Erdoğan: “Kıbrıs Rum tarafının efelikleri bizim ordumuzu, gemilerimizi, uçaklarımızı görene kadardır”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan partisinin TBMM’deki grup toplantısında konuştu. Erdoğan’ın konuşmasından satır başları şu şekilde:

“Ülkemizin sınırları boyunca büyük bir mücadele verdiği bir dönemde sizlere hep birlikte çok önemli görevler düşüyor. TBMM sıradan bir kurum değildir. 15 Temmuz’da darbecilerin karşısına dikilmiş bir Meclis’tir. Bugün de öncü ve örnek bir duruş sergileyen gazi Meclisimizin tüm üyelerine milletin adına teşekkür ediyorum. TBMM 16 Nisan halk oylaması ile kabul edilen yönetim sistemi değişikliği konusundaki dirayetli tutumu ile önceliğinin millet olduğunu göstererek ayrıca bir takdiri hak etmiştir.  Bugün istihdamdaki gelişmelerden, hukuki ve idari hazırlıklara kadar reform gündemimizle ilgili hususları paylaşacaktım. Bugün özellikle kurulacak, Antarktika’daki Türk üssü için çalışmalar yapmak üzere uğurlayacağımız bilim adamlarımızın çalışmalarından söz edecektim ancak dönemin öncelikli konularını milletimizle paylaşmamız gerekiyor.

Yunanistan’a uyarı

Sanılmasın ki Kıbrıs açıklarındaki doğalgaz arama ve Ege’deki kayalıklarla ilgili fırsatçı girişimler dikkatimizden kaçıyor. Kıbrıs’ta ve Ege’de haddini aşanları yanlış hesap yapmamamları konusunda buradan ikaz ediyoruz. Biz bu devlet anlayışımızı bir kenara bırakarak buyrun diyemeyiz. Bir ölürüz bin diriliriz. Bu böyle bilinmeli. Güvenlik birimlerimiz şu anda bölgedeki gelişmeleri gerektiğinde her türlü müdahaleyi yapma yetkisiyle takip ediyoruz. Kıbrıs açıklarında faaliyet gösteren şirketlere Rum tarafına güvenerek hadlerini aşmamalarını tavsiye ediyoruz. Bunların efelikleri bizim ordumuzu, gemilerimizi, uçaklarımızı görene kadardır. Bizim için Afrin neyse Ege’deki Kıbrıs’taki haklarımız da odur. Zeytin Dalı operasyonunun ne kadar önemli ve doğru olduğu bölgede attığımız her adımda görülüyor. Savaş gemilerimiz, hava kuvvetlerimiz gerektiğinde her türlü müdahaleyi yapmak için yakından takip ediyorlar.

ABD’ye sert sözler

Stratejik ortağımız, müttefikimiz kalkıp da PYD’ye parasal desteği, silah yardımları yetmiyormuş gibi yapma kararı bizim de aldığımız ve alacağımız kararı etkileyecektir. Şunun iyi bilinmesi lazım. Türkiye bir çadır devleti değildir. Asırlara bani olan bir devlet anlayışımız vardır. Biz gereği neyse bunu yaparız. Bir ölürüz bin diriliriz. Bu böyle bilinmeli. Eğer biz NATO’da berabersek NATO’nun kendi yürüyen maddeleri neyse Türkiye’nin buna ne kadar uyması gerekiyorsa ABD’nin de o kadar uyması gerekir. Şunun da bilinmesini istiyorum. Türkiye’nin cumhurbaşkanı olarak NATO eşittir Amerika Birleşik Devletleri değildir. NATO’da tüm ülkelerin her biri ABD ile eşittir. Sen kalkar da bir YPG’yi, bir PYD’yi bize göre bu terör örgütü değildir diyorsan geç onu bir tarafa, senin müttefikin olan bir ülkeye bu terör örgütü saldırıyorsa senin NATO mensubu olarak bunun karşısında durman gerekir.

ABD’li generale Osmanlı tokadı yanıtı

Senin Suriye ile ne sınırın var, alakan var. Sen imkanların olduğu için buraya rahat rahat geliyorsun. Paraysa para veriyorsun. İlk gelen bilgiler 550 milyon dolar. Bunun 3 milyar dolara kadar çıkacağı da dolaylı olarak konuşuluyor. DEAŞ’la siz şu ana kadar ne mücadelesi verdiniz. Kaç tane DEAŞ’lıyı yok ettiniz veya nereye sevk ettiniz? Biz bölgede kimin kiminle işbirliği içinde olduğunu gayet biliyoruz. Artık kimsenin DEAŞ’ı kullanmaya hakkı yoktur. Çünkü DEAŞ’la birlikte hareket ediyorlar. Suriye’deki DEAŞ tiyatrosunun sonuna geldik. Hele hele bizi vururlarsa sert karşılık veririz diyenlerin ömürlerinde hiç Osmanlı tokadı yememiş oldukları da çok açık. Türkiye’yi canlarının istedikleri gibi girip çıktıkları, her türlü hoyratlığı yapıp hesap vermedikleri yerlerle karıştırıyorlarsa çok yakında öyle olmadığını da göreceklerdir.

Biz elbette kasıtlı olarak onları hedef almayacağız. Ama hemen yanı başlarından başlayarak gördüğümüz her teröristi de imha edeceğiz. İşte o zaman teröristlerin yanlarında bulunmasalar kendileri için daha iyi olduğunu anlayacaklar. Ben şu anda buradan Amerika halkına sesleniyorum. Amerika bütçesinden çıkan bu paralar halkın cebinden çıkan paralardır. Zira şu anda milli bütçeden böyle bir paranın çıkması manidardır. Madem ki tekke düşmüş kel görünmüştür bazı şeyleri açıkça konuşmanın zamanı da gelmiştir. Hemen yanı başımızdaki koskoca coğrafyada 2. Dünya Savaşı’ndan sonraki en büyük paylaşım savaşı yaşanıyor. Birileri Türkiye’yi de bu paylaşım kavgasının bir parçası olarak görüyor. Bizim kimseye verecek ne bir karış toprağımız ne de bir hiç uğruna feda edecek tek bir evladımız yoktur.”

Biz bu dünyada böyle bir imanı boğacak bir güç tanımadık, tanımıyoruz. Birileri burada sadece masa başında hazırlanmış projelerini uygulamaya çalışıyor olabilir. Biz ise tüm gücümüzle vatanımızı koruyoruz. Onlar dünyevi çıkarlarından vazgeçmezken biz nasıl olur da canımızdan aziz bildiğimiz vatanımızdan, ezanımızdan, özgürlüğümüzden vazgeçeriz. Ölürsek şehit, dönersek gaziyiz diyen bir milletin evlatlarının üstesinden gelemeyeceği güç yoktur.

Tüm milletimizin bazı gerçekleri bilmesi gerekiyor. Anamuhalefetin genel başkanı neler söylüyor. Mensupları neler söylüyor. Zaten şu anda terör örgütünün uzantısı konumunda olan partinin temsilcileri neler konuşuyor. Ülkemize her gün füzeyle havanla saldıran YPG için terör örgütü değildir, vatanını korumak için bir araya gelen bir oluşumdur diyenlerle karşı karşıyayız. Kendisine sorulduğunda kem küm etmektedir.

“Şimdi ben bunu ortaya çıkarmayım mı?”

Evet YPG de, PYD de, DHKPC de terör örgütüdür diyememektedir. Siyasi ahlakın varsa çıkar dersin ki bunlar terör örgütüdür. Sadece kendisinin değil partisinde birçok kişinin aksi yönde beyanları var. Son kurultayda adeta ödüllendirilerek yeniden parti yönetimine seçilen birisi var. Bu kişi ‘hayatta hiçbir şeyden tiksinmedim şehitler ölmez vatan bölünmezden tiksinmediğim kadar’ dedi. Şimdi ben bunu ortaya çıkarmayayım mı? ‘Uykumdan uyandıran ezan için camiyi basıp imam mı keseyim’ diyor. Ya hep söylüyoruz bu CHP’nin cibilliyeti bu. Bunlar camilerimizi ahırlara çeviren, camilerimizi kökünden tarayıp atanlar değil mi?

İstanbul’da belediye başkanlığı yaptım. Sadece Suriçi’nde bunların yüzlerce camiyi nasıl yıktığını biliyorum.”

 

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus