Gördüğü işkencede CIA başkan adayı Gina Haspel’in rolü olduğunu düşünen Faslı kadının mektubu

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

ABD Başkanı Donald Trump’ın Merkezi Haberalma Teşkilatı (CIA) direktörlüğü için aday gösterdiği ve önceki görevlerinde işkence uygulamakla suçlanan Gina Haspel hakkında New York Times gazetesinde çarpıcı bir yazı yayımlandı. 2004 yılında Tayland’daki gizli bir cezaevinde işkenceye uğradığını iddia eden Fatima Boudchar adlı Faslı bir kadın tarafından kaleme alınan “Gina Haspel’e Birkaç Sorum Var” başlıklı ve 8 Mayıs tarihli yazıyı kısaca aktarıyoruz:

ct-edit-cia-gina-haspel-director-20180509

“Güneydoğu Asya’da sürgündeyken kaçırıldım ve Libya’nın en korkunç zindanlarından birinde hapsedildim. Ancak bana hayatımın en kötü işkencesini uygulayan Muammer Kaddafi’nin haydutları değil, CIA oldu. 2004 yılının Mart ayında başlayan bu kabus sırasında hamileydim ve CIA’in bana yaptıklarının ardından bebeğim 2 kilodan az dünyaya geldi.

Şimdi duyuyorum ki, -benim de işkence gördüğüm yer olduğunu tahmin ettiğim- karanlık bir Tayland tesisinde 2002 yılında CIA görevlisi olan Gina Haspel, teşkilatı yönetmek için seçilmiş. Senato’nun İstihbarat Komitesi, Çarşamba günü Haspel’in bu görev için uygun olup olmadığına kanaat getirmek için onu sorgulayacak.

Eğer bana soru sorma imkanı tanınsaydı, ona ne soracağımı biliyorum. Benim kaçırılmamdan ve işkence görmemden haberdar mıydınız? Bu işte dahliniz var mıydı? Başkan Trump sizden bir daha böyle bir şey yapmanızı isterse yanıtınız ne olacak?

Kaçırılmamın ardından beni Bangkok’taki ceza hücresinde bekleyen siyah kıyafetli ve kar maskeli kişileri asla unutamayacağım. Eşimle beraber Kaddafi rejiminden kaçıyor ve ülkeden ülkeye gidiyorduk. Malezya’da kaçırıldığımızda Avrupa’ya gitmek üzereydik ve Taylandlılar tarafından işkencecilerimize teslim edilmek üzere Bangkok’a gönderildik. Bu kişilerin CIA ile ilişkili olduğunu daha sonra Libya’da ulaştığım bazı belgeler aracılığıyla öğrendim. Gözlerimi bağlayıp beni kafamdan çekerek bir kamyonun içine ittiler. Neden kaçırıldığımı anlamamıştım, ancak Kaddafi rejimine açıkça muhalif İslamcı bir grubun başı olan eşim dolayısıyla bunların başımıza geldiğini düşündüm. Fakat benden ne istemişlerdi? Fas’ın küçük bir kasabasından geliyordum ve siyasi bir duruşum da yoktu. CIA tarafından oraya kaçırılmadan önce Libya’ya hiç gitmemiştim bile. Amerika Birleşik Devletleri’yle ne bir ilişkim ne de ona karşı bir düşmanlığım vardı.

Hapishanede bana yaptıkları şeylerden bazıları o kadar korkunçtu ki bunlardan bahsedemiyorum bile. Karnıma, bebeğimin olduğu yere vuruyorlardı. Beni bir yerden bir yere taşımak için tıpkı bir mumya gibi sedyeye bağlamışlardı. Çok geçmeden öldürüleceğimden emindim. Libya’ya kaçırıldığım uçuşta yine bir sedyeye bağlanmıştım. Beni bağladıkları bant gözümün kenarına yapışmış ve göz kapağımı açık bırakmıştı. Tam 14 saat boyunca bu şekilde, gözümden yaşlar akarak bekledim.

Başıma gelenlerde Bayan Haspel’in rolü var mıydı veya kendisi bu konu hakkında hiç düşündü mü bilmiyorum. Tek bildiğim okuduklarımdı – Haspel, Tayland’da bir hapishaneyi idare etmekle görevliydi ve bu kulağa benim işkence gördüğüm hapishane gibi geliyordu. Haspel daha sonra terörle mücadelede çalışmak üzere CIA’e geri dönmüş ve işkence kanıtlarının imhasında da dahli olmuştu.

Milli istihbarat direktörü, Haspel’in yaptıkları hakkında “tamamen şeffaf olmayı planladığını” söylüyor. Umarım benim vakamla ilgili olarak da sorgulanır ve başıma gelenleri tasvip edip etmediği kendisine sorulur. Eğer tüm bunlarda bir rolü olduysa, özür dilemelidir. Eğer olmadıysa, kendi yönetimindeki CIA’in asla benimki gibi kaçırma eylemlerinde bulunmayacağına dair yemin etmelidir.

Ben Bayan Haspel’e bu soruları yöneltemeyeceğim, ancak umarım senatörlerden biri bunu yapar. Ve eğer tüm bunlarda bir dahli olmadıysa, ancak gördüğüm işkencenin yanlış olduğunu düşünüyor ve üzüntü duyuyorsa, umarım bunu dile getirir.”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus