Danimarka’da asimilasyon politikası: “Getto çocuklarına” 1 yaşından itibaren zorunlu “değerler eğitimi” verilecek

Sağcı partilerin koalisyonundan oluşan Danimarka hükümetinin geçen Mart ayında hazırladığı ve özellikle Müslüman göçmenlere yönelik ayrımcı uygulamalar içerdiği için tepki çeken 22 maddelik yasa tasarısının, en tartışmalı maddelerinden biri daha Mayıs ayı sonunda parlamentoda kabul edildi. Buna göre, hükümetin resmen “getto” ilan ettiği yoksul semtlerde yaşayan ailelerin çocukları, 1 yaşından itibaren haftada 25 saat zorunlu eğitime tabi tutulacak; bu çocuklara Danca’nın yanısıra Noel ve Paskalya gibi Hristiyan bayramlarının da yer aldığı “Danimarkalılık değerleri” öğretilecek; uymayan olursa sosyal yardımları kesilecek. Diğer Danimarka vatandaşları içinse zorunlu eğitim altı yaşında başlıyor.

getto2

Entegrasyon ‘out’ Asimilasyon ‘in’

5 milyon 700 bin nüfuslu Danimarka’da, göçmenlerin oranı – üçte ikisi Müslüman olmak üzere- yüzde 13. Getto bölgesi olarak tanımlanan 25 semtte yaşayanların çoğu, tahmin edilebileceği gibi göçmenler. Hükümetin “gettolaşmayı engellemek” amacıyla hazırladığı yasa paketinde, gettolarda işlenecek suçlara verilecek cezaların artırılması gibi eşitlik ilkesine aykırı maddeler de var. Ayrıntıları New York Times gazetesinin haberinden özetle aktarıyoruz:

“Rokhaia Nassan 8 aylık hamile. Danimarka yasalarına göre, doğumdan sonra o artık resmen bir “getto anası”, oğlu da “getto çocuğu” olacak. Neden? Çünkü Rokhaia, hükümetin “getto” ilan ettiği, kendisi gibi Müslüman ve yoksul göçmenlerin çoğunlukta olduğu bir mahallede yaşıyor. Aşırı sağın da dışarıdan desteklediği, muhafazakâr merkez sağ–sağ liberal parti koalisyonu olan iktidar, gettolarda birarada yaşadıkları için, bu insanların entegrasyona kapalı olduklarını, dolayısıyla “uyum için” zorlanmaları yani “asimile” edilmeleri gerektiğini düşünüyor. Bu amaçla hazırlanan 22 maddelik yasa tasarısının birçok maddesi parlamento onayını alıp yürürlüğe girdi bile. Kalanı da sonbaharda yasalaşacak.

‘Getto çocukları’ ve Avrupa’nın Nazi geçmişi

Bu bölgelerde suç oranlarının yüksek olmasını gerekçe gösteren Adalet Bakanı Soren Pape Poulsen, hak-temelli itirazlara kulaklarını tıkamış: “Birileri ‘bu ülkede yasalar önünde eşit değiliz’ diye bağırıp çağıracaktır. Saçma, çünkü ağırlaştırılmış cezalar sadece yasaları çiğneyenlere uygulanacak”. Poulsen Müslümanlara ayrımcılık yapıldığı iddiasını da “saçma” buluyor: “Saçma çünkü bu bölgelerde yaşayanlar kim olursa olsun, neye inanırsa inansın Danimarka’da iyi bir hayat sahibi olmak için gerekli değerlere sahip olmalarını istiyoruz”.

Seçim bölgesi, Kopenhag’ın getto ilan edilen Tingbjerg bölgesini de kapsayan Sosyal Demokrat milletvekili Yıldız Akdoğan, Nazi Almanyası’nda Yahudiler’e yönelik ayrımcılığı çağrıştıran bir söylemin siyasete egemen olduğunu söylüyor:  “’Getto çocukları, getto ebeveynleri’ gibi ifadeler ana-akımlaştı. Bu çok tehlikeli. Avrupa’nın hiç de parlak olmayan tarihinde “getto” sözcüğünün çağrışımlarını biliyoruz… Şu aralar, duygular, gerçeklerin, rasyonel düşüncenin önüne geçmiş durumda, bu büyük tehlike arz ediyor”.

 

Medyascope'a destek olmak ister misiniz?

Yayınlarımızı sürdürebilmek ve daha kaliteli kılmak için desteğinize ihtiyacımız var

Merhabalar!

Medyascope olarak Ağustos 2015’ten itibaren, çölleşen haber ikliminde her kesimden herkese su verecek bir vaha olmaya çalışıyoruz. Özgürlüğümüzden, bağımsızlığımızdan, ve çok yanlı habercilik anlayışımızdan taviz vermemekte kararlıyız. Çoğunlukla gençlerden oluşan kadromuzla, dijital medyanın olanaklarını kullanarak yayın yapıyor ve her geçen gün hem içerik hem de teknik olarak büyüyoruz. Hedefimiz yayın gün ve saatlerimizi artırmak; içeriklerimizi daha da zenginleştirmek. Bu da sizin desteklerinizle mümkün. Çok teşekkürler.  

Öne Çıkanlar