’nda ifade vermesinden bir gün önce yapması da dikkat çekici bir diğer nokta.

Beyaz Saray Sözcüsü Sean Spicer, Trump’ın geçen hafta Wray’in de aralarında bulunduğu adaylarla teker teker görüştüğünü kaydetti.

wray

Wray, King & Spalding isimli hukuk firmasının ortağı ve firmanın Washington ve Atlanta bürolarında çalışıyor. Daha çok beyaz yakalıların işlediği suçlarla ve mevzuat ihlalleriyle ilgili davalara bakan Wray, 2003-2005 yılları arasında Adalet Bakanlığı’nın Ceza Dairesi’nden sorumlu bakan yardımcılarındandı. Wray, bakan yardımcılığı yaptığı dönemde özel sektördeki dolandırıcılık suçları ve finans şirketlerinin hukuksuz uygulamaları üzerinde çalışmıştı.

Wray, yakın zamanda, kasıtlı olarak siyasi amaçlarla eyaletteki ana köprülerden birini trafiğe kapattığı iddiasıyla açılan davada Trump’ın da müttefiki olan New Jersey Valisi Chris Christie’nin de avukatlığını yaptı.

Wray’in Bank Asya ile bağlantısı olduğu ortaya çıktı

Wray’ın ortağı olduğu King and Spalding adlı hukuk firması, 2013 yılında Bank Asya’yı “İslami bankacılık” adı altında dünyaya açan şirket.

Wray’ın ortak olduğu hukuk firması, internet adresindeki bilgilerde, “İslami finansman ve hukuk konusunda verdiği danışmanlık ile dünya lideri firmalardan biri” olarak tanıtılıyor.

Nitekim King and Spalding , 2 Nisan 2013 tarihinde yapılan anlaşma ile, o dönemde Türkiye’de FETÖ soruşturmaları kapsamında kapatılmamış olan Bank Asya’yı da dünya İslami finans dünyasına açan firma.

King and Spalding’in internet sitesinde yer alan anlaşmaya göre şirket, Asya Katılım Bankası A.Ş.’yi (Bank Asya) 250 milyon dolarlık güvence ile, “Şeriat’a uygun menkul değer alım satımına” açılmasına ön ayak olmuş.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus